Sürdürülebilir palet sistemiyle verimlilik artıyor
Sürdürülebilir kaynak kullanımı ve geniş geri kazanım ağıyla çalışan PRS, atıkları ve karbon emisyonlarını azaltan yeniden kullanım odaklı palet sistemiyle polimer ve petrokimya endüstrisine maliyet avantajı sunuyor. Şirket, müşterilerinin operasyonel ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına destek oluyor.
PRS Pooling’in, 1990’lı yıllarda Avrupa’daki polimer üreticilerinin yüksek kaliteli CP palet ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla kurulduğunu belirten PRS Türkiye Bölge Müdürü Sevil Söyleme Yurd, şirketin gelişim sürecini şu sözlerle aktarıyor: “Sektörde yeni ve kullanılmış paletlerin yönetilebileceği güvenilir bir sistem eksikliği vardı. PRS'nin ana şirketi Faber Group yüksek kalitede paletler üretiyordu ve bu ihtiyacı karşılamak amacıyla Avrupa genelinde depo, tedarikçi, taşıyıcı ve toplama hizmetlerinden oluşan geniş bir ağ kurarak kapsamlı bir çözüm sundu. Bu yapılanma, standart ve yeniden kullanılabilir CP ölçülerindeki paletlere dayalı ‘Palet İade Sistemi’nin (PRS) oluşmasına öncülük etti. Bugün 35 depo, 12.000’den fazla iş ortağı ve yılda 6 milyon sevkiyatın yönetildiği büyük bir palet havuzuna sahibiz.”
Yurd, PRS’nin döngüsel havuz modelinin paletlerin yaşam döngüsünü verimli şekilde yönetmek üzere tasarlandığını vurgulayarak sürecin işleyişini şöyle açıklıyor: “Paletlerimizi plastik hammadde üreticisi müşterilerimize kiralayarak süreç başlıyor. Üreticiler, ürünlerini dönüştürücülere gönderirken paletlerimizi kullanıyor ve paletlerin varış noktalarını bize bildiriyor. Ardından biz devreye girerek nihai alıcıları, paletlerin döngüsel sistem anlaşmasının bir parçası olduğu ve bize iade edilmesi gerektiği konusunda bilgilendiriyoruz. Böylece paletler, tedarik zinciri boyunca sürekli olarak yeniden kullanılıyor. Sistemimiz, plastik, kimya ve petrokimya gibi sektörlere hizmet veriyor ve paletlerin toplanması ile yeniden kullanılmasını sağlayarak müşterilerimizin operasyonel maliyetlerini düşürmelerine yardımcı oluyor. Bu sayede hem daha verimli hem de çevre dostu bir tedarik zinciri oluşuyor. Avrupa Birliği Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Yönetmeliği (PPWR), endüstriyel taşıma ambalajlarında yeniden kullanım zorunluluğu getiriyor. 2030’da taşıma ambalajlarının %40’ının, 2040’ta ise %70’inin yeniden kullanılabilir olması gerekecek. PRS’nin döngüsel palet havuzu modeli, plastik ve petrokimya sektöründeki tüm paydaşların bu hedeflere tam uyum sağlamasını mümkün kılıyor.”
Paletlerin üzerindeki yeşil kenarlar, “PROPERTY PRS” ibaresi ve tedarikçilerin sunduğu satış belgeleri (CMR/Fatura/Satış Koşulları), paletlerin PRS mülkiyetinde olduğunu ve iade edilmesi gerektiğini gösteriyor. Şirket, iade oranlarını artırmak ve sistemin sürdürülebilirliğini güçlendirmek için paletlerin geri toplanmasında aktif rol üstleniyor. Havuz Servis Departmanı (PSD), nakliye bilgilerini kullanarak toplama randevuları oluşturuyor. 12 farklı dili konuşabilen ekip, plastik üreticisi müşterilerle iletişim kurarak PRS sistemi hakkında pratik bilgi paketleri sunuyor. PRS ayrıca, paletlerin geri kazanımına katkı sağlayan tüm iş ortaklarını Green Label (Yeşil Etiket) Sertifikası ile ödüllendiriyor.
Yurd, döngüsel havuz modeline katkı sağlayan tüm paydaşları tanımak amacıyla PRS Yeşil Etiketi’ni oluşturduklarını belirterek şu bilgileri veriyor: “Bu etiket, polimer üreticileri, dönüştürücüler, distribütörler, tedarikçiler, depolar ve taşıyıcılardan oluşan ağımızdaki partnerlerimizin çevreye olan katkılarını takdir etmek için verdiğimiz bir ödüldür. Geri kazanım oranı %65’in üzerinde olan tüm iş ortaklarımıza her yıl bu ödülü veriyoruz. Bu yıl, 2019’da başladığımızdan bu yana bir rekor kırarak 5.000’den fazla iş ortağımıza PRS Yeşil Etiketi sunduk. Birlikte bu yıl içinde 435.000 ağacı kurtarmayı başardık.”
PRS’nin 30 yılı aşkın süredir sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı iş modelini başarıyla yürüttüğünü vurgulayan Yurd, müşterilerinin operasyonel süreçlerini verimli hale getirirken çevreye olan katkılarını artırmaktan gurur duyduklarını dile getiriyor. Yurd, “Geniş ağımız ve güçlü iş birliklerimizle hem Avrupa’da hem de Türkiye’de büyümeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 2045 yılı itibarıyla net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı planlıyoruz. Sektördeki tüm iş ortaklarımızla birlikte daha yeşil ve döngüsel bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz. Avrupa’ya yapılan tüm sevkiyatlarda, üreticilerin PPWR uyumluluğunu sağlamalarına destek olmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamlıyor.






