Sunday, Jul 03rd

Last updateFri, 01 Jul 2022 1pm

Buradasınız: Home Makale İradenin iflası

İradenin iflası

Türk devletinin bugünkü çöküşü karşısında bir Türk’ün neler hissettiğini anlamak önemli değil çünkü “o” figürün içerisinde. Ancak; Arap, Avrupalı, Amerikalı, hele Türk’ü kurtuluş-kurtarıcı bilen diğer Türk Devletleri için çok zor.

Bu çöküş ile varlığı sona eren sadece Türk Devletinin “dış nüfuz alanı” değil, “iç nüfuz alanı da” ortadan kalktı. Bugüne kadar batıyı; dışarıda, “kirlenmiş, kirletilmiş dini” içeride tutmak için inşa ettiğimiz devlet düzeni duvarı yıktı.

Birdenbire Türkiye’ye her türden Batı etkisi yağmaya başladı. Sayısız batılı işadamı, rock yıldızı ile bir o kadar resmi görevli tüm ülkeyi boydan boya dolaşıp, batılı hayat tarzının ve ticaretinin reklamını yaparak cazibe merkezi oluşturdu. Allah’ın emri ile faizin haram olduğu gerçeğini finans kurumları formatlı dinsel tarikat ve cemaat bankaları daha yüksek faiz alarak/vererek ortadan kaldırdı. Allah’a savaş açtılar. 

Şu ya da bu biçimde dinsel teşkilatlı format olan tarikat ve cemaatlerin hepsi. Batılı hayat tarzı adına faaliyet gösteren CIA finasörlüğünde ahir zaman misyonerleri oldular. Bir şekilde ülkemizde; “yeniden canlanış” toplantıları düzenleyen ve sokak aralarında, cadde başlarında vaazlar veren, Batılı İncil Yayma Cemiyetine bağlı gruplar oluştu.

Türk devletinin çöküşünün yarattığı şok ile ardından kitlesel biçimde Batı’ya açılma, Türklerin çocukluktan başlayarak öğrendiği bütün varsayımları tersyüz eden, güvensizliklerini artıran ve onların dünyadaki ve kendi ülkelerindeki yerlerini yeniden düşünmeye zorlayan büyük bir güç oluşturdu.  Türkler, Türk olmanın ne anlama geldiği konusunda ciddi bilgisizlik ve kaygılar içinde bırakılacak şekilde hafızaları silindi. Kimlik konusundaki güvensizlik yaratıldı. Ortak değerlere ideolojinin bulunmaması, bu soruların cevabı oluşana kadar istikrarsızlığı körüklemeye devam edecektir. 

Türkiye’nin ekonomik ve düşünsel barikatı yıkıldığına göre, dış dünyanın, batının etkisi Türk yaşantısının her alanında etkisini gösterecektir. Bu konuda da hazırlıklı olan batı içerideki kalemşörlerine bu soruya evet dedirtmeye çalıştırmaktadır.

Oysa..

Batı etkilerinin Türkiye’ye akın etmesi, tepki ve aşağılanmışlık duygularına dayalı politikayı da besleyerek batılıların “sömürgeleştirme” varlığına karşı duyguları harekete geçirmelidir. Türk Milletinin yozlaşıp statüsünü kaybetmesinden batı kadar, batının nimetleriyle semiren Din Sahibi Tarikat ve Cemaatlerin yanında bugün devleti yönetenlerde sorumlu tutulmalıdır.

CIA finansörlüğündeki tarikat ve cemaat misyonerleri, olanca güçleriyle devletin fiziki dinamikleri olan askerini kahpece vuran bölücü terör örgütüne finansörlük, kemiyet ve keyfiyet desteği vermeye devam etmekte. Balık istifi şeklinde doldurulmuş olan yuvaları ile yataklık yapmaktadırlar. 

Bunlar Türk devletinin çöküşünün katalizörü olmalarının sevinç nidalarıyla birlikte, kendi yaşadığı çoğalma ve canlanıştan dinsel gurur duymaktadır. Batının bu tahribinden bunlarında memnun olmadığı zaman olacaktır lakin geç kalmış olacaklar helak olup zelil “İngiliz kemal” olarak anılacaklardır. 

Bugün bunların ilmihali olan, hepsinin dolabında ki ayrı ayrı “mezhepler” kitabı ile İslam dinine ve kendi milletine düşmanlığın silahı hazır tutmanın faturası kesilecek kesilmesine de olan İslam’a olacaktır.  

“Ortada değil mi? Amacı Türkiye’de karışıklık yaratmak. ülkemiz iç dinamiklerinin zayıflamasıyla içeride uğradığı tahrip savaşında dışarıya karşı mukavemetinin kırılması!. Türk milletinin en çok kaygılandığı şey ülke içindeki sorunlar olmakla birlikte dış dünyayı iyi niyetli olmadığı ve güvensiz olmaları olmalıdır. . 

Türkiye’nin dış katmanı olan; Türk Cumhuriyetleri ile bağlarının çökertilmesi için de büyük çalışmalar devam etmektedir. Orta katmanı olan, belirli bir zaman için emanete kullanıma verdiğimiz orta doğudaki topraklarımızda yaşayan komşularımız ile çatışmalar ve güvensizlikler hâd safhaya çıkartılarak ülkenin topyekûn çökertilmesi sağlanmaktadır. 

Avrupa ve Arap ülkeleri; dünya nizamında hakemlik görevi yapan kuvvetli ve mert bir devlet olan Türk devleti, milletinin her ferdinden daha az kalitedeki kendi vicdanlarıyla seçtikleri yöneticileri tarafından yıkılmaktadır. 

Siz bundan örnek alın. Başınıza getirdikleriniz kasaplarınız olmasın.

 

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı