Tuesday, Jul 27th

Last updateMon, 12 Jul 2021 9am

Buradasınız: Home Röportaj PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu

“Üretici elindeki parayla dün 100 kilo aldığı hammaddeden bugün 50 kilo bile alamıyor”

Plastik sektöründe üretim, istihdam ve ihracatı zorlayan hammadde fiyatlarındaki yüzde 150’ye varan artışlar gündem maddesi olmaya devam ediyor. Mart ayında gerçekleştirilen PAGEV Genel Kurulu’nda “Hammadde Güç Birliği Platformu” oluşturularak zamlara karşı üretici firmaların oy birliği ile hammadde alımını durdurma kararı alınmıştı. Haziran ayına kadar boykot kararını devam ettireceklerini belirten PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu Mart’ın ikinci yarısı sonrası hammadde fiyatlarının kısa sürede ortalama %15 gerilediğine dikkat çekti. Konunun başından beri takipçisi olarak sektörün sorununa yönelik çözüm önerilerini dile getiren Yavuz Eroğlu astronomik artışların plastik üreticilerine etkileri ve sonuçları ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Plastik hammadde de ortalama yüzde 150’ye varan astronomik artışın nedenleri nelerdir?

OPEC’teki kartel yapıya benzer şekilde hareket eden petrokimya şirketlerinin, çeşitli bahaneleri gerekçe göstererek üretimlerini kısmaları sonucunda hammadde fiyatları dolar bazında ortalama yüzde 150 oranında zamlandı. Astronomik fiyat artışlarının perde arkasındaki asıl sebep birilerinin iddia ettiği gibi navlun fiyatlarındaki artış değil tam olarak petrokimya kartelinin, çeşitli bahanelerle arzı kısmasıdır. Bazı tesislerini tamamen kapatarak hammadde arzını kısan ve neticede piyasadaki malın azalmasına, böylece hammadde fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasına yol açan petrokimya şirketleri bu zamların müsebbibidir.

 

KARTELİN ZAMLARIYLA FİYATLAR NEREDEN NEREYE GELDİ?

Hammadde                       PVC       GPPS     HIPS      AYPE     YYPE     PP          ABS

9 Aylık Fiyat Artışı          140%     191%     186%     120%     77%       110%     123%

Tablo-1- Hangi hammadde ne kadar zamlandı?

Petrol üreticisi OPEC’e benzer kartel yapıya sahip petrokimya şirketleri, dünya çapında üretim kısıntısına gitti. 2020 Kasım ayından itibaren çeşitli bahanelerle üretimlerini kapattılar. Arzı azalttılar ve fiyatları ortalama %150’den fazla arttırma hedeflerine ulaştılar. Örneğin petrol fiyatları 2018’de 60 dolarken1000 dolar olan PVC hammadde fiyatı, 2021 yılında petrol fiyatı yine 60 dolarken %110 artarak 2100 dolara fırladı. Yani petrol fiyatı aynıyken hammadde fiyatı %110 daha yüksek hale getirildi.

Hammadde zamları, plastik sektörünü nasıl etkiledi?  

ASTRONOMİK ZAMLAR FİRMALARI VURDU

Zamlarla fiyat İstikrarı tamamen kayboldu. Üreticiler olarak müşterilerimize fiyat veremez hale geldik. Bir gün önce yapılan maliyet hesabı ertesi gün geçersiz kalıyor. Üretici, “aldığım siparişleri hammaddeyi bu kadar yüksek fiyattan satın alarak üretemem, fiyat artışından ortaya çıkan aradaki farkı-zarar olarak ben karşılayamam” dese süpermarketler, otomobil yan sanayi, beyaz eşya ve yan sanayi gibi sabit fiyatlı ihalelerde büyük cezalarla karşılaşıyor. Dolayısıyla hammadde fiyatlarındaki astronomik zamlar sadece müşteri kaybı değil, cezaları da beraberinde getiriyor ve güven kaybına yol açıyor. Üretici, zamma rağmen hammadde alıp üretimine devam etmek zorunda kalsa bu kez iş daha da kötüye gidiyor ve maliyetin %60-%70’ini oluşturan hammadde olduğundan siparişi, ortalama %90 zararla üretmek durumunda kalan üretici iflasla karşılaşıyor. Çünkü hiçbir firmanın %90 zararla yaşama şansı, istihdam ve üretim yapma şansı olamaz.

HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ OLUMSUZ ETKİLENDİ 

Zamların bir başka olumsuz yansıması ise üreticinin öz sermayesini eritmesidir. İşletme sermayesi zamlar karşısında her gün eriyen üretici elindeki parayla dün 100 kilo aldığı hammaddeden bugün 50 kilo bile alamıyor. Firmaların emekleriyle elde ettikleri kazanımları bir avuç kartelin cebine akıyor. Üretici, para bulmak için bankaya gitse kredi alması zor çünkü faizler yüksek. Maalesef tefecinin eline düşenler bile oluyor. Hammadde fırsatçılığında bir yanda petrokimya karteli, bir yanda banka, bir yanda tefeci üreticinin adeta nefesini kesiyor. Fabrikayı kapatıp çalışanları izine gönderen firma sayısı, kısmi çalışan firma sayısı her gün artıyor. 750’ye yakın firmamız üretimini kısmi olarak durdurdu. Firmaların bazıları da, “Üretim yapıp zarar edeceğime, elimdeki hammaddem depomda kalsın kendi kendine %150 artar ve üreterek kazanamayacağımı bu şekilde elde ederim” şeklinde hesaplara giriyor. Maalesef yüksek vade farkıyla hammadde finansmanı yapan tefecilerin eline bile düşenler oluyor. Bu tabloyla birlikte firmalar, üretimden soğutuluyor. 

Üretim, istihdam ve ihracatı zorlayan hammadde zamları özellikle dar gelirli tüketiciyi enflasyon üzerinden vuruyor. Nitekim kartelin, hammadde fiyatlarındaki %150'lik zammının, enflasyonu tetikleyeceğine dair uyarımız maalesef gerçekleşti. Enflasyon 20 ayın zirvesine çıktı. TÜFE %16,19, iken ÜFE %31,20’ye çıktı. ÜFE’deki artışın baş aktörlerinden biri plastik hammaddeye petrokimya kartelinin yaptığı zamlar.

Hammadde zamlarının takipçisi olup çözüm önerileri sundunuz. Bu konudaki son gelişmeler nelerdir?

PAGEV, TOBB ve TOBB’a bağlı pek çok meslek örgütü ve sivil toplum örgütüyle ortak toplantılar yaparak çözüm önerimizi sunduk. Yazılı ve görsel medya üzerinden de kamuoyuyla fikirlerimizi paylaştık. Eş zamanlı olarak Ankara’da ilgili bakanlıklarla temaslarda bulunduk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde art arda toplantılar gerçekleştirerek hammadde fiyatları hususunda ilgili bakanlıklara da çözüm önerilerimizi anlattık. Buna göre; ‘PETKİM’in bu kritik süreçte ihracat yerine, iç piyasayı öncelemesi gerekiyor’ dedik. Kendi üreticimiz mal bulamazken PETKİM’in, üretimini dışarıya hem de daha ucuz fiyata satarak ‘ihracat şampiyonu’ olmasını kabul etmiyoruz. Üretimini tamamen iç piyasaya yönlendirmesi gerektiğini düşündüğümüz PETKİM’in, tüccarların elindeki malı, al-sat yolu alıp satarak fiyatların yükselmesini tetiklemesini de yanlış buluyoruz. PETKİM, ülkemizde hammadde konusunda fiyat liderliği yaptığından stratejisini, yerli üreticinin lehine olacak şekilde düzenlemelidir. Öte yandan fiyat artışlarına yönelik ‘kartel yok, bu zamlar enflasyonu tetiklemez, zamlar navlun fiyatlarından kaynaklı…’ şeklindeki matematiğe aykırı söylemleri ret ediyoruz. Yatırım yapan, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yaparak Türkiye ekonomisine katkı sunan sanayiciler olarak PETKİM’in, üzerine düşüne yapması gerektiğini öte yandan devletimizin de vergiden arındırılmış hammadde ithalatının yolunu açmasını talep ediyoruz. Plastik hammaddelerin ithalatına uygulanan referans fiyat, gözetim, antidamping gibi vergi ve diğer koruma önlemlerinin sıfırlanması gerekiyor. Bu arada üreticilerimizin, mümkün oldukça geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını arttırması ve ihtiyacı kadar hammadde almasını, fazladan stok olacak şekilde panik alımı yapmaması gerektiğinin altını çiziyoruz. Hammadde zamlarında yangını söndürecek kısa vadeli bu çözüm önerilerimizin yanısıra uzun vadeli projeksiyonumuzda; Türkiye Varlık Fonu’nun, üzerinde somut çalışmalar yaptığı yeni petrokimya tesisi yatırımına öncelik verilmesi için kamu ve kamuoyunda gerekli çalışmaların yapılmasını önemsiyoruz.

Genel Kurul toplantınızda oybirliği ile Nisan ayı itibariyle hammadde alımını durdurma kararı aldınız. Bu kararın yansımalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mart ayında gerçekleştirdiğimiz PAGEV Genel Kurulu’nda, oy birliğiyle zamlara karşı ortak tavır alma bir anlamda boykot etme kararı aldık. Hammadde fiyatlarındaki yüzde 150’yi aşan astronomik artışa karşı kurduğumuz “Hammadde Güç Birliği Platformu” üzerinden petrokimya karteliyle mücadele etme kararı aldık. Nitekim yurt içindeki üreticilerimiz bu çağrımıza kulak verdi ve minimum stokla çalışma kararı alarak hammadde alımını durdurdu. Boykota başladığımız Mart’ın ikinci yarısı sonrası hammadde fiyatları kısa sürede ortalama %15 geriledi. Türkiye’nin aylık plastik hammadde kullanımının ortalama 600.000 ton olduğunu göz önüne aldığımızda ortaya çıkan yüzde 15’lik fiyat düşüşünün, aylık karşılığı 1,5 trilyon lira. Fiyatlardaki düşüşten kaynaklanan 1,5 trilyon lira kartelin kasasına gideceğine üreticimizin cebinde kaldı. Üreticiler olarak aldığımız boykot kararının ardından gerilemeye başlayan hammadde fiyatlarındaki düşüşün daha da hızlanmasını bekliyoruz.

Astronomik zamlardan dolayı zora girip şartel kapatmak zorunda kalmış firmalarımız fiyatların düşüşe geçmesiyle umutlandı. Boykota Haziran ayına kadar özveriyle devam edeceğiz ve yakında zamlardan dolayı şalter indirmiş KOBİ’lerimizi tekrar üretime döndüreceğiz. Haziran ayında Çin’de devreye girecek yeni petrokimya kapasiteleriyle, dünyada hammadde bollaşacak ve yaptığımız bu boykot yardımıyla da bu spekülatif hammadde balonu sönecek.

BOYKOT SONRASI TİPLERİNE GÖRE DOLAR BAZINDA YAKLAŞIK FİYAT AZALIŞ ORANLARI

Hammadde Tipi      HIPS PPBC PP GPPS PET AYPE YYPE PVC

                               -26% -24% -18% -10% -10% -8% -12% 0%

• KDV Hariç Fiyatlardır

Dünyanın iki büyük plastik hammadde ithalatçısı Çin ve Türkiye zamlarla ilgili olarak sizin öncülüğünüzde iş birliği kararı aldı. Bu konudaki beklentileriniz ve hedefleriniz nelerdir?

Çin, dünyadaki en büyük plastik mamul üreticisi. Türkiye ise dünyada altıncı, Avrupa’da ise Almanya’dan sonra ikinci en büyük üretici. Her iki ülke de ihtiyacı olan plastik hammaddeleri yurt içindeki petrokimya tesislerinden almanın yanında ithal de etmekteler. Çin, aynı zamanda dünyanın en büyük plastik hammadde ithalatçısı konumunda. Türkiye ise bazı kalemlerde ikinci, bazı kalemlerde ise ilk beşte. Örneğin Polipropilen hammaddesinde Çin 7 milyon tonluk ithalatı ile dünya PP ithalatının %43’lik kısmını tek başına gerçekleştiriyor. Türkiye ise Polipropilende 2 milyon tonu aşan ithalatıyla, dünya ithalatının %13’lük kısmını tek başına gerçekleştiriyor.  Dolayısıyla Türkiye ve Çin plastik sanayicilerinin ithal ettikleri Polipropilen hammaddesi dünyadaki toplam ithalatın %55’den fazlasını gerçekleştiriyor.  Aynı oranlar değişik hammadde türlerinde farklılıklar göstermekle birlikte temelde Çin ve Türkiye’nin en büyük hammadde ithalatçıları ülkeler arasında olduğu gerçeği değişmiyor.

PAGEV olarak Avrupa’daki EUPC yönetiminde görev aldığımız gibi Çin’deki plastik meslek örgütleriyle de yakın temas içerisindeyiz. Bu çerçevede petrokimya kartellerinin arzı bilinçli olarak kısarak hammadde fiyatlarını astronomik arttırdığı böyle bir dönemde dünyadaki ithalatın %55’ten fazlasını yapan iki ülke plastik sanayicileri olarak hem sanayicilerimizi bu yıkıcı artışlardan korumak hem de günün sonunda iğneden ipliğe birçok üründe kullanılan plastik sebebiyle ülkelerimizde enflasyonun körüklenmesini engellemek için güç birliği oluşturmamız aklın yoludur. İki ülke plastik üreticileri olarak petrokimya kartellerinin, altı boş spekülatif fiyatlarını kırmak için alım gücümüzü kullanmak ve bunu stratejik zamanlama ile yapmak durumundayız.

Çinli plastik mamul üreticileri geçmiş yıllarda da kendi içlerinde birlik halinde hareket edip, bu tür suni fiyat artışlarına başarıyla direnmişti. Şimdi dünyadaki iki büyük plastik hammadde kullanıcısı ülke sektörleri olarak stratejik zamanlama ile yapacağımız talep daraltması ile zam oyununu tersine çevirebiliriz.

Çinli üretici birlikleri, Çin yeni yılı tatili sonrası (Mart sonu) hammadde fiyatlarını arttırmak isteyen petrokimya şirketlerine direneceklerini, stokları kritik seviyeye gelene kadar hammadde almayacaklarını, mümkün olan ürünlerde geri dönüşümden elde edilen hammaddeler kullanacaklarını, bizlere bildirdiler. Ayrıca bu sene Haziran ayından itibaren Çin’deki çok sayıda yeni petrokimya tesisinin devreye gireceğini bunun da, bu dirençle birleşince piyasayı tersine döndüreceği bilgisini verdiler. Çinli meslekdaşlarımız, örneğin Çin’de PP’de devreye girecek kapasitelerin varolan PP üretimini tek seferde %15 daha arttıracağını belirtiyorlar. Nitekim uluslararası kuruluşlardan da teyit ettiğimiz bu yeni petrokimya tesislerinin bu yılki (Haziran ayı itibariyle) devreye girmesiyle Çin’in örnek olarak seçtiğimiz Polipropilen hammaddesinde ithalatının %57 düşeceği ifade ediliyor. Özellikle Çin'de 2021'in altıncı ayına kadar devreye girecek yeni petrokimya tesisleriyle birçok ana plastik hammaddesinde arz fazlası olacağını ve birlikte hareket edip alım gücümüzü kullanırsak, petrokimya arzında meydan gelecek bu artışın oluşturacağı fiyat düşüş baskısını daha da hızlandıracağımızı ve spekülatif fiyat balonunu çıktığı hızla daha düşük seviyelere çekebilecek bir ortamı yaratabileceğimizi öngörüyoruz.

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı