Sunday, Jul 21st

Last updateFri, 19 Jul 2024 12pm

You are here: Home News

Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi’nde imzalar atıldı

Kendi alanında Türkiye’de bir ilk olan merkez, Coca-Cola İçecek ve Unilever’in katkıları ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı desteğiyle kuruldu

Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından, ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı ortaklığında, Coca-Cola İçecek A.Ş. ve Unilever San. ve Tic. A.Ş.’nin katkıları İstanbul Kalkınma Ajansı, Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programına yapılan başvurunun kabulü ile hayata geçen “Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi” (GETAM) ile ilgili iş birliği protokolü, düzenlenen törende imza altına alındı.

Uluslararası ve ulusal standart ve akreditasyon kuralları esas alınarak kurulan GETAM (Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi), kendi alanında Türkiye’de bir ilk oluşturuyor. Merkezde, ambalajların geri dönüştürülebilir olup olmamasından kompostlanabilirliğine, içerdiği geri dönüştürülmüş madde oranından biyobozunurluğuna kadar birçok alanda testler gerçekleştirilebilecek. Sürdürülebilirlik odaklı Kamu – Akademi - Sanayi iş birliklerine yeni bir boyut kazandıran GETAM, Coca-Cola İçecek ve Unilever’in katkıları İstanbul Kalkınma Ajansı, Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı desteğiyle hayata geçti.

GETAM ile ilgili iş birliği protokolü, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Davutpaşa Kampüsünde yer alan merkezde düzenlenen törende, YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz ve YTÜ Rektör Yardımcısı Prof Dr. Bestami Özkaya, ÇEVKO Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Okyar Yayalar ve ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer tarafından imzalandı. İmza töreni, YTÜ öğretim görevlileri ve ÇEVKO Vakfı yetkililerinin katılımıyla düzenlendi.

YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Özel sektörle iş birliği yapmak, omuz omuza vermek ve özel sektörün sorunlarına çözüm üretmek, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin başarılı olduğu konular arasındadır. Bugün de sektör duayenleriyle çok önemli bir merkez için iş birliği yapıyoruz. ÇEVKO Vakfı ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğinde hayata geçen Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM’ın, hem iş dünyası, hem de bilim dünyası için hayırlı olmasını diliyorum. Merkezin ana hedefi, atıkların azaltılması ve kaynakların daha verimli kullanılması yoluyla çevre dostu bir toplum oluşturmaktır. Merkezde geliştirilen teknolojiler sayesinde, atıkların geri dönüştürülmesi daha verimli ve ekonomik hale gelmektedir. Ayrıca, geri dönüşüm süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin de kullanımı ile atık miktarı azaltılmaktadır. Merkezde yürütülen çalışmalar, sıfır atık, döngüsel ekonomi, geri dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma gibi konuları kapsamaktadır. Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, geri dönüşüm ve atık yönetimi konularında öncü bir rol üstlenerek, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunmaktadır” şeklinde konuştu. 

YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bestami Özkaya, “Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, Türkiye'de plastik atık geri dönüşümü konusunda öncü bir rol üstlenmektedir. Merkez, atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında sektörlerle işbirliği yaparak, sürdürülebilir bir gelecek için önemli adımlar atmaktadır. Bu sayede, Türkiye'de atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında farkındalık artmakta ve sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir temel oluşturulmaktadır. GETAM, döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda atıkların azaltılması ve kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanımı için çalışmaktadır. Merkez, Türkiye'de atık yönetimi ve geri dönüşüm konularında farkındalığı arttıracaktır” şeklinde konuştu.      

ÇEVKO Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Okyar Yayalar, “Teknoloji ve bilgi yoğunluğu yüksek, disiplinler arası faaliyetlere hizmet edecek, milli bilgi birikiminin geliştirilmesi esaslı bu merkez, ülkemizde birçok kurum ve kuruluşa hizmet verebilmesinin yanı sıra ilgili tüm uluslararası gerekliliklerin de sağlanacak olmasından hareketle küresel pazarlarda da söz sahibi olacaktır. Böylesine değerli bir projede ülkemizin en saygın eğitim ve araştırma-geliştirme kurumlarından Yıldız Teknik Üniversitesi ile iş birliği yapmaktan gurur ve heyecan duyuyoruz. Sayın Rektör’ün şahsında Yıldız Teknik Üniversitesi ailesine teşekkürlerimi iletiyorum. Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı kapsamında verilen destekle GETAM projesinin hayata geçmesini sağlayan İstanbul Kalkınma Ajansı’na, proje destekçisi Vakıf üyelerimiz Coca-Cola İçecek ve Unilever’e şükranlarımı sunuyorum” dedi.

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Bütün dünyada yeşil dönüşümü yaşamakta olduğumuz bir zamanda inovasyon ve araştırma-geliştirmenin önemi her geçen gün artıyor. Biz de ülke olarak sürdürülebilir kalkınmamızı sağlamak için döngüsel ekonomiye geçmek zorundayız. Döngüsel ekonominin merkezinde atıkların yeniden değerlendirilmesi, geri dönüştürülmesi var. ÇEVKO Vakfı ve YTÜ iş birliğinde kurulan Türkiye’nin ilk Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi GETAM, özellikle geri dönüşüm alanında araştırma-geliştirme çalışmaları yapılması, akademik bilgi birikiminin sağlanması ve sanayinin taleplerinin karşılanması bakımından yenilikçi, çevre ile daha dost ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Bu merkezin, ülkemize yararlı olmasını ve bu alandaki çalışmalara öncülük etmesini diliyorum” şeklinde konuştu.

Depart ve DM Packaging temsilcilik anlaşması imzaladı

Tüm dünyada 80’den fazla ülkede değirmencilik, makarna üretimi, lojistik çözümleri, gıda işleme ve paketleme endüstrileri alanlarında hızla büyüyen Depart; İtalyan paketleme makineleri üreticisi DM Packaging ile el sıkışarak paketleme alanındaki hizmet ağını bir kademe daha genişletti.

Alapala Holding grup şirketi Depart, değirmen makineleri yedek parça satışı ve satış sonrası servis hizmetlerinden sonra; makarna yedek parçası, teleskopik konveyör sistemleri, ayrıştırma&pirinç makineleri, hat sonu paketleme makineleri alanlarında da faaliyet göstererek birçok endüstride ismini duyurmaya devam ediyor. 

Şirket son olarak İtalyan DM Packaging ile yaptığı anlaşmayla, paketleme alanında hat sonu paketleme makinelerinin yanı sıra gıda endüstrisinde özellikle unlu mamüller, çikolata ve şekerleme başta olmak üzere birincil yatay paketleme flowpack sistemlerinin Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkede satış ve pazarlama faaliyetlerini yürütecek.

DM Packaging ile yapılan temsilcilik anlaşması hakkında değerlendirmelerde bulunan Depart Genel Müdürü Cengiz Tiryakioğlu, “Depart olarak kısa bir süre önce paketleme alanına adım atmıştık. Yaptığımız değerlendirmelerde bu süre zarfında hızlı bir ivme yakaladığımızı gördük. Müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılama hedefli bir firma olmamız sebebiyle, Depart paketleme çözümlerini genişletme kararı aldık. El sıkıştığımız İtalya’nın önde gelen firmalarından DM Packaging ile temsilcilik sözleşmesi imzalamış bulunmaktayız. Başta unlu mamüller, çikolata ve şekerleme alanında gıda endüstrisine özel çözümler sunan DM, birincil paketleme flowpack sistemleri tasarlayarak üretimlerini yapıyor. Depart çatısı altında başlattığımız satış ve pazarlama iş birliğinin hepimize hayırlı olmasını dilerim” dedi.

Dünya geneline yayılmış dağıtım ağı, satış sonrası hizmetleri ve yüksek müşteri memnuniyetiyle paketleme alanında hızla ilerleyen şirket; “Depart Paketleme Çözümleri” adı altında, birincil paketleme çözümleri için de müşterilerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak.

Ambalaj sektörünün 2023 ihracat hedefi 10 milyar dolar

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir Türkiye’de yaklaşık 490 milyar dolarlık bir ekonomik hareketin ambalajlarla sağlandığını kaydetti.

Ambalaj sektörü, Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin (ASD) düzenlediği geleneksel iftar yemeğinde buluştu. Düzenlenen organizasyonda ‘Afet Sonrası Ruh Sağlığı, Ahlâk ve Ekonomi’ adlı panelde Prof. Dr. Acar Baltaş ve Prof. Dr. Emre Alkin konuşmacı olarak yer aldı. Ambalaj sektörünün bugünü ve geleceği hakkında bir konuşma gerçekleştiren Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir, dünyanın ve Türkiye’nin zorlu süreçlerden geçtiğini ifade ederek, “Pandemi süreci sebebiyle 4 yıldır iftar etkinliğimizde bir araya gelememiştik. Bu yılın başında, 6 Şubat tarihinde de 11 ilimizi etkileyen, ülkemizde gelmiş geçmiş en büyük deprem felaketini yaşadık. Derin üzüntü içindeyiz. Ülkemize büyük geçmiş olsun. İftar davetimizi planlarken öncelikle tereddüt ettik. Yaşadığımız böylesi acılı zamanlarda ülkemizin sergilediği olağanüstü dayanışma ve birliktelik, bir arada olmanın önemini bize bir kez daha gösterdi” dedi.  

Ambalajın ne kadar önemli ve gerekli olduğunun böyle zamanlarda daha çok anlaşıldığını kaydeden Zeki Sarıbekir, “Ambalaj üreticileri olarak sadece gıda ve içecek değil sağlık, temizlik, hijyen vb. ürünler başta olmak üzere tüm sektörlere hizmet veriyoruz. Ürünler ambalaj sayesinde tüketicisine sağlıklı ve hijyen bir şekilde ulaşıyor. Ambalaj sektörü olarak bunun bilinciyle hareket ediyoruz. Tedarik zincirini aksatmamak için üretimi sürdürüyoruz” diye konuştu. 

Türkiye ambalaj sektörünün 2021’de 28 milyar dolar pazar büyüklüğüne ulaştığı bilgisini veren Zeki Sarıbekir, “2022’de sektörümüz 180 ülkeye 3 milyon 300 bin ton ambalaj ihracatı gerçekleştirdi ve 7,5 milyar dolarlık ihracat geliri elde etti. 2022’de sektörümüzün dış ticaret fazlası 2,7 milyar dolar oldu ve ülke ekonomisinin en önemli sorunlarından biri olan dış ticaret açığının kapanmasına sağladığımız katkıyı artırarak sürdürdük. Bununla birlikte, ihracat birim fiyatımızla Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans gerçekleştirmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

2030 hedefi 50 milyar dolar 

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023'te Türkiye ambalaj sektörünün pazar büyüklüğünü 28 milyar dolardan 30 milyar dolara, kişi başı tüketimi 325 dolardan 380 dolara, ihracatını ise 8 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Zeki Sarıbekir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak 2023 ihracat hedefimize 2022 sonunda ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Bu yüzden 2023 için yeni hedefimizi 10 milyar dolar olarak yeniden belirledik. Ülkemizde yaklaşık 490 milyar dolarlık bir ekonomik hareketi ambalajlarla sağlıyoruz. Türkiye’de toplam GSYİH’nin (819 milyar dolar) yüzde 60’ı ambalajla mümkün olmuştur. 2030 yılına ise sektör büyüklüğümüz için 50 milyar dolar, ihracat için de 20 milyar dolar hedef koyduk. Sektör olarak rekabet gücümüz ve potansiyelimiz yüksek. Türkiye ambalaj sektörünün ürünleri dünyada 180 ülkeye direkt ve dolaylı ihraç ediliyor. Türkiye ambalaj sanayisi, Avrasya’nın ambalaj merkezi olma yolunda kararlı adımlarla yürüyor.”

Ambalaj sektörünün sürdürülebilirlik yol haritası  

Ambalaj sektörü olarak bir yandan büyümeye ve ülkeye daha fazla katkı sunmaya odaklandıklarının altını çizen Zekir Sarıbekir, diğer taraftan gelecek için sürdürülebilirlik konusunda çalışmalarını da hızlandırdıklarını söyledi. Zeki Sarıbekir, “Sürdürülebilirlik hakkında ambalaj sektöründe farkındalık yaratılması ve rehber olunması amacıyla, ‘ASD Sürdürülebilirlik Raporumuzu’ tamamlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sektörümüzün ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınlayacağız. Raporumuzun ambalaj sektörünün sürdürülebilirlik yol haritasını oluşturmaya örnek olacağını düşünüyoruz” diye konuştu. İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına yönelik öncelikli konular arasında; sorumlu üretim, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi, sera gazı hesaplama - azaltım ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın sıralanabileceğini dile getiren Zeki Sarıbekir, şunları söyledi: “Sektör mensuplarımız karbon ayak izi ölçümlerini yaptırmalıdır. Avrupa Yeşil Mutabakatı’nda hedeflenen üretim ve ticaret süreçlerini ve değişimini takip etmeliyiz. Üretim süreçlerimizi kaynak verimliliğini en üst seviyede tutan, sürdürülebilir bir üretim modeli olan döngüsel ekonomi temeli üzerine kurmalıyız.”

İzocam, üretiminde %80’e kadar “yedinci doğal kaynak”tan yararlanıyor

Doğadan ilham alarak doğal olanı destekleyen İzocam, “18 Mart Dünya Geri Dönüşüm Günü"nde atıkların, çevrenin yanı sıra ekonominin de önemli bir parçası olduğuna dikkat çekti.

Dünyamız artık geri dönüştürülebilir ürünleri “yedinci doğal kaynak” olarak adlandırıyor. Geri dönüştürülebilir atıklar; hava, su, kömür, petrol, doğal gaz ve minerallerden sonra yedinci doğal kaynak olarak kabul ediliyor. Küresel Geri Dönüşüm Vakfı, dünyada “yedinci doğal kaynak” olarak kabul edilen ve her gün çöpe giden değerli atıklara dikkat çekmek amacıyla 18 Mart tarihini “Dünya Geri Dönüşüm Günü” olarak ilan etti ve bu özel gün 2019 yılı itibariyle kutlanmaya başladı.

Türkiye’de yalıtım sektörüne 58 yıldır liderlik eden İzocam, “18 Mart Dünya Geri Dönüşüm Günü”nde, atıkların, çevrenin yanı sıra ekonominin de önemli bir parçası olduğuna dikkat çekiyor. Üretiminde %80’e kadar “yedinci doğal kaynak” olarak adlandırılan geri dönüştürülmüş malzeme kullanan İzocam, yerel ve en az %30 oranında geri-dönüştürülmüş içeriğe sahip ürünleriyle sürdürülebilirliğe hizmet ederken, ürünlerinin içeriği ile de tüm canlılara ve doğaya sağlıklı bir yaşam sunuyor. Doğadan ilham alarak doğal olanı destekleyen şirket, ürünlerinin yanı sıra, “Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi”ne sahip çevre dostu tesisleri ve sosyal sorumluluk faaliyetleriyle de geri dönüşüme ve atık yönetimine olan katkılarını üst seviyelere taşıyor. 

Atıklarımızı atmayalım, ayrı toplayalım, atıkla değer yaratalım

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu Geri Dönüştürülebilirler ulusal servetimizdir vurgusu ile 18 Mart Küresel Geri Dönüşüm Günü’ne özel açıklamalarda bulundu.

Üretirken, tüketirken her yerde farklı atık çıkar. Yaşamımızda faydalı kullanım ömrünü tamamladıktan sonra atık olan ahşap, akü, cam, elektrikli-elektronik eşyalar, kağıt, metal, plastik, taşıt, tekstil, yağlar gibi Geri Dönüştürülebilirler kıymetli ham maddelerdir. Hava, su, kömür, petrol, doğal gaz ve minerallerden sonra yedinci doğal kaynak olarak kabul edilen Geri Dönüştürülebilirler ülkemizin döngüsel ekonomisi için yerli ham maddemiz, ulusal servetimizdir. Faaliyetlerinde en iyi atık yönetiminde geri dönüşüm, ileri dönüşüm ile iklim değişikliği etkileşiminin önemi için uğraş veren Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 2019’dan bu yana Küresel Geri Dönüşüm Vakfı öncülüğünde kutlanan Küresel Geri Dönüşüm Günü’nde konuyu gündeme taşıyarak atıklarımızı atmayalım, ayrı toplayalım, atıkla değer yaratalım, dünyamızı koruyalım çağrısı yapmakta.

Geri Dönüştürülebilirler için yaratıcı inovasyon

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu Küresel Geri Dönüşüm Günü 2023 temasının Yaratıcı İnovasyon seçildiğini belirterek her birimizin, kentlerimizin, iş dünyasının Geri Dönüştürülebilirler için yaratıcı fikirleri mühim. Küresel Geri Dönüşüm Vakfı’nın Geri Dönüşüm Kahramanları Ödülü ile yaygın etki yaratmakta. Türkiye başarıları uluslararası alanda da gündeme gelmeli, bizden de adaylar olmalı diyerek ülkemizde Geri Dönüştürülebilirler ile değer yaratan, yeşilimizi, mavimizi koruyanlara SÜT-D selamını sundu.

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, atığımızı yönetmek hepimizin görevi. Atıkları doğaya sokarsak çevreyi kirletirken, iklimimizi değiştirerek biyoçeşitliliğimizi yok ederiz. Faydalı kullanım ömrünü tamamlayan ürünler ve ambalajları çöp değil, her biri sanayimiz için Geri Dönüştürülebilirler, yerli ham maddelerdir. Geri Dönüştürülebilirler endüstrimize işlenmek için girerse yaratacağı istihdam ve katma değer ile döngüsel ekonomimizde ulusal servetimiz olur dedi. 

Plastik ambalajlar sürdürülebilirlik listesinde sınıfta kaldı

PMMI Business Intelligence’ın “Ambalaj ve Sürdürülebilirliğin Geleceği” raporuna göre plastik ambalajlar, neredeyse tüm bölgelerde yapılan anket sonucunda çevre için sürdürülebilir ambalaj türleri listesinin en altında yer alıyor. Sürdürülebilirliğin, uzak geçmişte ve gelecekte trendlerden düşmeyeceğini vurgulayan Tasarist Yaratıcı Direktörü Musa Çelik ayrıca, küresel tüketicilerin çevre sağlığı için ambalaj materyallerine tahmin edilenden daha fazla dikkat ettiğini belirtiyor.

Global bir araştırma şirketi olan Euromonitor’ün 2022’de 32.365 tüketiciyle gerçekleştirdiği “Tüketicinin Sesi” araştırması sonuçlarıyla hazırlanan raporda Avrupa, Latin Amerika ve Kuzey Amerika’da tüketicilerin yalnızca %10’undan azı plastiğin çevre için sürdürülebilir olduğuna inandığını belirtti. Asya Pasifik ve Orta Doğu/Afrika bölgeleri de dahil olmak üzere tüm bölgeler için plastik, listenin son sırasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik yeni bir kavram olmasa da özellikle artan doğal afetlerle birlikte iklim krizi ve çevreye verilen zarar iyice gözle görülmeye başlarken tüketicilerin birçoğu bu kavrama daha duyarlı hale geliyor. Rapora göre çevre için daha iyi olduğuna inanılan materyaller arasında geri dönüştürülebilir, biyolojik olarak çözünebilir ve kağıt ambalajlar ilk sıralarda yer alıyor. Konuyla ilgili Tasarist Yaratıcı Direktörü Musa Çelik, özgünlükle ve dünya adına ortak fayda misyonuyla yaratılan ambalajların, markalara küresel çapta tüketici sadakati kazandıracağına inandıklarını vurguluyor.

Geleceğin kalite pusulası EFQM modeli

Mükemmellik kültürünü yaşam biçimine dönüştürerek ülkemizin rekabet gücünü artırmayı hedefleyen köklü sivil toplum kuruluşu Türkiye Kalite Derneği (KalDer), EFQM kalite yönetim anlayışı modelinde en iyi performansı gösteren kurum ve kuruluşların katılım gösterdiği Kazananlar Konferansı ile bir kez daha yönetimde kalite yolculuğunun somut sonuçlarına dikkat çekti. Türk iş dünyasının en prestijli ödülü olarak kabul edilen Türkiye Mükemmellik Ödülü’nü almaya hak kazanan kuruluşların tecrübelerini aktardığı konferans, 13 Mart 2023 Pazartesi günü Beşiktaş Deniz Müzesi’nde gerçekleştirildi. Süreçte başarı elde eden Metro İstanbul A.Ş., Vakıf GYO ve Toyota Boshoku’nun yanı sıra uluslararası EFQM ödülünün sahibi Vamed’in deneyimleri KalDer üyelerine ilham olurken kurumların birbirleriyle bilgi alışverişinde bulunması da üst düzey bir paylaşım ortamı oluşturdu. 

Kazananlar, KalDer rehberliğinde kurumlara ilham oldu

Ödüllü kuruluşların deneyimlerini paylaştığı Kazananlar Konferansı hakkında bilgi veren KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Bayraktar; “Geleneksel hale gelen Kazananlar Konferansı’nı her yıl olduğu gibi bu yıl da değerli konuşmacı ve katılımcılarımız ile gerçekleştirdik. KalDer olarak Kazananlar Konferansı’nı, Türkiye Mükemmellik Ödülü süreçlerinde başarılı olan kuruluşların birikim ve deneyimlerini aktardıkları önemli bir paylaşım ortamı olarak görüyor hem derneğimiz hem de üye kuruluşlarımız için çok değerli bir buluşma noktası olarak kabul ediyoruz. Çağdaş kalite felsefesinin ülkemizde etkinlik kazanması ve yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalarımızı sürdürürken ülkemiz iş dünyasına rehberlik etmeyi, rotaları için aydınlığı gösteren bir ışık tutmayı hedefliyoruz. Aslında tam da bu nedenle Kazananlar Konferansı’nı 1521 yılında inşa edilen ve dünyanın sağlam durumdaki en eski teknesi olan Tarihi Kadırga’nın bulunduğu Beşiktaş Deniz Müzesi’nde yapmak istedik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat kullandığı kayıkların hemen yanında günümüzün değişken şartları karşısında yönümüzü bulmaya çalıştık, geleceği şekillendirmek için güç birliği yaptık. Bu süreçte pusulamız EFQM modeli olurken bu denizde yol kat etmiş kuruluşlar ise diğer üyelerimizin yolculuklarına yön verdi. Deneyimlerini paylaşan kurumlara ve katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz” dedi. 

Alican Duran yeniden KASAD Başkanı oldu

Karton ambalaj sanayisindeki üreticileri ulusal ve uluslararası arenada temsil eden, sektörün gelişmesi için sürekli olarak çalışmalar yapan Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), Olağan Genel Kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Türkiye’yi sarsan deprem felaketinin derin üzüntüsü içinde gerçekleşen toplantı, deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşların anısına 1 dakikalık saygı duruşuyla başladı. Mevcut Başkan Alican Duran’ın yeniden seçildiği Genel Kurul’da yeni yönetim de belirlendi. Toplantıda konuşan Alican Duran, “Ülkece zor günlerden geçiyoruz. Deprem sonrası yardım kuruluşları, dernekler ve firmalar bölgeye yardımlarını ulaştırıyor. Biz de KASAD olarak ihtiyaç duyulan tüm noktalara yardımlarımızı koordineli bir şekilde yönlendirdik. Deprem bölgesine yardımlarımız uzun vadede devam edecek” dedi. 

“İhracat pazarlarını çeşitlendireceğiz” 

KASAD'ın 1991 yılında kurulduğunu ve sektörün önde gelen karton ambalaj firmalarının temsil edildiğini söyleyen Duran, “61 Üretici firmamızdan 87 Asil Üye ve 40 tedarikçi firmamızdan 64 Fahri Üye olmak bugün 101 firmamızdan toplam 151 üyemiz bulunmakta olup, her geçen gün artmaktadır. KASAD bugün sektörümüzün yaklaşık yüzde 80’ini temsil ediyor. KASAD üyeleri hızla gelişen ambalaj sektöründe dünya standartlarında servis ve kalite seviyesini yakalayarak büyük bir başarıya imza atıyor. Bu kapsamda 2023'te hem üretimde hem de ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesinde atılımlarımızı sektör olarak yoğunlaştıracağız. Ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakat uyum süreci ile beraber karton ambalaj üreticilerimiz bu alanda da girişimlerini artırıyor” diye konuştu.

KPMG’nin “2023 Yılı Küresel Üretim Beklentileri” raporu yayımlandı

Küresel ekonomik yavaşlamaya karşın imalat sektöründeki CEO’lar hala iyimser

KPMG; Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'daki 11 ülkede, imalat sektöründeki 182 büyük şirketin CEO’ları ile bir anket yaptı. CEO’ların dünyada yaşanan türbülans ortamında büyümeyi nasıl sürdüreceklerini öğrenmek amacıyla yapılan anket sonucunda; tedarik zincirlerinin üzerinde baskının devam ettiğini, yeni endüstriyel dönüşüm trendlerini, ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) hedeflerini ve yetenek ihtiyaçlarını ortaya çıkaran “2023 Yılı Küresel Üretim Beklentileri” raporu hazırlandı.

Rapora göre CEO'lar önümüzdeki üç yıl içinde kârlı büyüme konusunda bir önceki ankette olduğu kadar kendilerine güvenmeye devam ediyor, ancak çoğu 2023 yılı boyunca ekonomik bir gerileme ile karşı karşıya kalacaklarını düşünüyor. Büyüme hedeflerine ulaşmak için CEO’ların yatırımlarını; kısa ile uzun vade, teknoloji ile insan, şirket içi ile şirket dışı arasında dengeli bir şekilde dağıtması önem kazanıyor. 

Hazırladıkları rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Endüstriyel Üretim Sektör Lideri Murat Palaoğlu, “Küresel çapta ekonomik büyümenin yavaşladığı bir dönemden geçerken bu durum üretim yapan şirketlerin kârlarını ve satışlarını da etkileyecektir. Bu nedenle CEO'ların büyümelerini sürdürebilmeleri için kendilerine bir yol haritası çizmeleri önem taşıyor. Raporumuz ile bu zor zamanlarda CEO'lar için yolculuklarını yönetmelerine yardımcı olacak önemli bilgiler sağlamayı amaçladık. Şirketler raporumuzda ortaya çıkan bulgulardan faydalanarak kendilerini benzerleriyle kıyaslayabilir ve stratejilerine uygun yol haritaları çizerken raporumuzda yer alan tavsiyelerden yararlanabilir” dedi.

En yeni robotik teknolojiler WIN EURASIA’da sergilenecek

Bölgenin ve sektörünün en büyük uluslararası sanayi fuarı WIN EURASIA – World of Industry Fuarı 7-10 Haziran 2023 tarihleri arasında, “Endüstri gelecekle buluşuyor” mottosu ile İstanbul Fuar Merkezi’nde Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenleniyor. Her yıl imalat sektörünü uluslararası pazarlarla buluşturan ve ticari iş birlikleri ile iç ve dış piyasada iş hacmini yükselten fuar, aynı zamanda en son teknolojilerin sanayi ile buluştuğu bir platform olma misyonuna sahip. Fuar, 6 salon ve 27 bin m2 net alanda ‘Enerji, Elektrik & Elektronik Teknolojileri’, ‘Kaynak ve Robotik Kaynak Teknolojileri’, ‘Lojistik, Tedarik Zinciri Yönetimi & İntralojistik Çözümleri’, ‘Endüstriyel Üretim Makinaları’ ve Endüstriyel ve Robotik Otomasyon & Akışkan Gücü Sistemleri’ sektörlerine dair ürün gruplarını 29 yıldır tek çatı altında birleştiriyor.

Dünya genelinde tüm robotların yüzde 70’i sanayide kullanılıyor

Robotik teknolojiler, WIN EURASIA’da öne çıkan sektörlerden biri. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de imalat sanayinde robot kullanımı gelecek vaat eden bir pazar haline geldi. Robotik Federasyonu IFR'nin 2021 Dünya Robotik Raporu'na göre, fabrikalarda kullanılan endüstri robotu sayısı dünya çapında yüzde 10, Türkiye genelinde ise yüzde 11 oranında arttı. Dünyada, 2021 yılında 487 bin ünite robot kurulumu gerçekleştirilirken bu rakam, 2020 yılına kıyasla yüzde 27 ve bir önceki rekor yılı olan 2018 yılına göre yüzde 15 artış gösterdi. Dünya genelinde tüm robotların yüzde 70’i otomotiv, elektronik, metal ve makine sanayinde kullanılıyor. En çok robot kullanan sektörler ise otomotiv, metaller ve makineler, elektrik ve elektronik taşıma, plastik, kauçuk ve kimyasallar, yiyecek ve içecekler, hassas mühendislik ve optik, ilaç ve kozmetik olarak sıralanıyor.  

Firmalar haksız ardiye maliyetleriyle karşılaşıyor

Uzun yıllardır devam eden liman uygulamaları neticesinde firmaların haksız ardiye maliyetleriyle karşılaştığını dile getiren Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, “Bu uygulamalar, ardiye işletmesine ödenecek haksız ilave ücretlerin yanı sıra ürünlerin kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan ek maliyetlere de sebep olmaktadır. Bir an önce sanayici üzerinde yük oluşturan konteyner bekleme ve gecikme uygulamalarının kötüye kullanımının engellenmesi yolunda adımlar atılmasını talep ediyoruz” dedi.

Üretim önündeki engeller kaldırılmalı

Ham madde ithalatında liman işlemlerinin uzatılması sebebiyle sanayi kuruluşlarının mağdur olduğunu belirten Gülsün, “Ülkemizin ithalat kompozisyonunu yakından incelediğimizde 2022 yılı itibariyle toplam ithalatımızın %13,8’inin yatırım mallarının, %75,8’inin ise ham madde mallarının oluşturduğunu görüyoruz. Yani üretim için gerekli malların ithalatı toplam ithalatımızın yaklaşık %90’ını oluşturuyor. Üstelik bu durum 2022 yılına özgü de değil 2021 yılında %90’ı da aşan bir oran söz konusuydu. Esasen bu tablo çok önemli bir verinin de ispatı niteliğinde; ülkemizde sanayi üretiminin gerçekleşmesi ithal girdiye bağlı. Bu kapsamda liman işletmelerinin kârlarını arttırmak adına konteyner bekleme ve gecikme uygulamalarını kötüye kullanarak ardiye sürelerini uzatması işletmelerimizin üretiminde durmalara ve aksamalara sebep olmaktadır. Oysaki takip sistemi ile ambar verilerinin eşgüdümlenmesi ve benzeri hızlandırıcı uygulamaların hayata geçirilmesi halinde söz konusu bekleme sürelerinin kısalması ve sanayi üretiminde meydana gelen nakdi kayıpların ve zaman kayıplarının asgari düzeye çekilmesi mümkün olacaktır” dedi.

Sanayi tesislerinin kâr marjı eriyor

Son yıllarda gerek girdi maliyetlerinde yaşanan sert artış, gerek iç pazarımızın daralmasına bağlı olarak sanayi tesislerinin kâr marjlarının hızla gerilediği bir süreçten geçildiğini ifade eden Gülsün, “Uzun bir süredir ÜFE ile TÜFE arasındaki makas açılmış ve rekor seviyelere gelmiş durumda. Üretici girdi maliyetlerinde yaşanan sert artışları, daralan iç pazar alım gücü sebebiyle fiyatlara yansıtamıyor ve bu durumun kaçınılmaz bir neticesi olarak sanayi tesislerinin kârlılığı düşüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan verileri incelediğimizde 2021 yılında plastik mamul üretimi sektöründe kârlılığın %10 gerilediğini görüyoruz. Diğer imalat sanayi kollarında ise sektörümüze nazaran çok daha sert düşüşlerin olduğunu da dile getirmekte fayda var. 2022 yılı verileri ise henüz yayımlanmamış olsa da enerji fiyatlarında yaşanan sert artışların da etkisiyle kâr marjının daha da daraldığını öngörebiliriz. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen ülke ekonomimiz için üreten sanayi tesislerimizin bir de bu tarz uygunsuz liman uygulamalarıyla haksız kazanç etme kapısı haline getirilmiş olması çok üzücü. Bu kapsamda liman işlemlerinin hızlandırılması adına bir an önce harekete geçilmeli” dedi.

Deprem alanlarında altyapı güçlendirilmeli

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve çok sayıda ilimizi etkileyen depremlerin, ülkemiz hakkında önemli bir gerçekliği tekrar gün yüzüne çıkardığını dile getiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz: “Uzmanlar ülkemizin birçok farklı yerinde de yıkıcı depremler bekliyorlar. Özellikle İstanbul gerek nüfus yoğunluğu gerek ülke ekonomisi açısından önemi sebebiyle kritik bir yere sahip. Bu kapsamda uzmanların işaret ettiği bölgeler öncelik alınarak deprem alanlarında altyapımızın güçlendirilmesi ve can kayıplarının önüne geçilmesi için gerekli adımların atılması gerekiyor” dedi.

Deprem bölgesine yardımlar devam etmeli

Deprem bölgesine yardımların devam etmesi gerektiğine değinen Karadeniz, “Çok geniş bir coğrafyanın etkilendiği, oldukça yıkıcı bir deprem sonrasında Türk halkının tüm fertleriyle, tüm sivil toplum kuruluşlarıyla ve tüm kurumlarıyla halkın yarasını bir nebze olsun sarabilmek adına seferber olduklarını gördük. Bu durum bir yanıyla çok mutluluk verici olsa da yardımların kısa bir zaman dilimi içine yayılması rehavete de sebep olabilmekte. Ne yazık ki etkilenen nüfus ve bölge çok büyük ve önümüzdeki süreçte de bölgeye yardımların devam etmesi kritik öneme sahip. Bu süreçte özellikle iş insanlarımız sivil toplum kuruluşları marifetiyle çok ciddi desteklerde bulundular. Söz konusu yardım ve desteklerin gelecek süreçte de devam etmesi gerektiği ile ilgili olarak Federasyon olarak gerek üye derneklerimizi gerek sektör mensuplarımızı düzenli olarak bilgilendirerek bu konudaki farkındalığı arttırmaya çalışıyoruz” dedi.

Uzmanların yıkıcı deprem beklediği alanlarda can ve mal kaybını asgari düzeye indirecek önlemlerin bir an önce alınması gerektiğini belirten Karadeniz, “Bilhassa İstanbul’da gerçekleşecek büyük bir deprem bölgedeki yoğun nüfus yerleşimi ve bölgenin ulaştığı ekonomik büyüklük sebebiyle büyük bir tehdit oluşturuyor. Hızlı bir şekilde önlemler hayata geçirilmez ve ciddi bir yıkım gerçekleşirse ülkemizin altından kalkmasının çok ama çok zor olduğu bir sürece girilebilir. Başta yaşlı binalar olmak üzere hızlı bir tarama gerçekleşmesi ve bu yapıların gerek güçlendirme gerek yenileme sürecine girerek can kaybını azaltmanın yolları aranmalıdır. Diğer yandan İstanbul ve hinterlandının ülke ekonomisinden neredeyse %50 pay aldığı göz önünde bulundurulursa bu bölgede gerçekleşecek yıkıcı bir depreme ülkenin geri kalanının desteğinin de kısıtlı olacağı önümüzde duran bir gerçektir. Bu gerekçeyle her türlü senaryoya yönelik eylem planlarının oluşturulması, afet eğitimlerinin yaygınlaştırılması da büyük bir toplumsal fayda doğuracaktır” dedi.

Şubat ayında kimya ihracatı 2,25 milyar dolar oldu

Kimya sektörü şubat ayında 2,25 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sektörün bu yıl ilk iki aylık ihracatı ise 4,55 milyar dolar oldu. Bu yıl Ocak-Şubat döneminde yüzde 0,52’lik ihracat daralması gerçekleşti. Sektör şubat ayında gerçekleştirdiği ihracat ile ülke ihracatından yüzde 13,6 pay aldı.

Kimya sektörünün Şubat ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Şubat ayında büyük bir felaket yaşadık. Bu üzücü sürecin hepimizi derinden etkilediği bir gerçek. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve ülkemize baş sağlığı diliyorum. Depremden etkilenen bölgelerde acil ihtiyaçları karşılamak üzere sektör üretici ve ihracatçılarımız ilk günden itibaren destek sağladı ve sağlamaya devam ediyor. Yüzyılın felaketi olarak nitelendirilen bu büyük acının yaralarını hep birlikte sarmaya çalışıyoruz. Şubat ayında ülke ihracatımız 18,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kimya sektörümüzün ihracatı ise 2,25 milyar dolar oldu. Depremden etkilenen bölgelerdeki ekonomiyi, üretimi tekrar canlandırabilmenin en önemli desteklerinden birinin ihracat olduğunu görüyoruz. Bu bakımdan ihracatçılar olarak üzerimize düşen sorumluluk bilinciyle daha fazla çalışacağız. Şubat ayında Ambiente 2023 fuarına katıldık, ECRM Fransa Ticaret Heyeti ve Cosmeet Afrika Ticaret Heyetini gerçekleştirdik. Suudi Arabistan’da düzenlenen The Big 5 Saudi fuarı ve Rusya’da düzenlenen Interlakokraska fuarına info stand katılımını gerçekleştirdik. İngiltere’de düzenlenen White Label World Expo 2023 fuarının milli katılım organizasyonu gerçekleştirerek bu yıl ilk kez katılım sağladık. Önümüzdeki dönemde yurt dışı etkinliklerimize yoğun olarak devam edeceğiz. Ekonomik kalkınmaya en önemli katkıyı veren ve 27 sektöre dokunan bir sektör olarak ülkemizin yaralarını sarmak için devletimiz ve kurumlarımız ile birlikte hareket ederek bu zorlu süreci aşacağımıza inanıyorum. Hem İKMİB olarak hem de ihracatçılarımızın çatı kuruluşu TİM olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” dedi.

Şubat ayında en çok “plastikler ve mamulleri” ihracatı gerçekleştirildi

Şubat ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri ihracatı, 715 milyon 819 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 515 milyon 426 bin dolarlık ihracatla mineral yakıtlar ve ürünler yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 249 milyon 612 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu.

Epsan’ın otomotiv sektöründeki satış hedefi yüzde 50

Şirket, mühendislik plastikleri kompaund üretimiyle yüksek katma değerli sektörlerin çözüm ortağı olarak büyümeye devam ediyor.

Otomotiv başta olmak üzere; elektrik elektronik, beyaz eşya, inşaat, tarım ve mobilya gibi hayatın içinde yer bulan ve katma değeri yüksek olan tüm endüstrilere yönelik çözümlerini 50 ülkeye ulaştıran Epsan, hem iç pazarda hem de dış pazarda büyümesini sürdürüyor. Geçtiğimiz yılı yüzde 30 büyümeyle geride bırakan şirket, yeni yatırımlarla birlikte üretim kapasitesini artırarak ihracatta yeni pazarları hedefliyor. 

2022 yılında ihracatının yüzde 35’ini otomotiv, yüzde 15’ini ise elektrik ve elektronik alanında gerçekleştiren Epsan, 2023 yılında ihracata katkı sağlayacak yeni yatırımlara hazırlanıyor. Yeni kurulacak üretim hattıyla kapasitelerini 10 bin ton artırarak büyümesini sürdürmeyi planlıyor.

Avrupa’nın ağırlık kazandığı 50 ülkeye ürünlerini ulaştırdıklarını ve cirolarının yüzde 65’ini ihracattan karşıladıklarını belirten Epsan Yönetim Kurulu Üyesi Bora Efe, “Almanya, Fransa İtalya ve İspanya’daki satışlarımızda artış var. Otomotiv sektörüne satışlarımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 artarken, elektrik elektronik ve inşaat sektörlerinde ise yaklaşık yüzde 25 artış gösterdi. Üretim kapasitesi ve pazar payında Türkiye’de lider konumdayız. 2023 ve 2024 yılında üretim sahamıza yeni ekstruder makineleri ekleyeceğiz. Bu sayede makine parkurumuzu ve kapasitemizi geliştireceğiz. Hâlihazırda kullandığımız paketleme ve ham madde taşıma otomasyon sistemlerinin yanı sıra, ham madde yükleme ve mamul taşıma için yeni robotlar devreye alacağız. Yeni adımlarımızla birlikte otomotiv sektöründeki satışlarımızı yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca beyaz eşya ve elektrik elektronik sektöründe de daha aktif olmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Sıfır emisyon araç üretimine katkı sağlayarak pazar payının artması hedefleniyor

Yeni regülasyonlara uygun sürdürülebilir, yüksek teknoloji çözümleriyle ana sanayinin sıfır emisyon araç üretimine de önemli bir katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Efe, “Elektrikli araçlarda, elektrik elektronik sektöründe kullanılan Avrupa standartlarıyla uyumlu poliamid pazarında da büyümeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda elektrik ve elektronik sektöründe sayısı artan UL sertifikalı alev geciktiricili ürün portföyümüzle pazar payımızı hızla artırmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. 

WITTMANN Grup geleceğe iyimserlikle bakıyor

Dilovası’ndaki yeni WITTMANN tesisi 2022 mali yılında satış rakamlarını bir önceki yılın seviyesinde tutmayı başaran şirket, 2023 yılı için ise yaklaşık %10'luk bir artış bekliyor.

WITTMANN Grup, şirketin mevcut durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı bir basın açıklaması yayınladı. Basın açıklamasında yer alan bilgilere göre, WITTMANN Grubu için 2022 mali yılı; bir yandan özellikle yılın ilk yarısında ortalamanın çok üzerinde olan yüksek sipariş alımıyla karakterize edildi. Öte yandan başta elektronik komponentler olmak üzere satın alınan parçaların tedariğindeki sıkıntılı durum, geçen yıla göre satış artışının gerçekleşmesine engel oldu. 2022 yılı için 376 milyon €'luk toplam satış rakamı, bir önceki yıl ile yaklaşık aynı seviyedeydi.

Bununla birlikte, WITTMANN Grup çok sayıda yatırım ve inşaat projesinde önemli ilerlemeler sağladı. Üç farklı üretim tesisinde, ultra modern makine işleme merkezlerine yapılan yeni yatırımların yanı sıra, Kottingbrunn/A'daki WITTMANN BATTENFELD ve WITTMANN Robottechnikai Kft. Mosonmagyarovar/Macaristandaki tesisler 2022 yılında tamamlandı. Şu anda mevcut olan ek üretim alanları, öncelikle plastik enjeksiyon makinelerinin üretim kapasitesini artırmaya hizmet edecek. Macaristan tesisinin genişletilmesi, Tempro model sıcaklık kontrol cihazlarının ve R9 kontrol sistemleriyle donatılmış yeni seri robotların üretiminde de artış sağladı.

Guzman Polymers Türkiye’den otomotiv sektörüne yönelik seminer

Guzman Polymers Türkiye, günümüzde çok ilgi çekici konulardan biri olan ve yeni araçlarda talep gören Elektrikli Bataryalar konusunu gündeme taşıyarak; SABIC SHPP işbirliği ile “TECHDAY- EV BATTERY/Elektrikli Araçlar için Elektrikli Bataryalar” teknik seminerini 8 Mart 2023 tarihinde Workinn Hotel-Gebze’de gerçekleştirdi.

Etkinliğe 13 otomotiv ve motorlu taşıt firmasından toplam 30 kişi katılım sağladı. Etkinlik Guzman Polymers Türkiye Genel Müdürü Yeşim Kangal’ın açılış konuşması ile başladı. Sunumu SABIC SHPP’den Emrah Uzun gerçekleştirdi.

Sunumda başlıca şu konular ele alındı;

•EV Global Regülasyonları 

•Uygulamalar ve Malzeme Çözümleri 

•UL Kart Okuma ve Değerlendirme

Etkinlik Yeşim Kangal’ın Emrah Uzun’a takdim ettiği plaketin ardından, katılımcılar için hazırlanan öğle yemeği ile son buldu.

Guzman Polymers Türkiye Hakkında

Guzman Polymers Hammadde Ticaret Ltd. Şti. kuruluş tarihi 1939’lara dayanan Guzman Global İspanya firmasının 2013 yılında Türkiye’de kurduğu bir aile şirketidir. Guzman Global/İspanya firmasının Guzman Polymers adı ile kayıtlı tüm iştirakleri 2022 yılının Mart ayında Avrupa’da teknik plastik hammadde distribütörlüğünün önde gelen ve 23 ülkede faaliyet gösteren HROMATKA GROUP tarafından satın alınmış olup, faaliyetlerine günden güne daha da güçlenerek devam etmektedir. Uluslararası tanınmış hammadde üreticilerini İspanya, İtalya ve Türkiye’de temsil edip; birçok değişik endüstrideki müşterisinin ihtiyaçlarına göre portföyündeki çok geniş yelpazedeki teknik plastik, hammadde ve levha/film ürünlerinin tanıtımını, dağıtımını ve teknik desteğini yürütmektedir.

SEYAD 2022 Yılı Mali Genel Kurulu gerçekleştirildi

Alanında ilk ve tek olma özelliğiyle sektörel yayıncılık alanında faaliyet gösteren firmaları tek bir çatı altında toplayan Sektörel Yayıncılar Derneği’nin (SEYAD) 2022 Yılı Mali Genel Kurulu, 28 Şubat 2023 tarihinde gerçekleştirildi.

SEYAD Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Kul’un açılış konuşmasıyla başlayan, ardından yoklama ve saygı duruşu ile devam eden Genel Kurul’da, SEYAD’ın Kongre Başkanlık Divanı seçimi gerçekleştirildi. 2000 yılında kurulan ve üyelerinin yayımladığı 65 sektör dergisiyle Türkiye’de faaliyet gösteren yayıncıların yaklaşık yüzde 60’ını temsil eden derneğin Genel Kurul’unda, gündem hakkındaki değişikliklerin görüşülmesinin ardından önceki dönem faaliyet raporu ve gelir-gider bilançosu beyan edilerek onandı. Geçmiş dönem denetim kurulu raporlarının okunmasıyla devam eden Genel Kurul’da, tahmini bütçe de görüşülerek onaylandı.

2022 yılında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un sektörel yayıncılar üzerindeki etkilerinin de gündeme getirildiği Genel Kurul’da, sektörü ilgilendiren birçok konu masaya yatırıldı.

Metro Türkiye’den, depozito toplama projesi ile geri dönüşüme destek

1990 yılından bu yana sürdürülebilirliği tüm işlerinin merkezine koyan ve bu alanda öncü projeler geliştiren Metro Türkiye, geri dönüşüm ve atık azaltımı alanında yeni bir çalışmasını daha hayata geçirdi. Şirket, Kozyatağı mağazasındaki Depozito Toplama Projesi ile Türkiye’de bir ilk olarak hem makine ile hem de manuel olarak depozito toplamaya ve şişelerin geri dönüşümüne iş ortakları ile birlikte katkı sağlamaya başladı. 

Cam, alüminyum ve pet şişelerin manuel ve makine yolu ile toplandığı projede ilk etapta bir yıl içerisinde yaklaşık 3,5 milyon şişenin geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor. Bu proje ile ambalaj atıklarının doğaya kazandırılmasının yanında toplumdaki geri dönüşüm bilincinin artırılması da amaçlanıyor. Depozito Toplama Projesi ile 2024 yılında Çevre Ajansı tarafından yürürlüğe girecek olan Depozito Yönetim Sistemi’nin ön hazırlığını yapan ve bu projesi ile sektöre yön gösteren Metro Türkiye, aynı zamanda geri dönüşüme gönderilen her 10 şişe için 2 TL değerinde tüm mağazalarında geçerli kupon sunduğu bir kampanya da başlattı. 

Prysmian Group, Global Sürdürülebilirlik Akademisi'ni hayata geçirdi

Grup bünyesinde sürdürülebilirlik kültürünün ve yetkinliklerinin güçlenmesini hedefleyen akademi, çalışanlara da gelişim fırsatı sunacak.

Prysmian Group, 50'den fazla ülkede 29.000 çalışanı kapsayacak bir Küresel Sürdürülebilirlik Akademisi’ni kurdu. Bu girişim ile sürdürülebilirlik kültürünün dünya genelindeki tüm şirket çalışanlarına anlatılması, grubun iklim ve sosyal hedeflerine yönelik çalışmalarını güçlendirmesi amaçlanıyor.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu MEAT Bölgesine dahil olan Umman’da kurulan Sürdürülebilirlik Akademisi, uluslararası düzeyde en etkili işletme fakültelerinin eğitim programlarını sunacak. Akademi ayrıca, ticari rekabet edebilirliğin stratejik itici güçlerinden olan sürdürülebilirlik kültürünün ve yetkinliklerinin çalışanlar tarafından daha iyi benimsenmesini sağlayacak. 

2023 yılı boyunca derslerin verileceği program, hedef kitleye göre oluşturulan Farkındalık, Bilgi, Etki, Liderlik ve KPI'lar olmak üzere beş modülden oluşuyor. İlk modül olan “Etki” dünyanın dört bir yanından 30 yöneticinin katılımıyla üç gün boyunca "organizasyonlarda sürdürülebilirlikle ilgili ne gibi inovasyonların yapılabileceği ve sürdürülebilirliğin nasıl yaygınlaştırılabileceği" konusunu ele aldı. Modül sunumları hibrit bir yöntemle, fiziksel katılım veya online katılım ya da podcastler aracılığıyla tüm şirket çalışanlarına ulaşmaya devam edecek.

Kimya sektörü ihracatını Ocak ayında yüzde 8 artırdı

Kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında plastikler ve mamulleri ihracatı, 731 milyon 985 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı Ocak ayında geçen yıl aynı döneme göre yüzde 10,4 artışla 19,4 milyar dolar oldu. Kimya sektörü ise Ocak ayında yüzde 7,94 artışla 2,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. 2022 yılını ihracat şampiyonu olarak tamamlayan kimya sektörü, bu yıl da lider olma hedefini sürdürüyor.

Kimya sektörünün Ocak ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Kimya sektörümüz pandemi sonrası hızlı bir büyüme gerçekleştirerek 2022 yılında zirveye oturdu ve ilk defa ihracat şampiyonu oldu. Kimyevi maddeler ve mamuller ihracında miktar bazında yüzde 4,2 büyürken, sektörümüzün kilogram başı ihracat bedeli ise 1 dolar sınırını aşarak yüzde 27’lik artış ile 1,16 dolara yükseldi. Ülke ihracatından yüzde 13,2 pay aldık. Bu yıl Ocak ayında ise yüzde 8 artış ile 2,31 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl küresel büyümede yavaşlama ve daralma beklentileri bulunuyor. AB ve ABD’de 2022 yılının son çeyreğinde başlayan durgunluğun 2023 yılının ilk yarısı devam edeceğini öngörüyoruz. Kimya sektörümüz açısından 2023 yılının ilk yarısı hem iç hem de dış pazar ile ilgili bir yavaşlama olabilir ancak yılın ikinci yarısının daha pozitif olacağına inanıyorum. İKMİB olarak üye ihracatçılarımızı desteklemek adına bu yıl 21 farklı ülkede 21 fuar milli katılımı, 6 info stand ve 6 ticaret heyeti düzenleyeceğiz. 24-27 Ocak 2023 tarihleri arasında Rusya’da Ruplastica/Upakexpo/Recycling Solutions fuar info stand katılımını, 30 Ocak-2 Şubat tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nde Arab Health 2023 fuar milli katılımını ve ABD Las Vegas’ta NAHB IBS 2023 Fuarı info stand katılımını gerçekleştirdik. Şubat ayı içinde fuar milli katılımı, ticaret heyeti, info stand katılımı olmak üzere 7 farklı etkinliğimiz olacak. İhracatımızı istikrarlı bir şekilde artırmak için durmadan çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

KASAD Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran

“Üretim ve ihracatta yakaladığımız istikrarı 2023’te de sürdürmeyi hedefliyoruz”

Karton ambalaj sanayisinin gelişimine destek olarak üreticileri ulusal ve uluslararası arenada temsil eden Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD), 2023 yılının ilk üye tanıtım toplantısını gerçekleştirdi. Yeni yılın ilk toplantısında karton ambalaj sanayisinin geçmiş yıl rakamları ve gelecek planları üzerine değerlendirmelerde bulunan KASAD Başkanı Alican Duran, “Yeni yıl yeni başlangıçlar da demek. Geçtiğimiz yıl resesyondan enerji krizine, enflasyonist baskıdan lojistik sıkıntılara kadar birçok sektörü zorlayan bir dönem oldu ancak karton ambalaj sanayisi olarak yüksek enerjimiz ve üretim gücümüz sayesinde tüm sıkıntıları aşmayı başardık. Kağıt-Karton Ambalaj sektörü olarak bir önceki yıla göre ihracatımızı yüzde 14,3 artırdık ve 1,2 milyar dolarlık ihracata ulaştık” dedi. 

“Zorlu süreçleri en az hasarla atlatmak istiyoruz” 

Karton ambalajda ise yüzde 38 büyüme kaydettiklerinin altını çizen Alican Duran, “2023 yılı dünya ticaretinde zorlu bir yıl olacak. Bizim ülkemiz içinde zor olacak. Ancak Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile geliştirdiğimiz pozitif ilişkiler sektöre olumlu yansıyacak. Bununla birlikte ihracatımızı büyütecek yatırımları da sürdüreceğiz. Ur-Ge projemiz kapsamında ABD pazarına çıkarma yapacağız ve gelecek 5 yılda 500 milyon dolarlık bir ticaret hacmi hedefliyoruz. Zorlu süreçleri en az hasarla atlatmak istiyoruz. Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük bir enerji ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürerek hedeflediğimiz noktalara ulaşacağız” diye konuştu. 

Üye ve sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda REBA Kağıt Ürünleri kurucusu Recep Orhan, firmanın ürün yelpazesi ve başarı yolculuğu üzerine sunum gerçekleştirdi. Toplantının ikinci oturumunda ise KOSGEB İmes Bölge Müdürlüğünden Uzman Mehmet Anıl Aygün, KOSGEB hizmetleri, destekleri ve iş birlikleri ile ilgili sunum yaptı. Ayrıca toplantıda COFACE Türkiye Genel Müdürü Ali Gençtürk ve Ekonomist Seltem İyigün "2023 yılında küresel ekonomi ve Türkiye ekonomisine ilişkin beklentiler" konulu bir sunum gerçekleştirirken katılımcılardan gelen sorulara da yanıt verdi.