Tuesday, May 21st

Last updateWed, 15 May 2024 9am

Buradasınız: Home Haberler

Türkiye’nin kurumsal B2B makine alım-satım platformu: MachineTotal

Yeni ve ikinci el makinelerin/ekipmanların alınıp satılabildiği online pazar yeri platformu birçok ayrıntıyı göz önünde bulundurarak tasarlandı.

MachineTotal’de metal, plastik, paketleme/ambalaj makinelerinin yanı sıra yedek parça ve fabrika ekipmanları gibi birçok kategori bulunuyor. Platform, yakın gelecekte daha fazla kategori ile sanayinin tüm endüstriyel alanlarına hizmet vermek için çalışmalarına devam ediyor. Her kategori için alanında uzman mühendisleri istihdam eden platform, kategori özellikleri ve makine nitelikleri üzerine yazılım mimarisini inşa ediyor.

Bir teknoloji şirketi tarafından hayata geçirilen MachineTotal’in bünyesinde, 10 kişilik yazılım ve 15 kişilik satış ekibi bulunuyor. Her bir kategori için çalışan yetkin mühendis kadrosunun yanında yazılım ve pazarlama ekibine saha destek departmanı da entegre edilerek; İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Konya illerinde faaliyet gösteren müşteri temsilcileri ile yerinde ilan ve üyelik desteği de sağlanıyor.

İKMİB, 2022 yılında en çok ihracat yapanları ödüllendirdi

2019 yılında ihracatta ikinci sıraya yükselmesinin ardından liderliğe odaklanan kimya sektörü, 2022 yılında gerçekleştirdiği 33,6 milyar dolarlık rekor ihracat ile Türkiye’nin en fazla ihracat yapan sektörü olmayı başararak zirveye yükseldi. Sektörün 2022 yılı ihracatı miktar bazında ise yüzde 4,19 artışla 28 milyon 913 bin ton olarak gerçekleşti. Bir önceki yıla göre ihracatta yüzde 32 büyüme yakalayarak çıtayı yükselten sektör Türkiye’nin toplam ihracatındaki payını yüzde 13,2’ye çıkardı. 

Plastikten boyaya, kozmetikten ilaca 16 alt sektörüyle birlikte diğer sektörlere ham madde veya yarı mamul vererek ekonomide stratejik bir görev üstlenen kimya sektörü, ülke ekonomisine büyük bir katma değer sağlıyor. 2022 yılı verilerine göre, dünya kimya ihracatı 7,2 trilyon dolar olurken, Türk kimya sektörü küresel sektör ihracatında yüzde 0,6 pay ile 37’inci sırada yer aldı. 9 bin üzerinde aktif ihracatçı firmayı temsil eden İKMİB ise, Türkiye’nin toplam kimya ihracatının yarısından fazlasını gerçekleştirdi ve yüzde 60 pay aldı.

Türk plastik sektörünü Avrupa’da Eroğlu temsil edecek

Avrupa plastik pazarını yöneten EuPC Yönetim Kurulu Üyeliğine ilk kez AB üyesi olmayan bir ülke olan Türkiye’den seçilen Yavuz Eroğlu, tekrar aynı göreve oybirliği ile seçilerek güven tazeledi

Avrupalı 50 bin plastik üreticisini temsil eden, 1 milyon 600 bin kişinin çalıştığı, 280 milyar Euro’luk yıllık ciroya sahip Avrupa Plastik Üreticileri Birliği (EuPC) Yönetim Kurulu’na ilk kez Türkiye’den bir isim seçildi. Bugüne kadar sadece AB üyesi ülke temsilcilerinin yer alabildiği 8 kişiden oluşan EuPC Yönetim Kurulu’na, Yavuz Eroğlu tekrar oybirliğiyle seçildi. Türk plastik sektörünün Avrupa’daki sesi olan Eroğlu, EuPC’de ülkemizi temsil etmeye devam edecek. Plastik sektörünün dünyadaki en büyük kuruluşu olan EUPC, Avrupa Birliği Parlamentosu’nda plastikle ilgili kararların alınmasında etkin rol üstleniyor. Avrupa’daki çevre ve yeni düzenlemeler başta olmak üzere sektörü ilgilendiren tüm konularda söz hakkına sahip EuPC, tarihinde ilk kez Avrupalı olmayan yönetim kurulu üyesi seçmiş oldu. Türk plastik sektörünün çatı kuruluşu PAGEV ve TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanlıklarını da yürüten Yavuz Eroğlu, İcra kurulu üyeliği yaptığı Avrupa Plastik Üreticileri Birliği’nin Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçilen ilk Türk unvanına da sahipti.

GF Hakan Plastik, geri dönüşüm çalışmalarını “Sıfır Atık Sertifikası” ile belgeledi

Kaynakların verimli kullanımı konusunda tesislerine yaptığı yatırımlardan Kaizen çalışmaları ve eğitimlere kadar yoğun bir program sürdüren GF Hakan Plastik, Tekirdağ Valiliği Çevre Şehircilik İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden “Sıfır Atık Belgesi” aldığını duyurdu. Şirket, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sıfır Atık Yönetmeliği’nce Çerkezköy tesislerinde kurmuş olduğu Sıfır Atık Yönetim Sistemi ile bu belgeyi almaya hak kazandı. 

Mevzuatta, Organize Sanayi Bölgesi içinde bulunan işletmeler için Sıfır Atık çalışmaları Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi tarafından yürütüleceği belirtiliyor. Çerkezköy OSB içerisinde bulunan tesisinde OSB tarafından bir zorunluluk getirilmeden gönüllü olarak çalışmalar yürüten GF Hakan Plastik, almış olduğu Sıfır Atık Sertifikası ile sürdürülebilirlik ilkelerinin arkasında duruşunu da gösteriyor.

Sürdürülebilir üretimin en önemli öğelerinden biri olan atık yönetimi ile geri dönüşüm ve kazanımı sağlamanın hem dünya hem de Türkiye için önemli bir konu olduğunu belirten GF Hakan Plastik yetkilileri; ″İklim değişikliği, doğal kaynakların hızla tükenmesi gibi nedenler, üretim için gerekli ham maddeye erişimde geri dönüşüm ve yeniden kazanımı daha da önemli hale getiriyor. Atık yönetimi, döngüsel ekonominin de ayrılmaz bir parçası. Tesisimize kurmuş olduğumuz sistemle aynı zamanda verimliliğin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve çevresel risklerin azaltılması gibi konulara da çözüm sunmuş oluyoruz. Çalışanlarımızın da bu konudaki farkındalığı ve katkıları daha iyi bir geleceğe yol almamızda bizleri motive ediyor. Kurum kültürümüzün bir parçası olan sürdürülebilirlik yaklaşımımız ve stratejimizle çalışmalarımıza devam edeceğiz″ açıklamasında bulundular.

35 ülkeden gelecek alıcılar FOTEG katılımcılarıyla buluşacak

FOTEG İstanbul-Gıda İşleme Teknolojileri Uluslararası İhtisas Fuarı, gıda işleme donanımı sağlayıcıları ile gıda üretim sektörü temsilcileri ve üst düzey yöneticilerinin en önemli buluşma noktası olarak sektörde varlığını sürdürüyor. 

HKF Fuarcılık tarafından organize edilen FOTEG İstanbul, 06-08 Temmuz 2023 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nin 4 ve 8’inci salonlarında 16’ıncı kez kapılarını açacak. 

SOSİAD-Soğutma Sanayi İş İnsanları Derneği, ETBİR-Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği ve ASÜDER-Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği’nin desteği ile gerçekleşecek olan fuar, sektör lideri pek çok firmanın katılımı ve profesyonel alıcılarla tüm sektörün önde gelen ticaret merkezi olmayı hedefliyor.

Fuar ayrıca bu yıl, yine HKF organizasyonu ile fuar merkezinin 1, 2 ve 3’üncü salonlarında düzenlenecek olan tavukçuluk endüstrisi fuarı VIV Türkiye 2023 ile eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

“Özel Alım Heyeti“ programı ile 35 ülkeden gelecek alıcılar katılımcılarla buluşacak

HKF Fuarcılık bünyesinde organize edilen, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya’daki gıda endüstrisinin en önemli alıcılarını barındıracak olan “Alım Heyeti”, fuarı 3 gün boyunca ziyaret ederek katılımcı firmalar ile birebir görüşmeler gerçekleştirecek. 

Gıda endüstrisinin en güçlü firmalarıyla buluşmak ve deneyimlemek isteyenler, fuarın web sitesi üzerinden online ücretsiz ziyaretçi kaydı yapabilecekler.

ORTADOĞU

KUZEY AFRİKA

AVRUPA

ASYA

Katar

Tunus

İtalya

Rusya

Kuveyt

Libya

Arnavutluk

Kazakistan

Bahreyn

Cezayir

Kosova

Özbekistan

Lübnan

Fas

Bosna

Gürcistan

Suudi Arabistan

Mısır

Sırbistan

Azerbaycan

Umman

Sudan

Makedonya

Türkmenistan

Filistin

Kenya

Bulgaristan

 

Birleşik Arap Emirlikleri

 

Yunanistan

 

İran-Irak

 

Romanya

 

İsrail

 

Moldova

 

Ürdün

 

 

 

Toyo Ink, Interpack fuarında sürdürülebilir ambalaj çözümlerini sergiledi

Toyo Matbaa Mürekkepleri; Toyo Ink Europe ve Toyo Ink Japonya ile birlikte 4 - 10 Mayıs tarihleri arasında Düsseldorf Fuar Merkezi’nde düzenlenen ve ambalaj sektörünün en önemli etkinliklerinden biri olan Interpack 2023 Fuarı’na ortak katılım gerçekleştirdi. Toyo Ink Group standı, fuarın ilk gününden itibaren ziyaretçilerin dikkatini çekmeyi başardı. Grup çatısı altında yer alan tüm şirketler, “Sürdürülebilir Gelecek için Ambalaj İnovasyonu” başlığı altında markaların ve ambalaj üreticilerinin döngüsel bir ekonomiye geçiş yapmalarına yardımcı olabilecek çözümlerini fuarda sergiledi. 

Aynı zamanda başta Almanya olmak üzere birçok ülkeden gelen ziyaretçiler fuar süresi boyunca Toyo Ink’in deneyimli ekibi ile gerçekleştirdiği toplantılarda ultra enerji tasarruflu ürünler, düşük VOC mürekkep sistemleri; artan döngüselliğe ve gelişmiş gıda güvenliğine yönelik çözümler hakkında bilgi aldı. Farklı lokasyonlardaki üretim avantajıyla; ürün çeşitliliğiyle, yenilikçi teknolojilere ve Ar-Ge süreçlerine yaptığı yatırımlar ile rakiplerinden farklılaşan Toyo Ink Group, yürütmüş olduğu çalışmalar ile de ticari operasyonlarında önemli bir fark oluşturabileceğine inanıyor. 

Toyo Matbaa Mürekkepleri CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Benli “Interpack Fuarı, sektörün olimpiyat fuarlarından biri. Toyo Ink Group ile birlikte 6 yıl aradan sonra Interpack fuarında olmak çok güzel. Ambalaj sektörü, hızla değişen tüketici alışkanlıkları ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle dünya çapında büyüme potansiyeli taşıyan sektörlerin başında geliyor. Türkiye de özellikle ambalaj anlamında çok güçlü ve gelişen bir ülke konumunda. Bu açıdan Türkiye; sektöre sunmuş olduğu kaliteli ürünler ve art arda gelen yatırım haberleri ile de uluslararası pazarda gücünü ortaya koyuyor. Biz de ambalaj ve basım sektörlerinin tedarikçisi olarak gelişen bu pazarda doğru ihtiyaç ve beklentileri analiz ederek sürdürülebilir, çevreci ve gıdaya uygun ürünler üretmeye gayret gösteriyoruz. Bu fuarda da Sürdürülebilir Gelecek için Ambalaj İnovasyonu başlığı altında geliştirdiğimiz ürünleri sergilemekten gurur duyuyoruz” dedi.

Tetra Pak, Financial Times 2023 Avrupa İklim Lideri seçildi

Tetra Pak, beş yıllık süre içinde Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 54,3'lük mutlak azalma elde ederek listedeki 500 şirket içinde ilk yüzde 20'lik dilim arasında yer aldı

Financial Times ve Statista tarafından değerlendirilen binlerce şirket arasından sera gazı emisyon yoğunluklarında yalnızca en büyük azalmayı sağlayan 500 şirket final listesinde kendisine yer buldu. Listedeki her şirkete emisyon hacmi, bu emisyonları açıklama düzeyi ve yüzde olarak emisyon azaltımı bilgileri kullanılarak hesaplanan puanlar verildi. İnsanı ve gezegeni korumaya yönelik bir yaklaşımla gıdayı her yerde güvenli ve erişilebilir hale getirmeyi taahhüt eden Tetra Pak, beş yıllık sürede Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında yüzde 54,3 azalma sağlayarak liste içerisinde ilk yüzde 20’lik dilime girmeyi başardı.

Sıralama, aynı zamanda Tetra Pak'ın Karbon Saydamlık projesi A listesinde yer alan işletmeler arasına düzenli olarak dahil edilmesini ve Bilime Dayalı Hedefler Girişimi tarafından onaylandığı şekliyle 1,5 santigrat derecelik yol haritası kapsamındaki net sıfır hedeflerini ön plana çıkarıyor.

Siemens, Türkiye’de yeni bir operasyon merkezi kuruyor

Sergey Martynov Siemens Digital Industries Türkiye CEO'suSiemens Digital Industries Software, ortaklarının ve müşterilerinin başarısını artırmak ve dijital dönüşüm gücünü üretim gücüne katmak üzere Siemens Türkiye'yi kurduğunu duyurdu. 

Geniş bir bölgede, müşterilerinin kullanabileceği tüm hizmetler ve ihtiyaç duyabileceği destekler, şirketin hususi iş ortaklığı ekosistemiyle birlikte tamamen Türkiye pazarına odaklı genişletilerek doğrudan Siemens varlığıyla da artırılacak. Şirket, satış, hizmet ve teknik destek uzmanlarından oluşan 20 kişilik bir ekiple, sunulan ürünler, teslimat ve hizmet yetkinliği açısından Türkiye'deki en büyük endüstriyel yazılım tedarikçisi haline gelmeyi hedefliyor. 

Yeni girişimleri ile ilgili açıklamalarda bulunan Siemens Digital Industries Türkiye CEO’su Sergey Martynov, "Avrupa'daki en yüksek start-up girişim sayısına sahip ülkelerden birisi olan Türkiye, yüksek büyüme hızına sahip, son derece yenilikçi ve teknolojik olarak gelişmiş bir pazardır. Deneyimli ekibimiz, yerel bilgi ve becerimiz, Siemens uzmanlığı ve ölçeği ile birleşen müşteri ilişkilerimizle, Siemens Xcelerator yazılım ve hizmet portföyünün tüm gücünü kullanarak, uzun süredir var olan önemli müşterilerimize olan bağlılığımızı güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni müşterilerin dijital dönüşüm yolculuklarını hızlandırmalarını da kolaylaştıracağız” ifadelerini kullandı.

Yakın zamanda kuruluşunun 175. yılını kutlayan Siemens, 1856 yılında kurulduğu Almanya’nın ardından faaliyete geçen üçüncü ülke olarak, Türkiye pazarında 166 yıldır yer alıyor. 

Şirket tarafından verilen bilgiye göre Siemens'in yazılım çözümleri bugüne kadar, Türkiye'deki binlerce küçük ve büyük ölçekli üreticiye, ürün geliştirme yaşam döngüsünün her adımında yardımcı olabilecek mühendislik çözümleri sağladı. Bölgeye yapılan bu yatırımla, müşteriler yalnızca iş ortaklarının sağladığı destek ve yerel uzmanlıktan faydalanmakla kalmayacak, aynı zamanda Xcelerator yazılım ve hizmet portföyünün sunduğu teknolojilerin ve endüstri uzmanlığının tamamından da faydalanabilecekler.

Plastik sektörü, geri dönüşüm ile döngüsel ekonomiyi canlandırmaya devam edecek

Türk Plastik Sektörünün ülke ekonomisine en çok katkı sağlayan sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, “Sektörümüzün iç piyasada ve ihracatta sağladığı katkı, doğrudan ve dolaylı olarak önümüzdeki dönemlerde de devam edecek. Plastik işletmelerimiz, gücünü daha da arttırarak önemli bir seviyeye geldiler. Plastik sektörünün başta otomotiv ve beyaz eşya gibi sektörler olmak üzere, sanayimizin gelişimine etkisi olan birçok sektöre kattığı ve katacağı değerler asla göz ardı edilemez. Bugün plastik sektörü, sadece ihracatta değil, iç pazarı canlandıracak adımların atılması için de üretmeye, çalışmaya ve sanayiye katkı sağlamaya devam etmektedir” dedi.

Günümüzde plastiklerin, geleneksel malzemelerin yerini almaya devam ettiğini söyleyen Ömer Karadeniz, “Esnek ve kolay işlenebilirliği olması açısından, plastikler bugün birçok farklı alanlarda kullanılabiliyor. Çoğu plastik türü, alternatif malzemelerle karşılaştırıldığında rahat geri dönüştürülebilirliği sayesinde döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Bugün döngüsel ekonominin ve buna bağlı olarak geri dönüşümün önemi hızla artmış durumda. Çevresel etkilerin en aza indirilmesi, sürdürülebilirlik ve ham madde tedarik güvenliğinin sağlanması gibi güçlü yönlere sahip olan plastik geri dönüşüm, sektörümüzün tamamlayıcısı konumunda döngüsel ekonomiyi canlandırmaya devam ediyor” dedi.   

Yeşil dönüşüme entegre olan Türk firmaları marka gücünü artırıyor

Mikroplastiklerin denizlere karışmasını engellemek amacıyla Amerika ve Avrupa’nın uyguladığı OCS Sertifikasyon Programı’nı Türkiye’de de hayata geçirdiklerini söyleyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu: “Farkındalık, eğitim ve denetim hizmetlerimizle sıfır granül, flake ve toz kaybı hedefliyoruz”

Dünyada, çevresel kirliliği azaltmak amacıyla geliştirilen global çalışmalardan biri olan Operation Clean Sweep (OCS) Türkiye’de de uygulanmaya başlandı. İyi Süpürme Hareketi olarak adını duyuran global program OCS, Amerika ve Avrupa’da yıllardır yürürlükte. Plastiklerin üretim ve kullanımları sonrasında oluşan atıkların yönetilmesinin çevre açısından ciddi takip gerektirdiğine işaret eden PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, özellikle son yıllarda sıkça gündeme gelen mikroplastikler ve bu mikroplastiklerin doğaya salınımının engellenmesiyle ilgili dünyada bir dizi tedbirin hayata geçirildiğinin altını çizerek şöyle konuştu: “OCS Sertifikasyon Programı bu hedefle hayata geçirildi. Üretim sürecinde kullanılan plastik granüller mikroplastik tanımı içinde olduğundan, söz konusu granüllerin gerek petrokimya tesisindeki üretimi gerek plastik mamul üreticilerine ulaşana kadarki nakliye süreçleri ve plastik mamuller üretilirken tesislerdeki kayıp ve sızmalarının engellenmesi için OCS Sertifikasyon Programı uygulanıyor. Deyim yerindeyse İSO Kalite Belgesi gibi, OCS Sertifikasyon Programı da firmaların kayıtlarıyla alakalı sistem oluşturmasını sağlıyor. Takip ve gözetimi içeren uluslararası geçerliliğe sahip belge niteliği taşıyan OCS Çevre Sertifikası’nın, Türkiye Temsilcisi olan PAGEV olarak bizler bu alanda ülkemizdeki firmalarımıza farkındalık, eğitim, denetim ve uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalandırma hizmetlerini sunmak üzere yetkilendirilmiş tek kurumuz.”

Türk sanayisini bekleyen büyük tehlike

2023 yılı sonu itibariyle nihai kayıt yükümlülüğünün zorunlu hale geleceği Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması (KKDİK) uygulamasında henüz istenilen mesafenin alınamadığını dile getiren Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, “Günümüzde sanayi üretiminin tamamında kimyasal girdiler kullanılmakta. 2024 yılı itibariyle KKDİK nihai kaydı yapılmamış olan kimyasalların ithalatının durması ve buna bağlı olarak ülkemizin sanayi üretiminin ciddi sekteye uğraması ihtimali söz konusudur. Böylesi bir sonuçla karşılaşılmaması adına söz konusu uygulama takviminin gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

İhracatta büyük kayıplar yaşanabilir

KKDİK nihai uygulama süreci yaklaştıkça üretimde kullanılan kimyasalların nihai kayıtlarının henüz gerçekleştirilmediğini gören yurtdışı firmaların tedarik zincirlerini gözden geçirebileceklerini ve risk almamak adına farklı ülkelere yönelebileceklerini belirten Gülsün, “Malum nitelikli üretim yapan iş kollarımızın birçoğunda ihracat uzun vadeli kontratlarla gerçekleşiyor. Bu kapsamda ihracat yaptığımız ülkelerdeki alıcıların da bizlerin üretim kapasitesine ve yeterliliğine güven duyması da büyük önem arz ediyor. Mevcut durumun sürmesi ve yılsonunda da nihai kaydı yapılmış kimyasal sayısının yetersiz olması durumunda ihracat kontratlarının yenilenmesi zora girecektir. Malum ülkemiz sanayisi tarafından ham madde olarak kullanılan ürünlerin önemli bir kısmının ülkemizde üretimi yok ve bunları ithalat yoluyla temin ediyoruz. Katma değerli üretim için kritik önemi haiz bazı kimyasallar ise ülkemize çok düşük miktarlarda gelmekte ve bu sebeple yurtdışı tedarikçilerimiz söz konusu az miktardaki ürün için KKDİK maliyetlerine katlanmak istememektedir. Diğer bir konu ise KKDİK için gerekli testlerin ülkemizde yapılamaması ve Türk firmaları kayıt yapmak için Avrupa’daki konsorsiyumlardan ilgili kimyasalın kayıt dosyasını satın almak istediğinde karşılarına çıkarılan zorluklardır. Bu sürecin sorunsuz geçebilmesi adına düzenlemelerin gözden geçirilmesi, ülkemizde test altyapısı oluşturulması ve konsorsiyumlarda yaşanan zorlukların aşılması adına devletler arası girişimlerde bulunulması önem arz ediyor” dedi.

İlka Plastik Interpack Fuarı’nda ‘İlka Hood’ ile öne çıktı

İlka Plastik, Almanya’nın Düsseldorf şehrinde gerçekleştirilen küresel ambalaj sektörünün en prestijli fuarları arasında yer alan Interpack 2023’e katılım gerçekleştirdi. “Esnek Çözümler” mottosu ile ambalaj sektörüne yönelik kaliteli ve performansı yüksek ürünlerini fuar ziyaretçileri ile buluşturan şirket, ‘İlka Hood’ ürünü ile ilgi odağı oldu.

Plastik ve ambalaj sektörünün buluşma noktası olarak her üç senede bir gerçekleştirilen Interpack fuarı, 169 ülkeden 170,899 ziyaretçisi ile bugüne kadarki en yoğun katılım talebiyle birlikte 19 salonda ve 262.000 metrekare alanda mevcut kapasitesinin %20 üzerinde bir seyir gösterdi.

Gıda, içecek, ilaç, kozmetik ve endüstriyel ürünler sektörleri için ambalaj malzemeleri, ambalaj makineleri, ilgili proses teknolojilerinin yanı sıra dijital teknolojiler ile sürdürülebilir ürün ve süreçlere odaklanan fuarda yerini alan İlka Plastik, gelişmiş ürün gamını dünyanın dört bir yanından katılımcılara tanıttı. 

Şirket, doğa dostu ve gelişmiş teknoloji ürünü olan İlka Hood ile hazırlanmış olan deneyim alanı ile Stretch Hood’un farklı özellikteki Hi Clear, Hi Strong, Hi Flex, Hi UV, Hi Tech ürünleri ile fuar alanında yerini aldı. Deterjan Paketleme Filmi, Doypack PE Filmi, Genel Laminasyon PE Filmi, Toz Dolum PE Filmi, Temizlik ve Hijyen Ürünleri Paketleme Filmleri sergilenen ürünler arasındaydı. Esnek çözümler üreten İlka Plastik, Kocaeli’de bulunan fabrikasının üretim alanlarından, üretim teknolojilerinden ve Ar-Ge süreçlerinden bahsettiği fabrika tanıtım filmini de ilk kez Interpack Fuarı’nda görücüye çıkardı.

İlka Plastik makine ve altyapı yatırımlarına devam edecek 

Fuar ile ilgili değerlendirmelerde bulunan İlka Plastik Genel Müdürü Bahadır Karaarslan, Türkiye’de kalite ve istikrar odaklı lider üreticilerden biri olarak müşterilerden ve yeni müşteri adaylarından büyük ilgi gördüklerini belirterek; “Sürekli gelişen ambalaj teknolojileri ve müşteri ihtiyaçları doğrultusunda kendimizi geliştirmeye devam etmek adına sektörün bu büyük organizasyonun bir parçası olduğumuz için mutluyuz. Ürün yelpazemizi endüstriyel ihtiyaçlara uygun çözümler getirecek şekilde genişletmekteyiz. Gıda muhafaza pazarına hitap eden, çok katlı ve farklı yapıdaki filmleri üretmek üzere makine ve alt yapı yatırımlarımız devam edecektir” dedi.

Interpack 2023’e Türk Ambalaj Sektörü Damga Vurdu

Üç yılda bir düzenlenen ve pandemi sebebiyle 2020 yılında gerçekleştirilmeyen, ambalaj sektörünün ve bu sektöre bağlı yan sanayinin en önemli uluslararası fuarı olan Interpack 2023, altı yıl aradan sonra bu yıl 4-10 Mayıs 2023 tarihleri arasında Almanya’da gerçekleştirildi. Ambalaj sektörünün önde gelen firmalarının yer aldığı fuara Türkiye’den İKMİB’in milli katılım organizasyonu ile 47 ve bireysel 246 olmak üzere toplam 293 firma katılırken, fuar 2 bin 700’den fazla katılımcıya ev sahipliği yaptı. 

Fuara katılan T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ayşegül Gökçen Karaarslan, T.C. Düsseldorf Ticaret Ataşesi İrem Ekmekci Konuk, İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister ve İKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri ile TİM Delegeleri firmaları ziyaret ederek başarı dileklerini iletti.

Adil Pelister: “Türk kimya sektörü olarak sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi konularına önem veriyoruz”

Fuarı değerlendiren İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Interpack fuarı ambalaj sektörünün en önemli ve en büyük fuarlarından biri. 3 yılda bir düzenlenen ancak pandemi dolayısıyla 6 yıl aradan sonra bu yıl Mayıs ayında gerçekleştirilen fuarda sektörün en önemli temsilcileri bir araya geldi. Türk ambalaj sektörünü temsil eden firmalarımız, toplam bin 100 m2’den fazla alana sahip Türkiye standında en son teknolojiye sahip ürünlerini alıcıların beğenisine sundu. Döngüsel ekonomi, kaynakları koruma, dijital teknoloji ve ürün güvenliği konularının öne çıktığı fuarda Türk firmalarımız ve ürünlerimiz yoğun ilgiyle karşılandı. Türk kimya sektörü olarak sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi konularına önem veriyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İKMİB olarak hem sektör hem de ülke ihracatımızı artırmak adına her zaman ihracatçılarımızın yanındayız. Bu fuarın ambalaj sektöründe faaliyet gösteren ihracatçılarımız için önemli bir katkısı olacağına inanıyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu bu zor dönemi inşallah hep birlikte daha fazla çalışarak ve birbirimize destek olarak geçireceğiz. Ülkemizin büyümesine ve kalkınmasına en çok katkı sağlayan ihracatımızı artırmak için faaliyetlerimize devam edeceğiz” dedi. 

Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması 2023 için başvurular başladı

Yarışma için son teslim tarihi 16 Haziran 2023 olarak belirlenirken, kazananlar 17 Temmuz 2023’te açıklanacak

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı katkısıyla, Reed TÜYAP iş birliğinde bu yıl 19’uncusu düzenlenen Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması 2023 başvuruları başladı. Başvuruların elektronik ortamda alındığı yarışma ile Türkiye’de tasarım eğitimi alan öğrencilerin ambalaj tasarımı alanına yönelmelerinin sağlanması hedefleniyor. 19. Ambalaj Tasarımı Ulusal Öğrenci Yarışması 2023 için son teslim tarihi 16 Haziran 2023 olarak belirlenirken, öğrenci yarışmasının online seçici kurul toplantısı 11-12 Temmuz 2023 tarihlerinde yapılacak ve sonuçlar 17 Temmuz 2023’te açıklanacak. Yarışmanın ödül töreni ve dereceye giren öğrencilerin projelerinin sergilenmesi ise ASD ve Reed TÜYAP’ın iş birliğinde 11-14 Ekim 2023 tarihleri arasında bu yıl 28.’si düzenlenecek Avrasya Ambalaj 2023 İstanbul – 28. Uluslararası Ambalaj Endüstrisi Fuarı esnasında gerçekleştirilecek. 

Ambalaj ihracatında hedef Avrupa

Türkiye Ambalaj Sektörü 2022 İhracat ve İthalat Raporu açıklandı. Buna göre 2021’de 6 milyar 491 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren ambalaj sektörü 2022’de bu rakamı yüzde 15 artırarak 7 milyar 467 milyon dolara çıkardı. Ambalaj ihracatında miktarda da artış yaşandı. 2021’de 3 milyon 83 bin ton olan ambalaj ihracatı 2022’de 3 milyon 257 bin tona yükseldi. Ambalaj türüne göre ihracatın dağılımına bakıldığında ilk sırada yüzde 63’lük payla plastik ambalajlar yer aldı. Plastik ambalaj ihracatı geçen yıla göre yüzde 11 artışla 4 milyar 732 milyon dolara çıktı. Ambalaj ihracatında ikinci sıra yüzde 25’lik payla kağıt/karton/oluklu mukavva ambalajların oldu. Yüzde 22’lik artışın yaşandığı kağıt/karton/oluklu mukavva ambalaj ihracatı 1 milyar 834 milyon dolar seviyesine ulaştı. Metal ambalajlar ise sektörün ihracatında yüzde 8’lik pay alarak üçüncü sırada yer aldı. Metal ambalaj ihracatı 479 milyon 502 bin dolardan 603 milyon dolara yükseldi. 2022 yılında toplam ambalaj ihracatında ilk 10 ülke ise şöyle oluştu: Birleşik Krallık, Almanya, Irak, İtalya, İsrail, ABD, Fransa, Rusya, Hollanda ve Bulgaristan. Ambalaj sektörünün 2022’de gerçekleştirdiği ithalat ise 4 milyar 832 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıl söz konusu ithalat 3 milyar 794 milyon dolar seviyesindeydi. Böylece ambalaj sektörü 2022’de ülke ekonomisine net 2 milyar 635 milyon dolarlık katkı sağlamış oldu. 

İmalat sanayi 29’uncu kez WIN EURASIA çatısı altında buluşmaya hazırlanıyor

7-10 Haziran 2023 tarihleri arasında “Endüstri gelecekle buluşuyor” mottosuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde 29’uncu kez imalat sanayini aynı çatı altında buluşturacak WIN EURASIA – World of Industry Fuarı’na dair son gelişmeler ve gerçekleşecek etkinlikler, İstanbul Marriott Otel Şişli’de düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Toplantıda imalat sanayinin otomasyon ve robotik teknolojilere dönüşümünde WIN EURASIA’nın oynadığı rol ve sektörlere verdiği destek konuşuldu.

WIN EURASIA 2023 Fuarı Basın Toplantısı, Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş Genel Müdürü Annika Klar ve Genel Müdür Yardımcısı Belkıs Ertaşkın’ın ev sahipliğinde; sektörün önde gelen sivil toplum örgütleri MAKFED – Türkiye Makina Federasyonu,  ROBODER-Robotik ve Yüksek Teknolojili Üretim Sistem Entegratörleri Derneği, TÜYİDER - Tüm Yüzey İşlemler Derneği, ENOSAD - Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği, AKDER - Akışkan Gücü Derneğİ,  ve ETMD - Elektrik Tesisat Mühendisleri Derneği ile sektör temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti.

Sürdürülebilir dünyaya giden yol evlerimizde başlıyor

Uzman sanayi inisiyatifi ve etkin sivil toplum kuruluşu kimliklerini bünyesinde bir araya ÇEVKO Vakfı'nın, Dünya Geri Dönüşüm Haftası için yayınladığı mesajda, sürdürülebilir bir dünya için büyük önem taşıyan geri dönüşümün, toplumun farklı kesimlerini kapsayan çok paydaşlı bir süreç olduğuna ve sürecin başlangıç noktasını bireylerin oluşturduğuna vurgu yapıldı.

1991 yılında, geri dönüşüm odaklı sürdürülebilir gelişmeye katkı sağlamak üzere, bir gönüllü sanayi inisiyatifi olarak kurulan ve 31 yıldır artan bir ivmeyle sürdürdüğü çalışmalarıyla, geniş kitlelere dokunan bir sivil toplum kuruluşu kimliği kazanan ÇEVKO Vakfı, özellikle son yıllarda ülkemizde “İklim krizi ile savaşım” ve “döngüsel ekonomiye geçiş” konularında fikirsel önderlik üstelenen kurumların başında yer alıyor.

Sürdürülebilir bir dünya için, tüm bireylere sorumluluk düştüğünü ifade eden ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Atıkların aslında birer kaynak olduğunu unutmamalıyız. Atıklar geri dönüşüm sürecine sokularak yeni ürünlerin üretilmesinde ham madde olarak kullanılır. Geri dönüştürülmüş atıkların ham madde olarak kullanılması sayesinde, enerji tasarrufu sağlanır; su, ağaçlar, petrol, vb. doğal kaynaklar korunur. Üretim maliyeti düşer, yeni iş olanakları yaratılır, böylelikle ülke ekonomisine katkı sağlanır. Her şeyden önemlisi, gelecek kuşaklara daha mutlu olacakları, daha yaşanılır bir çevre ve kullanabilecekleri doğal kaynaklar bırakılır. Bu değer zincirinin başlangıç noktasını da bireyler olarak bizler ve olumlu davranışlarımız oluşturuyor. Öte yandan, atıkların ham madde olarak yeniden değerlendirilmesini sağlamak, yani geri dönüşüm için evlerimizde atıklarımızı ayrı olarak biriktirmek ve geri dönüşümlerini sağlamak da sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Bu konularda duyarlılık gösteren her birey, bu olumlu davranışların en yakınlarından başlayarak çevresinde yaygınlaşması ve bu konuda bilincin ve farkındalığın artması için gönüllü katkı sağlayabilir” şeklinde konuştu.

Sabancı Grubu sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına devam ediyor

Sabancı Ventures yeşil hidrojen ekipman üreticisi Singapur merkezli SungreenH2’ye 800 bin dolar yatırım yaptı

Sabancı Holding’in Kurumsal Girişim Sermayesi Fonu olan Sabancı Ventures, Sabancı Grubu’nun sürdürülebilirlik ve sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda 2020 yılında kurulan hidrojen ekipman üreticisi SunGreenH2’ye 800 bin dolar yatırım yaptı. Sabancı Ventures, 1,5 milyon dolarlık yatırım turunda 800 bin dolar ile en yüksek yatırım yapan oldu. 

Singapur merkezli SunGreenH2, geleneksel hidrojen üretimini dönüştürmek üzere geliştirdiği teknolojisi ile sürdürülebilir enerji kaynakları ve suyu kullanarak yeşil hidrojen üreten ekipmanlar geliştiriyor. Patenti kendine ait elektrolizör teknolojisi ile, sektördeki rakiplerine göre yeşil hidrojeni çok daha çevreci, uygun maliyetli ve verimli üretmeyi hedefliyor. 

Şirketlerin ve ülkelerin sıfır emisyon hedeflerine önemli katkı sağlayacak olan yeşil hidrojenin seri üretimini global ölçekte yaygınlaştırmayı amaçlayan ve Ar-Ge merkezi Avustralya’da bulunan girişim, 2020 yılında Tulika Raj ve Saeid Masudy Panah tarafından kuruldu. Sıfır karbon salınımına sahip yeşil hidrojen, karbon ayak izini azaltabilmek için günümüzde mobiliteden sanayiye ve yenilenebilir enerjiye kadar birçok farklı alanda kullanılabiliyor. 

Sabancı Topluluğu olarak yatırımlara hız kesmeden devam ettiklerini belirten Sabancı Holding Strateji ve İş Geliştirme Grup Başkanı Gökhan Eyigün şunları söyledi: “Sabancı Topluluğu olarak Türkiye’nin ilk yeşil hidrojen üretimine geçtiğimiz yıl başlamıştık. Şimdi de bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz SunGreenH2 yatırımı, topluluk olarak bizlere 2030’a kadar 120 kat büyüyerek 120 milyar dolara ulaşması beklenen yeşil hidrojen pazarında erken pozisyonlanma fırsatı sunuyor. Bu yatırım, Sabancı Ventures’ın Asya-Pasifik bölgesindeki ilk girişim sermayesi yatırımı olması açısından da çok önemli. Gerçekleştirdiğimiz yatırımla ‘Dünya'nın Sabancı'sı’ olma yolundaki global ölçekte yaptığımız yatırımlarımıza Sabancı Ventures ile bir yenisini daha ekledik. Sabancı Topluluğu olarak ‘yeni ekonomi’ ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza devam ediyoruz.”

Sabancı Ventures geçtiğimiz yıl Zack.ai, Bulutistan, Albert Health, Figopara ve Supply Chain Wizard olmak üzere toplam 5 şirkete yatırım yapmıştı. Bu yatırımla birlikte 2020 yılının sonunda kurulan Sabancı Ventures’ın portföyündeki toplam girişim sayısı 8’e yükseldi.

Intralojistik çözümleri WIN EURASIA’da öne çıkacak sektörler arasında yer alıyor

İmalat sanayini Avrasya bölgesinde 29 yıldır aynı çatı altında bir araya getiren WIN EURASIA – World of Industry Fuarı, 7-10 Haziran 2023 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde “Endüstri gelecekle buluşuyor” mottosuyla sektörü uluslararası pazarlarla buluşturmaya hazırlanıyor. 6 salon ve 27 bin m2 net alanda yapılacak fuarda, ‘Enerji, Elektrik & Elektronik Teknolojileri’, ‘Kaynak ve Robotik Kaynak Teknolojileri’, ‘Lojistik, Tedarik Zinciri Yönetimi & İntralojistik Çözümleri’, ‘Endüstriyel Üretim Makinaları’ ve Endüstriyel ve Robotik Otomasyon & Akışkan Gücü Sistemleri’ sektörlerinden 500’ün üzerinde katılımcı firma yer alırken, tüm dünyadan 39.000’in üzerinde ziyaretçi/satın almacı bekleniyor.

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de yükselen pazarlardan biri olan ‘Tedarik Zinciri Yönetimi & İntralojistik Çözümleri’, bu yıl fuarda öne çıkacak sektörler arasında kabul ediliyor. Bir depo, dağıtım merkezi veya üretim tesisi içindeki mal ve taşınabilir eşyaların akışının yönetimi, kontrolü ve optimizasyonu olan Intralojistik, tedarik zinciri sürecinin önemli bir parçası ve doğru uygulandığı takdirde bir işletmenin başarısı için kritik öneme sahip.  Kısaca, bir işletmenin iç lojistiği olarak da tanımlanabilecek intralojistik, WIN EURASIA’da yaklaşık 50 firma ile temsil edilecek. Pegasolift, Onsekbunke, Önder Grup, Mutlu Akü, Stow gibi sektörün öncü ve lider firmaları, yük asansörü, engelli platformu, elektrikli yük taşıyıcı araç, elektrikli yolcu transfer aracı gibi ürünlerini ilk kez fuarda pazara sunacak. 

Sektörde olan talep ve yatırımlar giderek yükseliyor

Günümüzde depolama tesislerinde ve depo alanlarında kapasite artırımı, depolama teknolojileri ve raf sistemleri çözümlerine ilişkin talepler giderek yükseliyor ve bu durum sektöre ciddi yatırımlar yapılmasını da beraberinde getiriyor. Sanayi ve hizmet sektörü, tarım gibi pek çok alanda kullanılan “Tedarik Zinciri Yönetimi & İntralojistik Çözümleri”, WIN EURASIA’da, ‘Taşıma ve Kaldırma Teknolojileri’, ‘Depolama, Raf Sistemleri ve Depo Alanı Teknolojileri’, ‘Yükleme ve Konveyör Sistemleri’, ‘Depo Alanları ve Operasyonlar İçin Paketleme Teknolojileri’, ‘Etiketleme ve Barkodlama Teknolojileri’ ve ‘Lojistik ve İntralojistik IT Çözümleri’ alt sektörleri ile ziyaretçiyle buluşacak. Aynı salonda ziyaretçiyle buluşacak firmalar, fuarda profesyonel satın almacılar ile bir araya gelerek yeni iş fırsatlarına sahip olacak ve verimli bir fuar deneyimi yaşayacak. 

İmalat sanayini 360 derece deneyimlemek isteyenler, fuarın web sitesi üzerinden online ücretsiz ziyaretçi kaydı yapabilecekler.

PLASFED’den GES Yatırımları Semineri

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) tarafından Energy Nova A.Ş. işbirliğiyle İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Salonunda gerçekleştirilen ve açılış konuşmalarını İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz’in yaptığı Güneş Enerjisi Sistemlerinde Yatırım Semineri hakkında değerlendirmelerde bulunan Karadeniz: “Gerek plastik sektöründen gerek imalat sanayinin diğer kollarından büyük ilgi olan seminerde GES yatırımlarında dikkat edilmesi gereken detaylar üzerine odaklandık” dedi.

Yeşil dönüşümü sağlamalıyız

Dünyanın önemli bir paradigma değişikliğinden geçtiğini ve sürdürülebilirliğin önümüzdeki süreçte en önemli kavram olarak karşımıza çıkacağını dile getiren Karadeniz, “İmalat sanayimizin yeşil dönüşüme hızlı şekilde adapte olması gerekiyor. Aksi halde orta vadede ihracatımızın bu durumdan etkilenmesi işten bile değil. Öte yandan, karbon ayak izimizi azaltmak adına yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek, gerek firma ölçeğinde gerek ülke ölçeğinde bakıldığında ekonomik olarak büyük avantajlar sunuyor. Malum, ülkemiz fosil yakıtlar bakımından oldukça fakir bir ülke ve bu sebeple en önemli ithalat kalemlerimizin başında enerji geliyor. Oysa ki yenilenebilir enerji potansiyelimiz çok yüksek. Doğru politikalarla bu potansiyelin kullanıma açılması durumunda, enerji ithalatımızın hatırı sayılır ölçüde düşmesi ve bir yandan çevreyi korurken, diğer yandan daha sürdürülebilir bir dış ticaret dengesi yakalanması mümkün olabilir. Bu kapsamda yenilenebilir enerji yatırımlarında finansman imkanlarının genişletilmesi ve finansman maliyetlerinin aşağıya çekilmesi gerekiyor” dedi.

Kurumsal işbirliklerini arttıracağız

Plastik sektörünün ülkemiz için önemine değinen ve hemen hemen tüm sektörlere ara malı sağlaması sebebiyle stratejik önemi haiz bir sektör olduğunun altını çizerek sözlerine başlayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Enerji konusu imalat sanayimiz açısından çok kritik bir öneme sahip. Ham maddeden sonra gelen en büyük maliyet olarak karşımıza çıkmakta. Enerji; yapılan işin maliyetini, niteliğini ve en önemlisi rekabet gücünü belirleyen en önemi unsur olarak karşımızda bulunuyor. Türkiye ne yazık ki fosil kaynaklar açısından yeterli seviyede değil, ancak yenilenebilir enerji konusunda potansiyeli yüksek bir ülke. GES ve rüzgar enerjisi santralleri alanlarında yatırımlar son dönemde ciddi artış gösterdi, bunu görmek gelecek adına umutlu bir gelişme. İSO olarak biz de Sürdürülebilirlik şubemizle faaliyetlerimizi yoğun bir şekilde sürdürerek üyelerimizi bu konuda bilgilendirmeye çalışıyoruz. İleriki dönemde sürdürülebilirlik alanında kurumlararası iş birliklerini artırmamız gerekiyor” dedi.

Sektörde farkındalığı arttırmalıyız

Yoğun katılımla gerçekleştirilen seminerin ardından değerlendirmelerde bulunan Karadeniz, “Katılımcıların kafalarındaki soru işaretlerinin tamamının yanıtlanması adına GES yatırımlarında rol alan tüm bileşenlerden temsilcileri bir araya getirdik. Bu kapsamda EPC, panel, kablo, invertör, konstrüksiyon ve finansman alanında sektörün önde gelen firmalarıyla katılımcıları buluşturduk ve katılımcılar etkinlikten büyük bir memnuniyetle ayrıldı. Bundan sonraki süreçte karbon ayak izimizi azaltmak adına neler yapılabileceği yolunda sektörde farkındalığı arttırmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu kapsamda yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla imalat sanayinde farkındalığı arttırmak adına büyük bir çaba içerisinde olan Sayın Erdal Bahçıvan nezdinde İSO Yönetim Kuruluna ve Meclisine teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.

ÜNLÜ & Co danışmanlığında, Korsini’nin MCC’ye satışı tamamlandı

Türkiye’nin öncü yatırım hizmetleri ve varlık yönetim grubu ÜNLÜ & Co’nun satıcı taraf finansal danışmanlığını üstlendiği işlemde, Actera Group yatırımı olan Korozo Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. (“Korozo Group”) iştiraklerinden, IML (kalıp içi etiketleme) alanında dünyanın önde gelen üreticilerinden Korsini-Saf Ambalaj San. Ve Tic. A.Ş.‘nin %100 hissesinin (“Korsini”) ABD merkezli Multi-Color Corporation iştiraki MCC Verstraete N.V’ye (“MCC”) satışı tamamlandı. Satış işlemiyle birlikte Korsini, MCC çatısı altında yerel ve global piyasalarda büyümesini sürdürecek. 

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ÜNLÜ & Co Kurumsal Finansman Danışmanlık Yönetici Direktörü Zeynep Koçak, “Esnek ambalaj sektörünün önde gelen global oyuncusu Korozo Group’un satıcı taraf danışmanlığını üstlendiğimiz bu işlemin başarıyla gerçekleştirilmiş olmasından dolayı gururluyuz. Finansal piyasalardaki zorlu ortama rağmen, bu işlemi başarıyla tamamladık. Bu önemli işlemde olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Türkiye M&A pazarında önemli işlemlere imza atmaya devam edeceğiz” dedi.

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı