Monday, Jul 22nd

Last updateThu, 18 Jul 2019 9am

Buradasınız: Home Makale

Plastik ürünlerdeki sağlığa zararlı maddelerin kontrolü ve kısıtlanmasına dair yasal mevzuat

Özet

Sürekli yakın–temas halinde olduğumuz birçok plastik üründe, maalesef insan ve çevre sağlığına zararlı maddeler bulunabilmektedir. Bu sebeple, plastik ürünlerde bulunabilen bazı zararlı maddelere dair yasal kontroller ve kısıtlamalar getirildi. Bu çalışmada, özelliklerde plastik ürünlerin içerebileceği zararlı maddelerin kontrolüne ve kısıtlanmasına ilişkin bazı uluslararası sözleşmeler ve Avrupa Birliği (AB) mevzuatı paralelinde hazırlanmış ulusal mevzuatımız ve standartlar hakkında bilgi verildi. REACH, RoHS/WEEE, Oyuncak Güvenliği, Gıda ile Temas Eden Plastik Madde ve Malzemeler, Ambalaj ve Ambalaj Atıkları’na ilişkin AB mevzuatı üzerinde duruldu.

Anahtar kelimeler: Zararlı madde, kontrol, kısıtlama, mevzuat, REACH, RoHS/WEEE, oyuncak güvenliği, gıda, temas

Endüstri 4.0’da Bulut Bilişim ve Büyük Veri Analitiği

Özet

Yaşamımızın hemen her alanına girmiş bulunan bilişim teknolojilerinin, hem günlük işlerimizi hem de iş ve eğitim faaliyetlerimizi gerçekleştirmedeki desteği yadsınamayacak derecede önemli bir role sahiptir. Son zamanlarda adını sıkça duymaya başladığımız yenilikçi teknolojilerden biri olan Bulut Teknolojisi (Cloud Computing) de bilişim teknolojileri sektöründe yenilikçi servisler oluşturmaktadır. Çeşitli bilişim uygulama ve servislerin internetteki bir sunucuda (bulutta) bulunup, internete bağlı herhangi bir cihaz ile bu uygulama ve servislerin çalıştırılması olarak tanımlanan “Bulut Teknolojisi” ile altyapı hizmetleri, platform hizmetleri ve yazılım hizmetleri sunulabilmektedir. Bu imkanlar doğrultusunda Endüstri 4.0'ın yapı taşlarından olan büyük veri (bigdata) tanımı endüstride uygulanabilme imkanına sahip olmuştur. Algılama ve karar vermeyi artırmak için verinin analiz sürecinde yenilikçi biçimlere sahip olan hem bir varlık olarak analiz edilebilen hem de süreç olarak tanımlanabilen işlemleri kapsamaktadır. Bu yazıda büyük veriler ve bulut bilişim zorluklarını, büyük verinin kullanım alanlarına değineceğiz.

Anahtar kelimeler: Büyük veri, Bulut bilişim, Endüstri 4.0, PLM

Pazarlamanın geleceğini şekillendiren 10 teknoloji eğilimi

Pazarlamacılar yıllardır dijital yıkımdan bahsediyorlar. Ancak 2019'da dijital teknolojiler, pazarlamayı gerçek bir dönüşüme zorlayacak büyük bir yıkım dalgasını açığa çıkarmaya hazırlanıyor. Yeni dijital teknolojilerin hayatımıza giderek hızlanan girişi, artık pazarlamanın tüm "P"lerini, "C"lerini ve alfabenin geri kalan pazarlama ile ilgili tüm harflerini etkiliyor. Günümüzün modern sihirbazları ya da bir başka deyişle pazarlama uzmanları, bir yandan yeni teknolojileri kullanmada birlikte hareket ederken diğer yandan pazarlama karması ile değil teknoloji karması ile rekabet ediyor. Bu büyük teknolojik yıkım dalgası ile başlayan pazarlamanın geleceği şimdi ve kesinlikle dijital.

Polimerik Köpükler – Köpük Morfolojisi

ÖZET

Günümüzde üretim alanında faaliyet gösteren sektörlerin verimliliği, çeşitliliği arttırmak ve maliyeti düşürmek adına farklı, kullanışlı, uygulanabilir ve sürdürülebilir ham madde ve ürün geliştirilmesi üzerine yoğunlaşmaktadır. Teknolojinin sınırlarının minimum malzeme tüketimine odaklandığı dünyamızda polimerik malzemeler fonksiyonel malzeme üretimi açısından oldukça avantajlı bir ürün grubunu oluşturmaktadır. Hafiflik özelliği ile öne çıkan polimerik köpükler izolasyon sistemlerinden medikal implantlara kadar farklı birçok alanda kullanılmaktadır. Bunların yanında çeşitli sektörlerin ihtiyacı olarak bilinen artan tokluk, artan termal kararlılık ve ısıl yalıtım gibi özellikleri de içeren polimerik köpük malzemelerin araştırma- geliştirme çalışmaları yeni uygulama alanları yaratmaktadır. Bu özelliklere sahip olmasından dolayı endüstride genellikle polietilen, poliüretan, polivinilklorür, polistiren gibi polimerler kullanılmaktadır. Bu çalışmada polimerik köpük malzemelerin morfolojisi ve köpük morfolojisine etki eden faktörler açısından ele alınmakta ve bu malzemelerin morfoloji analizinde kullanılan yöntemlere değinilmektedir.

Üretim yapan fabrikalardaki üretim hatları izlenebilirliği

Özet

Bu çalışma dünyada yeni gelişmekte olan Endüstri 4.0 kavramıyla birlikte rekabetin küresel boyutta olduğu durumda işletmelerimizin bu süreçte performanslarını sürekli olarak arttırmak zorundadırlar. Üretim yapan işletmelerde ürünlerin ortaya çıkmasında makinelerin performansı büyük ölçüde makinelere bağlı olduğundan bu makine sisteminin bir bilgi sistemi kapsamında izlenilmesi ve ölçülmesi, makinelerde yaşanan üretim kayıplarının ortadan kaldırılması aşamasında büyük önem taşımaktadır. Çalışmada üretim hatlarındaki makinelerin performansını arttırma, hammaddeden son ürün evresine kadarki izlenebilirliği ve bu sayede üretim kayıplarını, yanlış ürün oluşumları ve daha kaliteli ürün oluşturma işlemlerine faydası konu almıştır.

Anahtar kelimeler: İzlenebilirlik, Yazılım, Endüstri 4.0

Yapı uygulamalarında kullanılan polimerler -1-

Özet

Polimerler; hafif ve buna rağmen güçlü bir yapıya sahip olması, dayanıklılığı, tokluğunun iyi olması, uygun maliyet ve bakım giderlerine sahip olması, izolasyon özelliklerinin yüksek olması gibi birçok özelliklerinden dolayı yapı ve inşaat sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, zemin kaplamaları, duvar kaplamaları, panjurlar, çitler ve korkuluklarda kullanılan polimerler ele alınmıştır.

1. Giriş

Polimerler; iyi darbe dayanımı, yüksek tokluk, korozyona karşı dayanım, hafiflik gibi birçok özelliklerinden dolayı yapı ve inşaat sektöründe oldukça yaygın ve farklı formlarda kullanılmaktadır. Dünya’da polimer tüketimini yönlendiren sektörlerin başında ambalaj sanayi birinci sırada olup, bunu yapı ve inşaat sanayi izlemektedir [1, 2].

Yeni sürdürülebilirlik yaklaşımı kapımızda

Dönüşüm rüzgârı Dünya’yı kasıp kavuruyor. Markalar dijital çağa ayak uydurmak için yarışırken adını ilk kez duyduğumuz yeni nesil teknolojiler giderek artan bir hızla hayatımıza giriyor. Peki, “Sürdürülebilirlik” bu dönüşümden nasıl etkileniyor? Dönüşen sürdürülebilirlik hayatımızı nasıl etkileyecek? Orbis Danışmanlık kapımıza dayanan yeni sürdürülebilirlik yaklaşımı ile ilgili tüm soruları cevaplıyor.

2018 yılını dönüşüm yılı ilan eden markalar, dijital çağda bayrak yarışını önde tamamlamak için organizasyonel yapılarını değiştirerek tüm yetkinliklerini artıracak yeni iş yapış şekillerine odaklandılar. AB Komisyonu’nun 2030 İklim ve Çevre Hedefleri’ni açıklaması ile yeniden dikkatleri üzerine toplayan Sürdürülebilirlik konusu da markaları derinden etkileyecek bir dönüşüme başladı. 

Hastanelerde elektromanyetik kirlilik yalıtımı

Özet

Gelişen teknolojiyle birlikte; cep telefonları, baz istasyonları, mikrodalga fırınlar, bilgisayarlar, elektronik haberleşme ağları, radyo-televizyon vericileri, askeri savunma sistemleri vb. cihazların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu artış ile meydana gelen elektromanyetik dalgaların yarattığı kirlilik; ortamda yaşayan canlıların sağlığı başta olmak üzere çalışılan aygıt ve sistemlerde ciddi sorunlara sebep olmaktadır [1].

Elektromanyetik dalga kirliliğinin problem olduğu en önemli yerlerden biri de hastanelerdir. Hastanelerde; yoğun bakım üniteleri, yeni doğan üniteleri, çocuk sağlığı üniteleri gibi bölümlerde bulunan hasta ve ziyaretçiler, yoğun elektromanyetik kirliliğe maruz kalmaktadır. Maruz kalınan elektromanyetik dalgaların; stres, uykusuzluk, migren, cilt problemleri, hafıza kaybı, kilo alımı, lösemi, beyin tümörü, kalp rahatsızlıkları, parkinson, alzheimer, kanser, hamilelerde düşük riski ve erkeklerde sperm azalması gibi birçok soruna sebep olduğu kanıtlanmıştır [2].

Endüstri 4.0’dan Ambalaj 4.0’a doğru

Dünya’yı saran dijital dönüşüm rüzgârı, pek çok sektörde taşları yerinden oynatmaya başladı. Peki, ambalaj sektörü bu rüzgârdan nasıl etkileniyor? Türkiye Ambalaj sektörü dönüşüm yarışından önde çıkmak için, kompleks tedarik zinciri sistemlerine Nesnelerin İnterneti ve Endüstri 4.0 uygulamalarını nasıl adapte etmeli? Ambalaj sektöründe yoğun bilgi birikimi ve derin tecrübeye sahip Orbis Danışmanlık, tüm bu sorulara yanıt veriyor.

Türkiye Ambalaj sektörü;  ileri teknolojisi, ürün çeşitliliği ve yüksek kalitesi ile adından global arenada da söz ettiriyor. Son 7 yıldır devam eden büyümesini 2018’de de sürdüren ambalaj sektörü, seneyi 23 milyar dolar Pazar büyüklüğü ve 4,5 - 5 milyar dolar ihracat ile kapatmayı hedefliyor. Yüksek rekabet gücü ve potansiyeli ile Avrupa ve Asya pazarları başta olmak üzere 180’den fazla ülkeye ihracat yapan sektör, 2023’de de 30 milyar dolarlık Pazar büyüklüğü ve 10 milyar dolarlık ihracat hedefine koşuyor.

Hızla gelişen Poli (Laktik Asit) teknolojisine genel bakış

Özet

Polilaktik asit, birçok uygulama için petrokimya bazlı plastiklere bir alternatif olduğunu kanıtlamaktadır. Yenilenebilir kaynaklardan üretilir ve biyolojik olarak bozunabilir, H2O, CO2 ve humus olarak dekompoze edilebilir. Buna ek olarak, kâğıt kaplama, lifler, filmler ve paketleme dâhil olmak üzere çeşitli uygulamalarda kullanıma olanak sağlayan eşsiz fiziksel özelliklere sahiptir.

Anahtar Kelimeler: Polilaktik asit, PLA, laktit, polimerizasyon, biyobozunur materyal 

1. Giriş

Polilaktik asit (PLA) mısır ve şeker pancarı gibi %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen çok yönlü, biyobozunur, alifatik bir polyesterdir. PLA, çok çeşitli emtia uygulamalarda (ticareti yapılabilen tüm ürünler) büyük umut vaat eden bir malzemedir. Mükemmel malzeme özelliklerine rağmen, ticari canlılığı diğer polimerlere göre nispeten yüksek üretim maliyeti ile sınırlanmıştır. Şimdiye kadar, PLA, petrol bazlı plastiklerin uygulamalardaki yerini alarak büyük bir başarı elde etmiştir ve çoğu biyomedikal uygulamalarda yerini almıştır (1). 1997 yılında yeni bir şirket olan Cargill Dow LLC, üretim maliyetini önemli ölçüde azaltmak ve PLA'yı büyük hacimli bir plastik yapmak amacıyla PLA'nın üretimine ve pazarlamasına odaklanmak için iki büyük şirketi bir araya getirmiştir (2).

Enjeksiyonda kalıplanmış PP ve PP kompozitin birleşme izi özelliklerinin incelenmesi

Özet

Yapılan deneysel çalışmada katkılı ve katkısız PP malzemelerin enjeksiyon işleminde oluşan birleşme izlerinin mekanik davranışlara etkileri incelenmiştir. Deneylerde PP ve PP+%30 cam elyaf (CE) malzemeler kullanılmıştır. Çalışmada aynı enjeksiyon kalıbı ile tek girişli-birleşme izsiz daha sonra simetrik çift giriş açılarak birleşme izli çekme ve eğme numuneleri basılmıştır. Malzemeler üç farklı proses sıcaklığında basılmıştır. Kalıpta soğutma işlemi homojen olarak tasarlanmış ve Moldflow programıyla akış analizi yapılmıştır. Birleşme izli ve izsiz numuneler çekme ve eğme deneylerine tabi tutulmuşlardır.

Plastik parçalarda oluşan akış izi probleminin saptanması ve giderilmesi

Özet

Günümüz otomotiv endüstrisi, araçların hafifletilerek emisyon değerlerin azaltılması konusunda büyük uğraşlar vermektedir. Araçların hafifletilmesinde, metal parçalar yerine plastik parçalar kullanmak en çok kullanılan yöntemdir. Otomotiv sektöründe kullanılmakta olan plastik parçaların büyük çoğunluğu plastik enjeksiyon yöntemi kullanılarak üretilmektedir. Ancak plastik parçalar üzerinde, plastik enjeksiyon prosesi kaynaklı bazı problemleri vardır ve üretim öncesinde tahmin edilebilmesi yer yer güç olabilir. Plastik parçalarda üretim prosesine bağlı olarak en çok gözlenen problemlerden bir tanesi de plastik akış izleridir. Bu problemin oluşabileceği, oluşması halinde parçanın neresinde ve ne şiddette oluşabileceğini önceden tahmin edebilmek çok zordur. Bu nedenle plastik parça için kalıp imalatı yapılmadan önce, plastik akış simülasyon yazılımları ile olası problemler, bu problemlerin oluşacağı bölgeler ve problemlerin kritiklik seviyeleri önceden saptanarak gerekli önlemlerin önceden alınması, zaman ve maliyet kazancı açısından oldukça önem kazanmıştır. Günümüz otomotiv endüstrisinde, plastik parçalar için akış simülasyon yazılımları kullanımının getirdiği faydalar, gün geçtikçe daha fazla fark edilir olmuş ve bu tür yazılımların kullanım oranı her geçen gün artmaktadır.  Bu çalışmada, plastik parça üzerinde oluşan malzeme akış izlerinin oluşum nedeni Autodesk Moldflow analiz programı ile saptanmış ve çözüm için yapılabilecek tasarım değişiklikleri Autodesk Moldflow analiz programı kullanılarak doğrulanmış ve en uygun çözüm yöntemi saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Otomotiv, Akış İzleri, Plastik, Moldflow

Ürün yaşam döngüsü yönetiminde dijital insan modellemesi

Özet

Küresel rekabet ve hızla değişen müşteri talepleri, üretim yöntemlerinde ve imalat sistemlerinin konfigürasyonunda büyük değişikliklere neden olmuştur. Ürün ve üretim sistemleri bu talepleri karşılamak için hızla ve sürekli olarak değişmekte ve daha kısa pazar ömrüyle sunulacak ürün versiyonlarının artmasına neden olmaktadır. Geleneksel ürün tasarımı ve üretim planlaması bu son derece dinamik ürün geliştirme döngüleri varyasyonlarının üstesinden gelmek için yetersizdir. Bu geçmişe karşı, sanal ürün ve üretim geliştirme daha da önem kazanmaktadır. Dijital insan modelleme (DHM) araçlarının geliştirilmesi 1960'lı yıllarda başlamış ve kazanılmıştır. Yazılımın içeriği, kullanışlılığı ve problem çözme kabiliyetinde bir iyileşmeye yol açan son yıllarda ivme kazanmaktadır.

Dayanıklı tüketim mallarında kullanılan plastiklerin geri dönüştürülmesi

Özellikle ambalaj sektöründeki plastiklerin geri dönüştürme çalışmalarında son yıllarda oldukça büyük gelişmeler sağlandı. Geri dönüşüm maliyetlerinde oldukça ciddi dalgalanmalar olmasına rağmen özellikle PET ve HDPE’nin geri dönüşüm faaliyetleri büyük ölçüde devam etmektedir. Geliştirilecek olan yeni ve uygun maliyetteki teknolojiler ile ürün kalitesinin artırılması çok daha kolaylaşacaktır.

Dayanıklı tüketim mallarındaki geri dönüşüm çalışmaları ise sürekli bir gelişim göstermektedir. Otomotiv, beyaz eşya, bilgisayar, elektrik elektronik ve spor malzemeleri bu alandaki temel malzeme gruplarını oluşturuyor. Özellikle ömrünü tamamlamış ürünlerin bertaraf mevzuatı doğrultusunda üreticiye yüklenen sorumluluk ile süreç hızlanarak devam etmektedir. 

Termoplastik Nişasta

1.Giriş

Nişasta amiloz ve amilopektin içeren iki farklı polisakkarit biriminden meydana gelen doğal kaynaklı bir polimerdir. Nişasta yapısında hidrojen grupları nedeniyle, kuvvetli hidrojen bağları bulunur. Bu hidrojen bağları ise nişasta molekülleri arasında kuvvetli molekül arası bağ oluşturmaktadır. Bu bağlar ile amiloz ve amilopektin birimlerinin düzenli dizilimi nedeniyle moleküler hareketlilik kısıtlı hale gelir. Bu da nişasta moleküllerinin işlenme kabiliyetini sınırlandırır [1–4].

Termoplastik nişasta ve polimer sektöründeki uygulamaları

ÖZET

Nişasta mısır, buğday ve patates gibi yenilenebilir bitki kaynaklarından elde edilen ve biyolojik olarak parçalanan bir biyopolimerdir. Nişasta, yarı kristalin bir yapıya sahip olmasına rağmen,geleneksel termoplastikler gibi ısı ile şekillendirilememektedir. Bunun sebebi, nişastanın morfolojisi ve yapısındaki makromolekül zincirler arasında oluşan ikincil etkileşimleridir. Nişastanın termoplastikler gibi ısı ile şekillendirilebilmesi için, plastikleştiriciler kullanılmakta ve nişasta termoplastik nişastaya (TPN) dönüştürülmektedir. Termoplastik nişasta sahip olduğu geri dönüştürülebilme, yenilenebilirlik ve sürdürülebilirlik özellikleri ile çevreye ve atıkların kullanımı ile ekonomiye sağladığı avantajlardan dolayı çöp poşetlerinde, gıda ambalajlarında, rijit ambalajlarda, köpük üretiminde ve enjeksiyon kalıplama ile üretilen bazı ürünlerde, tek başına veya diğer termoplastiklerle karıştırılarak kullanılabilmektedir. Bu çalışmada TPN yapısı ve temel özellikleri ve bazı uygulamaları ele alınmıştır. 

Medikal ve Ambalaj

Medikal sektörde en temel unsur tıbbi malzemedir. Tek veya çok kullanımlık şırıngalar, setler, eldivenler, pensler, iğneler, ameliyat önlükleri, hasta yatağı örtüleri, saymakla bitmez. Bütün bu ürünlerin sağlıklı-korunaklı olması şarttır. Ayrıca bunlar kolay kullanışlı olmalıdır. Daha da ötesi bir ambalaj içinde olmalıdır… Ambalaj?

Ambalaj, üretim sürecinin uzantılarından biridir ama oldukça önemlidir. Ambalajın tasarımı en başta depo ve stok verimliliğini etkiler. Ambalajın görünüşü, kullanışlı olması, onu benzer kulvardaki rakip ürünlerden ayırır. Tüketici tercihlerini etkiler. Ambalaj, ürünü steril tutar.

Plastik sektöründe yapay zekâ ile ürün kontrolü

Özet

Yapay zekâ kullanımı, gelişen teknolojinin sağladığı hız ve maliyet avantajıyla birlikte yaygın hale gelmeye başlanmıştır. Bu durumdan en fazla etkilenmesi beklenen organizasyonların başında imalat sektörü gelmektedir. 4. Sanayi Devrimi’nin başlamış olduğu ve hızla ilerlediği günümüzde, işletmelerin bu dönüşümü sağlayabilmeleri için teknolojiyi, üretim süreçlerini sekteye uğratmadan, mevcut yapı ile bütünleştirmeleri gerekmektedir.  Bütünleştirmenin sağlanabilmesi için, kullanılacak süreçlerin teknolojik yatırım ve sürdürme maliyetlerinin uygunluğu ile kuruluşun teknolojiye adaptasyon süresi dikkat edilmesi gereken en önemli ölçütlerdir. Bu ölçütlerin uygun olduğu süreçlerde görüntü işleme ile kalite kontrol işlemlerinin yürütülmesi; kontrol operasyonlarının esnek, temassız, sürekli ve uygun maliyetlere yapılmasını sağlayacaktır.  

Otomotiv sektöründe ağırlık azaltmada önemli bir teknoloji: MuCell

1. Giriş

Gelişen otomotiv sektöründe firmalar arası rekabet hızla yükselmekte ve buna bağlı olarak verimlilik artışı, kaynakların etkin kullanımı, idari ve teknik organizasyon gibi unsurlarla birlikte araçlarda ağırlık azaltma büyük önem kazanmaktadır [1].

Avrupa Birliği’nin mevzuatına göre yeni binek araçlarda CO2 salınımı 120 g CO2/km’yi geçmeyecek ve kilometre başına sınırı geçen her gram CO2 salınımı için 95€ ceza uygulanacaktır. Genel bir kural olarak, bir araçta yapılan 100 kg’lık ağırlık azaltma çalışması kabaca 0,5 L yakıt tasarrufu sağlamakta ve bu da yaklaşık olarak kilometre başına 10 gr CO2 gazı emisyonuna karşılık gelmektedir. Buna ek olarak yükselen yakıt değerleri yüzünden ağırlık azaltma çalışmaları, düşük yakıt tüketimi sağladığından ve işletme giderlerini azalttığından tüketici tarafından da tercih edilmektedir. Hedeflenen CO2 emisyon değerlerini aşan araçlarda yapılacak 1 kg ağırlık azaltma çalışması yaklaşık olarak 10€ değerindedir. Hedeflenen CO2 gazı emisyon değerlerine ulaşmak, yapılan ağırlık azaltma çalışmalarıyla birlikte, motor ve aktarma organlarının geliştirilmesi, alternatif yakıtlar ve diğer gelişmelerle olasıdır [2].

Endüstri için Yapay Zekâ -2-

3.2. Yapay Zekânın Kullanım Alanları 

Yapay Zekâ var olan yetenekleriyle şirketlerde en alt katmandan en üst katmana kadar kendine yer bulmuştur. Bulundurduğu potansiyel ile halen yeni girişimleri kendine çekmektedir ve endüstride yepyeni bir bakış açısı yaratmıştır. Big Data ve IoT teknolojileri ile belirli görevlerde insan performansının çok üstüne geçerek çok büyük katma değer fırsatları yaratmıştır. Yapay Zekânın kattığı değer ve potansiyelini göz önünde bulundurduğumuzda kullanım alanlarını 3 önemli kategoride sınıflandırabiliriz; Tasarım ve Ürün Geliştirme, Üretim, Yönetim ve İş Süreçleri.

Yenilebilir polimerik filmlerin karakterizasyonunda kullanılan testler ve yenilebilir film teknolojisindeki trendler

Özet

Polimer biliminde doğal polimerlere olan ilginin artması ile ve gıda ürünlerinde yaşanan israfı önlemek amaçlı yenilebilir film ve kaplamalara yönelik çalışmalar artan bir ivmeyle devam etmektedir. “Yenilebilir Film ve Kaplamalar-1” isimli yayında geçmişten günümüze bu alanda kullanılan doğal polimerler ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Bunu takip eden “Yenilebilir Film ve Kaplamalar-2”isimli yayında gıda ürünlerinin maruz kaldığı işlemler sonucunda bozunmalarını minimize etmek amaçlı kullanılan, gıdada uygulanmasına ilgili birimlerce onay verilmiş doğal ve/veya sentetik plastikleştiriciler ve antioksidanlara değinilmiştir.“Yenilebilir Film ve Kaplamalar-3” isimli yayında ise yenilebilir film ve kaplamaların yapı ve işlevselliği ve gıda ürünlerine uygulanma yöntemleri incelenmiştir. Yenilebilir film ve kaplamalara yönelik bu son yayında ise bu malzemelerin performanslarının değerlendirilebilmesi için yapılan testler ve yenilebilir film teknolojisindeki trendler hakkında temel bilgi ve öngörülere yer verilmektedir.

PlastEurasia İstanbul Fuarı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı