Thursday, Feb 09th

Last updateWed, 25 Jan 2023 1pm

Buradasınız: Home Röportaj

MT Makina Genel Müdür Yardımcısı Hacer Emine Soydan

MT Makina Genel Müdür Yardımcısı Hacer Emine Soydan“Mühendislik sınırları içerisinde gerçekleşebilecek her projede varız”

MT Makina olarak proje bazlı çalışan bir yerli üretici olarak parçalama, kırma, öğütme, presleme, yakma makineleri ve geri dönüşüm tesisleri üretmekteyiz. Genellikle Arap ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihracatımız mevcuttur. 2023 yılı içerisinde ciddi bir ihracat hacmi bekliyoruz. Bunun her yıl artarak devam edeceğinden hiç şüphemiz yok.

MT Makina Genel Müdür Yardımcısı Hacer Emine Soydan ile dosya konumuz kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportajda şirket olarak yakaladıkları başarılara ve gelecek dönem hedeflerine değindik.

MT Makina’nın kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Kurucu olan Müslim Bağluca Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği mezunudur. Bundan yaklaşık 20 yıl önce geri dönüşüm sektörünün ilk yıllarında MT Makina’yı kurmuştur. Yıllar içerisinde Müslim Bağluca mühendislik yetenekleri ile firmayı bugünlere taşımıştır. Geri dönüşümün en önemli kaynak olduğu prensibinden yola çıkan firmamız, tüm çalışanları ile kenetlenmiş bir aile anlayışı içindedir. Bu sayede doğru ve dürüst olmaktan taviz vermeden büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir. Tecrübeli kadromuz çağdaş çalışma alanları ve her geçen gün genişleyen modern makina parkuru ile sektörünün en iyisi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Ravago Petrokimya A.Ş. CEO’su Sami Amira

“Geri dönüşümden elde edilen plastik üretimi konsepti bizim DNA’mızda var”

Çevreci yaklaşımlar çerçevesinde, müşteri ve tedarikçi iş partnerlerimizle geri dönüşüm çalışmalarımız her geçen gün artarak devam ediyor. Şu aşamada işbirliği yaptığımız firmaların granüle ettikleri atıkları kullanmaktayız. Bu çalışmalara hız kazandırmak için de hem üretim hurdaları/atıkları, hem doğaya bırakılmış plastik atıkları değerlendirmek için İzmir Aliağa tesisimizde Geri Dönüşüm fabrikamızın yatırımına başladık. Muhtemelen 2024 yılı başlarında, 30,000 MT/yıl kapasiteli geri dönüşüm fabrikamız hizmete başlamış olacak.

20 yılı aşkın bir süredir Türkiye'de faaliyette olan Ravago Petrokimya'nın kuruluşuyla birlikte bugüne kadarki faaliyetlerini ve başarılarını paylaşabilir misiniz? 

1998'den bu yana Türkiye’de yaptığı yatırımlarla plastik sektörünün önemli oyuncularından biri haline gelen Ravago, 2013 yılında Türkiye’deki tüm plastik üretim şirketlerini Ravago Petrokimya AŞ. çatısı altına topladı. Bugün Ravago Petrokimya; Taysad (Kocaeli) ve Aliağa (İzmir) üretim tesislerinde toplam 255 bin m² alan üzerinde faaliyet gösteren, 300 bin tonluk üretim kapasitesi ile polimer hammadde üretim ve satışında, Türkiye’nin 2’nci büyük plastik üreticisi konumundadır. 

Plastec Makina Genel Müdürü Yunus Emre Karabulut

“LK Group’un desteğiyle birlikte çok büyük başarılara imza attık”

Sektörümüzün ve sanayicimizin ihtiyaç duyduğu enjeksiyon makinelerini 100 adetlik Türkiye’nin en büyük stok gücümüzle müşterilerimizin hizmetine sunmaktayız. En büyük özelliğimiz ise teknik servis hızımıza ve yeterliliğimize uygun çözüm odaklı hizmetimiz ve yetkinliğimizdir.

Plastik enjeksiyon makine sektöründe satış ve pazarlama alanında edindiğiniz uzun yıllara dayanan birikim ve deneyiminizi 2017 yılında PLASTEC Makina firmasını kurarak taçlandırdınız. Plastik & Ambalaj Teknolojisi dergisi olarak yakından tanıklık ettiğimiz bu başarılı serüveni bize kısaca anlatır mısınız?

Yaklaşık 15 yıllık plastik enjeksiyon makineleri satış tecrübemizle Hong Kong menşeili LK GRUP’un Türkiye, Ortadoğu, Rusya ve Avrupa bayiliğini üstlenmekteyiz. Sektörümüzün ve sanayicimizin ihtiyaç duyduğu enjeksiyon makinelerini 100 adetlik Türkiye’nin en büyük stok gücümüzle her daim anında teslim imkanı, merkez ofisimiz ve Türkiye’nin 3 bölgesindeki teknik servis ofislerindeki yetişmiş teknik kadromuzla müşterilerimizin hizmetine sunmaktayız. Dünyanın en büyük markalarından biri olan LK Group’un pazara olan desteğiyle birlikte çok büyük başarılara imza attık.

Potenza, Forza, Lena, Varia, Effecta, Elettrica ve Doppio olarak farklı modelleri bulunan makinelerinizi hız, enerji tüketimi, hassaslık, doğruluk, fire verimlilik ve maliyet gibi noktalardan kıyaslarsanız özellikleri konusunda neler söylersiniz?

Bildiğiniz üzere LK A++ enerji verimlilik belgesine sahip tek firma. Ayrıca hassasiyet ve sürdürülebilirlik anlamında ise rakiplerimizden çok önde olduğumuzu ifade etmek isteriz. Her ihtiyaca uygun çözümler sunan geniş makine seçeneği ve eş zamanlı sunduğumuz teknik servis desteği ise müşterilerimizin bizi seçmesindeki en büyük etken olmaktadır.

Orego Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. Pazarlama Müdürü İnanç Pestil

Orego Ambalaj enerji ihtiyacının %25’ini güneş enerjisi ile karşılıyor

2008 yılında bir aile şirketi olarak %100 yerli sermaye ile kurulan Orego Ambalaj, 35.000 m2’lik alan üzerine kurulu üretim tesisinde en yeni teknolojileri bünyesine dahil ederek, gıda endüstrisi, yemek servisi sektörleri için yüksek performanslı, gıdayı koruyan, müşteri alımını teşvik eden plastik ve kağıt ambalajların tasarımı, üretimi ve pazarlaması konularında hizmet veriyor. Geniş ürün yelpazesiyle Avrupa başta olmak üzere 50’ye yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Müşterilerine yüksek kalitede ürünler sunan Orego, sahip olduğu BRCGS Packaging, SEDEX, ISO 9001- 2015 ve FSC belgeleri ile “her zaman en iyisi” prensibi ile güvenden ödün vermeden çalışmalarına devam ediyor.

Orego Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. Pazarlama Müdürü İnanç Pestil ile bir araya gelerek günümüzde ambalaj ve sürdürülebilirlik konularına değindiğimiz keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Ambalajın ticari hayatta değişimini nasıl değerlendirirsiniz?

Ambalajın ticari hayatta üç rolü olmuştur: koruma, teşvik etme ve performans. Korumayla birlikte, ürünleri müşterilere ulaştırma ya da dağıtım kanalları değiştikçe tutundurmayla ilgili ihtiyaçlar da gelişti ve yeni gelişmeler görmeye devam ediyoruz. Tüketicilerin değişen beklentileriyle beraber ambalajın ürün tutundurma rolü giderek önem kazanmakta ve müşterilerimizin satışlarını artırmalarına yardımcı olmaktadır. Ancak en büyük değişiklikler performansla ilgili ve önümüzdeki yıllarda performans ile ilgili gelişmeler devam edecek.

Önersan Ambalaj Makinaları Firma Sahibi Nejla Öner

“Uzmanlık alanımız shrink ambalaj makineleridir”

Polietilen ve poliolefin film ile ambalaj yapan manuel, yarı otomatik ve tam otomatik shrink makineleri müşterilerimizin kullanımına sunmaktayız. Firmamızın en önemli özelliği son teknolojileri ve gelişmeleri sistemlerinde uygulayarak günümüz rekabet koşullarının ve tüketici isteklerinin gerektirdiği zor ve değişik paketleme uygulamalarına çözüm getirmesidir. Bir başka deyişle bu sektörün terziliğini yapmaktayız. Bu bağlamda firmaların en büyük çözüm ortağı olarak talep ve ihtiyaçlarına cevap vermekteyiz.  

Önersan Ambalaj Makinaları Firma Sahibi Nejla Öner, Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Berivan Kaya’nın sorularını yanıtladı.

Nejla hanım öncelikle sizi ve firmanızı tanımak isteriz. Okuyucularımız için firmanızın kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim sürecini kısaca anlatabilir misiniz?

Bulgaristan göçmeni bir ailenin tek çocuğu olarak 1955’te İstanbul’da doğdum. 1993 yılında eşim vefat edince firmanın başına geçerek mücadelemi bugünlere kadar sürdürmekteyim.

1964 yılında ilk olarak torba ağzı kapama makineleri ile yola çıkan Önersan Ambalaj, 1976 yılına kadar sipariş üzerine makineler üretmiş olup, bu tarihten sonra shrink ambalaj makineleri konusunda Türkiye’de ilk üretici firma olarak bu sektörde hizmet vermeye başlamıştır. 2000 yılında İkitelli’deki yerine taşındıktan sonra standart donanımlı makine imalatına ağırlık verilmiştir. Türkiye’de ve yurtdışında toplamda 2800’ün üzerinde makinesi olan firmamız emin adımlarla yoluna devam etmektedir.

ERDA Genel Müdürü Saner San

“Logomuz, sektörde kalıcılığımızı ve teknolojik dönüşümümüzü yansıtmaktadır”

Özgün ambalaj makineleri tasarımı ve üretimi, teknik uzmanlık ve bilgi birikimi gerektirir. ERDA olarak sadece etiketleme makineleri konusunda uzmanlaşmamız, global pazarda üst segmentteki rakiplerimizin teknoloji seviyesini yakalamamızı sağladı. Fiyatına bağlı olmaksızın her ERDA etiketleme makinesi aynı kalite çizgisinde ve etiketleme hassasiyetinde üretilmektedir.

ERDA Genel Müdürü Saner San, şirket olarak yakaladıkları başarıları ve gelecek dönem hedeflerini Yazı İşleri Müdürümüz Berivan Kaya ile paylaştı.

ERDA, otuz yıla yakın bir süredir etiketleme makinelerinin üretimini yapıyor. İthalat deneyimi ile başlayan sonra üretime evrilen bu süreci kısaca anlatır mısınız?

İlk yıllarımızda İtalyan ALTECH firmasının tek yetkili distribütörü olarak kendinden yapışkanlı etiketleme makineleri ithalatı, satışı ve teknik servisi ile ambalaj makineleri sektörüne adım atmıştık. 1998’den sonra etiketleme makineleri tasarımı ve üretiminde yoğunlaştık. Başlangıçta standart donanımlı basit kullanımlı etiketleme makinelerinin üretimini hedefleyen ERDA aradan geçen süre içinde, ülkemizde ürün izlenebilirliğinin ön plana çıkması, firmaların kendilerine özgü tasarım ürünlere ağırlık vermesi ve ölçek ekonomisinin önem kazanması ile daha sofistike etiketleme makinelerinin tasarımlarını ön plana çıkarmıştır. Bu süreçte, ürüne özel ve yüksek kapasiteli etiketleme makinesi tasarımlarına ağırlık verilmiştir. 

BonaBant Yönetim Kurulu Başkanı Nida Beyoğlu Arslan

“Bonabant inovatif ürünleriyle 25 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor”

Mersin'de kurduğumuz tesisle Türkiye'de akrilik bant üreten ilk firma olma özelliği taşıyan BonaBant, ürettiği ürünlerle Türkiye'de ve dış pazarda dikkat çekmeyi başardı. Ar-Ge ve inovansyon alanında da ciddi bir çalışma yaparak, sessiz bant ve kağıt bant proje ürünleri ile de dış pazarda tercih edilen marka haline geldik. İhracat yaptığımız ülke sayısını her geçen yıl artırarak ilerliyoruz. Ürünlerimizin en çok Avrupa pazarında yer bulmasını istiyoruz. Buna göre yoğun bir çalışma içerisindeyiz. 

BonaBant'ın bu güne kadar gelinen noktadaki faaliyetlerini değerlendiren BonaBant Yönetim Kurulu Başkanı Nida Beyoğlu Arslan, Yazı İşleri Müdürümüz Berivan Kaya’nın sorularını yanıtladı.

Elektromag Makine Genel Müdürü Ozan Okur

“Ülkemizde olmayan makinelerin ilk üretimini yapmak bizi benzersiz kılan özelliğimizdir”

Rekabet her geçen gün artıyor ve sektöre yeni firmalar giriyor. Burada bizi ayrıştıran özellik en kaliteli ürünleri üretiyor olmamız ve 1978 yılından beri ambalaj makineleri sektöründe Türkiye’de lider üretici firma olmamızdır. Şuan bizim kadar geniş bir ürün portfolyosuna sahip bir üretici firma yok. Marka kimliğimizi geliştirirken en büyük yatırımızı ürün geliştirmesine ve tutundurmasına harcıyoruz. Paketleme sektörünün ihtiyacı olan, ülkemizde üretimi yapılmayan veya istenilen adetlere ulaşamayan makinelerin hızlılarını yaparak, müşterilerimizin üretim adetlerini ve kazançlarını arttırmayı hedefliyoruz.

1978’de Topçular’da bir atölyede başlayan üretimlerinize bugün ise on dört bin metrekare alana kurulu fabrikanız ile devam ediyorsunuz. Buradan geriye doğru baktığınızda, 45 yıla yaklaşan bu istikrarlı büyümede, çıtayı yükselten kilometre taşlarınız ve başarıyı sürdürülür kılan temel yaklaşımlarınız sizce nelerdir?

Ülkemizde olmayan makinelerin ilk üretimini yapmak bizi benzersiz kılan özelliğimizdir, üretmiş olduğumuz makinelerin mekanik ve elektrik olarak uzun yıllar çalışabilecek özelliklere sahip olması yıllar süren referansların oluşumu ile memnun müşteri profilini oluşturmamıza katkı sağlamıştır.

Son 10 yılda teknolojinin hızlı gelişimi, bilgisayar tabanlı alt yapıya geçiş yapılmasıyla birlikte yüksek teknolojiye sahip, kullanıcı dostu makineler üretmemizi sağlamıştır.

HUSKY Technologies Türkiye Ofis Genel Müdürü Burak ILDIZ

“Husky, enjeksiyon kalıplama ekipmanı ve hizmetlerinin en büyük markasıdır”

Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülkede satış ve servis ofislerimiz bulunmaktadır. Kendi markamız olan enjeksiyon makineleri, kalıplar, sıcak yolluklar, yardımcı ekipmanlar ve entegre sistemler dahil olmak üzere dünyanın en kapsamlı enjeksiyon kalıplama sistemleri ve ekipmanlarını oluşturuyor, kuruyor ve servis veriyoruz. Başarı ve büyümemizin temelinde müşterilerimizi doğru anlamak, ihtiyaç ve problemlerine yönelik tasarladığımız çözümlerimiz ile kârlılıklarını maksimize etmek yatmaktadır.

Burak Bey önce sizi tanımak isteriz? İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra önemli firmalarda hızlı bir kariyer süreciniz olmuş. Bu gelişimden ve bugünkü konumunuzdan bize biraz bahseder misiniz?

2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, gıda ve otomotiv sektörlerinde çalıştım. 2010 yılında Husky Technologies’e Türkiye’deki PET dışı sistemlerden sorumlu satış yöneticisi olarak katıldım. Bu 12 yıllık süre içerisinde farklı iş birimlerinde olmak üzere, Afrika, Ortadoğu ve Doğu Avrupa bölgelerindeki müşterilerimiz ile çalışma imkânım oldu. Şu anda da sıcak yolluk ve ısı kontrol sistemleri çözümlerimizin Türkiye ve Doğu Avrupa’daki satışından sorumlu Bölge Müdürü ve Türkiye Ofis Genel Müdürü olarak çalışmaktayım

Biliyoruz ki Husky Techonologies kendi üretim tesisleri ve dünya çapında 140’tan fazla ülkedeki geniş lokasyon ağı ile faaliyet gösteriyor. Husky markasının kuruluş ve başarı hikayesini kısaca sizden öğrenebilir miyiz? 

1953 yılında kurulan Husky, yıllar içerisinde plastik endüstrisine enjeksiyon kalıplama ekipmanı ve hizmetlerinin en büyük markası haline geldi. Husky çalışanları olarak bizler mühendisler, tasarımcılar, yenilikçiler, malzeme ve yazılım uzmanları ve problem çözücüleriz. Husky ekibi, müşterilerimiz için başarı ve kârlılık oluşturmaya odaklanmış, kendini işine adamış globalde 4300'den fazla çalışandan oluşmaktadır. Genel merkezimiz Kanada’dadır ve ana üretim tesislerimiz ABD, Lüksemburg, İsviçre, Hindistan, Çin ve Çek Cumhuriyeti'ndedir. Ayrıca, Japonya, Lüksemburg ve Şanghay'daki üç teknik merkezin yanı sıra dünya çapında Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülkede satış ve servis ofislerimiz bulunmaktadır. Kendi markamız olan enjeksiyon makineleri, kalıplar, sıcak yolluklar, yardımcı ekipmanlar ve entegre sistemler dahil olmak üzere dünyanın en kapsamlı enjeksiyon kalıplama sistemleri ve ekipmanlarını oluşturuyor, kuruyor ve servis veriyoruz. En üst seviye teknolojik ürünlerinin ötesinde, Husky ayrıca müşterilerine çözüm geliştirme, ortak fabrika planlama/tasarım/inşa etme, eğitim, sistem entegrasyonu ve eksiksiz varlık yönetimi dahil katma değerli hizmetler sunar. Başarı ve büyümemizin temelinde müşterilerimizi doğru anlamak, ihtiyaç ve problemlerine yönelik tasarladığımız çözümlerimiz ile kârlılıklarını maksimize etmek yatmaktadır. 

Bir önceki soruma bağlı olarak ayrıca Husky Türkiye hakkında da bilgi alabilir miyiz? Türkiye Ofisi ne zaman kuruldu? 

Husky Türkiye resmi olarak 2006 yılında kuruldu. Bu geçen 16 senelik süreçte Türkiye ve komşu bölgelerdeki müşterilerimize tamamı kendi markamızla olmak üzere Sıcak Yolluk ve Isı kontrol sistemleri çözümlerimiz, Anahtar teslim medikal, PET Preform ve Kapak sistemlerimizle beraber ince cidar paketleme makinalarımız ile ilgili satış ve servis hizmetimizi vermekteyiz.

Husky, plastik endüstrisine anahtar çözümler sunan uluslararası bir yüksek teknoloji firması. Genel olarak bu ürünler nelerdir? 

Plastik enjeksiyon makineleri, kalıplar, sıcak yolluklar, yardımcı ekipmanlar ve entegre sistemler dahil olmak üzere dünyanın en kapsamlı enjeksiyon kalıplama sistemleri ve ekipmanlarını tasarlıyor, üretiyor, kuruyor ve destekliyoruz. Sistemlerimiz ve ekipmanlarımız ile müşterilerimize katma değer sağladığımız sektörlerden bahsetmek gerekirse; Medikal endüstrisi, İçecek ve Gıda endüstrisi, Genel paketleme ve Kapaklar, İnce cidarlı ambalaj, Elektronik ve Tüketici ürünleri

Sıcak yolluk sistemlerinizin çeşitleri, fark ve üstünlükleri nelerdir? Hassaslık, parça kalitesi, doğruluk, fire azaltımı ve performans gibi özellikler açısından kıyaslarsak neler söylemek istersiniz? 

Sıcak yolluk sistemleri, genel olarak birçok avantaj sunan enjeksiyon kalıplama işleminin kritik bir bileşenidir. Sıcak yolluklar, sektöre girişlerinden bu yana, kalıplama sürecini geliştirmede önemli bir rol oynamıştır. Daha yüksek üretkenlik ve sistem performansı sağlayarak daha iyi parça estetiği ve daha fazla tasarım esnekliği sağlar. Ayrıca, enerji verimliliğini artırır ve hurda plastiği ortadan kaldırarak daha hızlı çevrim süreleri ve daha düşük parça maliyeti sağlar.  Yüksek yüzey kalitesi, gözler arası sağladığı mükemmel denge, hızlı renk değişiklikleri, tasarım özgürlüğü ve daha fazla özelleştirilebilirlik ile eriyiği kalıba teslim ederler. Sıcak yolluk çözümleri, plastik parça üreticilerinin en düşük parça maliyetiyle en yüksek kalite ve parça adedi seviyelerine ulaşmasına yardımcı olur. Her bir aplikasyon için optimize edilmiş, hem iğne uçlu (hot tip) hem de valf gate konfigürasyonlarında mevcutturlar.

Çok gözlü ve çevrim süresi düşük uygulamalar, sıcak yolluk teknolojisini kullanarak en fazla kazanımı sağlar, ancak sürekli iyileştirme için hız ve tutarlılığın önemli olduğu düşük göz adedindeki kalıplarda da önemli kazanımlar sağlanmaktadır.

Husky sıcak yolluk ürünlerinin birkaç örneği aşağıdaki gibidir:

UltraHelix - Helix Valf Gate teknolojisi, valf piminin çift taraflı yataklanması sayesinde her zaman merkez eksende çalışmasını sağlar. Valf Piminin sürekli merkezde çalışması sayesinde, gate bush (kovan) ve iğnedeki aşınma riski minimize edilir. Bu da üretimde önemli kazançlar sağlar. Sistem daha uzun süre ve daha verimli çalıştığı için, müşterilerimizin kârlılığını arttırır. Özellikle medikal, içecek ve gıda/gıda dışı ambalajı ve tüketici elektroniği parçaları gibi yüksek hassasiyet gerektiren uygulamalar için mükemmeldir.

 

 

Ultraside Gate: Ultraside Gate sıcak yolluk ürünümüz, çok çeşitli ham maddeler için mükemmel yüzey kalitesi sağlar. Kalıp ayrım hattından nozullara erişim mümkün olduğu için makine içi bakıma izin verir. 18 mm'ye kadar inebildiğimiz eksen aralığı konfigürasyonları ile tıbbi pipetler, kartuş uçları ve şırıngalar gibi uzun, silindirik parçalar için ve ayrıca bazı kapak uygulamaları için mükemmeldir.

 

 

 

Husky'nin Yeni Ultramelt Hot Runner Teknolojisi! - UltraMelt, ham madde kimyası üzerinde minimum etki ile mükemmel proses ve termal kontrol gerektiren termal olarak hassas veya aşındırıcı uygulamalar için tasarlanmış Husky'nin birinci sınıf çözümüdür.

Bu yeni sıcak yolluk teknolojisi, belirli sıcaklıklarda veya bekleme sürelerinde kolayca bozunabilen farklı derecelerde polikarbonattan yapılmış çok küçük teknik veya medikal parçalar için mükemmel şekilde uygundur. Bu parçalar tipik olarak yüzey patlama noktası kalitesi, parça kalitesi veya renginde minimum veya hiç değişikliğe izin vermez; ve bu nedenle dikkatle tasarlanmış ekipman ve teknoloji ile işlenmelidir. UltraMelt ayrıca ham madde kimyası nedeniyle kalıplanması son derece zor olan polilaktik asit (PLA), polihidroksialkanoat (PHA) ve selüloz asetat (CA) gibi biyoreçine uygulamaları için tasarlanmıştır.

UltraMelt, tüm erimiş ham madde temas yüzeylerinin reaktif olmayan malzemelerden yapıldığı yerlerde özel olarak tasarlanmıştır. Bu malzemeler, belirli ham maddelerin aşındırıcı etkilerine karşı bileşen ömrünü uzatır ve termal profil üzerinde mükemmel kontrol sağlar. UltraMelt, eriyik bozulması, oksitlenme ve renk bozulması için en düşük riski sağlar. Her uygulama için özelleştirilmiştir ve çeşitli yolluk yöntemleri, nozul boyutları, manifold hatveleri ile mevcuttur. Hem düşük hem de yüksek göz adetli uygulamalarda kullanılabilir. UltraMelt, bu zorlu reçinelerin ve zorlu uygulamaların işleme ihtiyaçlarını karşılamak için son derece etkili bir çözüm sunarak kusursuz yüzeylere sahip son derece yüksek kaliteli parçaların üretilmesine yardımcı olur.

Sıcak yolluk sistemlerinizin yanı sıra ısı kontrol cihazlarınızın çeşitlerinden ve özelliklerinden de bahseder misiniz? 

Sıcaklık kontrolü, valf gate ve servo kontrolü için Husky'nin kanıtlanmış teknolojisi olan Altanium Serisi enjeksiyon kalıplama kontrol cihazları, gerek hassasiyet gerekse de kullanım kolaylığı açısından piyasadaki en üst seviye kontrol cihazlarıdır. Endüstri 4.0'a hazırdırlar; tek bir kasa ve ekran içerisinde sıcak yolluk ısısı, kalıp servosu ve sıralı valf gate kontrolünü sunan, sektördeki en entegre platformdur. Ayrıca, üretim sahasında hızlıca değiştirilebilen Akıllı Kontrol Kartları sayesinde sınıfının en iyisi tanılama yeteneklerine ve arıza giderme çözümlerine sahiptirler.

Üstün doğruluk ve kullanım kolaylığı için tasarlanan Altanium kalıp sıcaklık kontrol cihazları, tam renkli dokunmatik ekranlara ve nozul ucu sıcaklıklarını tam olarak set değerinde tutan yeni nesil Active Reasoning Teknolojimize (ART 2.0) sahiptir. Bu, daha fazla baskıdan baskıya ve gözler arası tutarlılık ve tekrarlanabilirlik yoluyla daha iyi eriyik akışı yönetimi sağlar. ART ayrıca daha kısa çevrim süresi, daha düşük enerji tüketimi ve daha yüksek kaliteli parçalar sunar. ART Teknolojimizin diğer faydaları ise, hızlı, sorunsuz güç çıkışı dağıtımı, tamamen izole edilmiş termokupl girişleri ve belki de en önemlisi olan termokupl ve kartlar arasındaki veri alışveriş hızının sektördeki açık ara en yüksek değerde olması sebebi ile ısının son derece hassas kontrol edilmesi. Bu sayede set değerinizi aşağı indirebilirsiniz ve bunun sonucunda da daha hızlı çevrim, daha az enerji tüketimi gibi avantajlara sahip olabilirsiniz. Tüm Altanium kalıp kontrolörleri, 2 ila 255 bölge sıcaklık kontrolü ile sunulur ve ayrıca 5 yıllık garantimiz ile desteklenir. 3 ana model sunuyoruz: Neo 5; Uygulama gereksinimlerimize göre özelleştirilmiş Delta 5 ve Matrix 5 üniteleri.

Sistemlerinizin Endüstri 4.0 uygulamaları konusundaki yeterliliği ne düzeydedir? 

Altanium® kontrol cihazları, bir ağa bağlanmak, bir enjeksiyon makinesiyle arayüz oluşturmak veya proses kontrolü ve üretim takip sistemleri ile veri alışverişi yapmak için çeşitli yöntemleri destekler. Bağlantı ve veri toplama, daha hızlı ve daha iyi karar vermeyi sağlama potansiyeli nedeniyle değerlidir. Ayrıca, üretim sahasına cihazların bağlanması, zamandan ve paradan tasarruf etmek için verimsizliklerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir. Altanium® kalıp kontrol cihazları, mevcut bir OPC UA sunucusu, Euromap 82.2 makine arayüzü ve Sanal Ağ Bilgi İşlem (VNC) ile artık Endüstri 4.0 ve IIoT'ye hazır. Teknoloji şu anda mevcuttur.

Türkiye’deki ve dünyadaki satış-servis ve pazar ağlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Satış öncesi ve sonrası hizmetlerinizden söz eder misiniz? 

Genel merkezimiz ve ana üretim tesislerimiz ABD, Lüksemburg, İsviçre, Çin ve Çek Cumhuriyeti'nde ek üretim tesisleriyle birlikte Kanada'da bulunmaktadır. Ayrıca, Japonya, Lüksemburg ve Şanghay'daki üç teknik merkezin yanı sıra globalde birçok bölge ve ülkede satış ve servis ofislerimiz bulunmaktadır. Birleşik Devletler, Latin Amerika, Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Asya Pasifik, Çin, Avustralya ve Hindistan’dır. Bu bölgelerde, aşağıdaki destekleri vermekteyiz;

• 9 tane Yedek Parça Dağıtım Merkezi

• Dünya genelinde 8 Müşteri İletişim Merkezi

• Çoğu yere ertesi gün teslimat

• 40 ülkede 250'den fazla Servis Teknisyeni

• 7/24 Uzaktan Destek

• 140'tan fazla ülkedeki müşterilere hizmet

Türkiye’de de birçok ülkede olduğu gibi satış ve servis ofisimiz bulunmaktadır. Ekstra destek gerektiğinde Husky’nin herhangi bir global lokasyonundaki kaynakları kullanabilmekteyiz.

Sizce dünyada ve ülkemizde enjeksiyon kalıplama endüstrisinin karşılaştığı en büyük zorluklar nelerdir ve bunun üstesinden nasıl gelinebilir? Önümüzdeki süreçte plastik sektörünün gelişimini nasıl görüyorsunuz? 

Pazar, gelişmiş sıcak yollukların veya daha yüksek kavitasyon çıktısı ile parça kalitesine odaklanan enjeksiyon sistemlerinin geliştirilmesini hızlandıran daha fazla talepkâr ve teknik kalıplama uygulamaları gördüğümüz yere doğru gelişmeye devam ediyor. Bu uygulamalara yakından bakıldığında, zorlukların çoğu, plastik ham maddenin sıcak yolluk ve kalıp içinde nasıl yönetileceğini ele alır. Akış tereddüdü açısından ham maddeye ne olduğunu düşünürseniz, kalıbın doldurulması ve ütülenmesi, parça kalitesi ve bazen parça optik netliği üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Ayrıca eğer kalıptaki göz sayısını arttırırsanız, gözler arası elde edilen parçalardaki varyasyonu ve kalıp içi stresi de arttırırsınız ki bu durumda iyi tasarlanmamış bir sıcak yolluk sistemi ile maalesef her bir gözden farklı parça elde edersiniz. Termal olarak hassas ve zorlu ham maddelerin, çok pahalı ham maddelerin ve hatta biyo reçinelerin gereksinimlerini eklersek, bu durumu çok daha zorlaştıracaktır. Plastik enjeksiyon kalıplamanın gelecekte gideceği yer burasıdır. Ve elbette, tüm bunların üretim süreçleri üzerinde ciddi bir etkisi var.

Bu tür zorlukların üstesinden gelmek için Ultrashot gibi yeni teknolojinin devreye girdiği yer burasıdır. Ultrashot Enjeksiyon sistemimiz hacimsel ve hassas doldurma ile ilgilidir. Ham madde eriyik yönetim sistemine bakarsanız, özellikle ince cidarlı ürünlerin sahip olduğu et kalınlığına oranla daha uzun akış yollarını doldurmak için daha yüksek basınçlar gerekir. Akış yolunun dolum sonuna ulaşmadan donmasını önlemek için, bazen yüksek kalıp içi stres ve parçada çift kırılma yaratan yüksek enjeksiyon akış hızları kullanılır. UltraShot kullanmak, makine ocağından gelen basınç kaybını ve geometrik olarak dengeli bir "sıcak yolluk" eriyik dağıtım yaklaşımının dağıtım ağındaki (manifold) basınç kaybının çoğunu ortadan kaldırır. Bu, daha yavaş bir doldurma hızına ve daha az moleküler oryantasyona, daha az kalıplanmış strese ve nihai kalıplanmış ürünün optikleri üzerinde azaltılmış etkiye izin verir.

Enjeksiyona başlama yeriniz, parça patlama noktasından ne kadar uzaksa, ham madde üzerinde o kadar az kontrolünüz olur. Bu mesafeyi ne kadar kısaltabilirseniz, enjeksiyon hassasiyetiniz önemli ölçüde artar, gözler arası değişkenliği büyük ölçüde ortadan kalkar ve aynı zamanda ham madde tarafından görülen stresin çoğunu ortadan kaldırır. Ultrashot ile, parça patlama noktasına oldukça yakın bir bölgede enjeksiyonu başlattığımız için, aşırı doldurulmuş parçalar (çapaklanma) veya yetersiz doldurulmuş parçalar (az baskı-short shot) ile ilgili endişe duymadan parçayı son derece hassas basınçla çok hassas bir şekilde doldurabilirsiniz. Bu teknoloji atılımı, pazarın gittiği yön ile iyi bir uyum içindedir.

İklim krizi ve küresel çevre felaketlerinin durdurulmasında ve karbon ayak izinin azaltılmasında duyarlılık gittikçe artıyor ve bu noktada çoğu firmanın belli çevre stratejileri oluşuyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? 

Husky’nin doğa ve çevreye olan hassasiyeti, kurulduğu zamanlara dayanır ki o tarihlerde global gündemde bugünkü gibi bir çevre bilinci yoktu. 1953'teki kuruluşundan beri, Husky, plastikler ve onların bu dünyadaki yeri hakkındaki felsefesinde ileri görüşlüydü. Ve aynı görüşe hala sahiptir. Husky, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim kriterlerinin yalnızca müşteriler, çalışanlar ve tedarikçilerle değil, aynı zamanda faaliyet gösterdiğimiz topluluklarla da iş kararlarına, operasyonlara ve ilişkilere rehberlik etmesi gerektiğine uzun zamandır inanmaktadır. Müşteriler, tüketiciler ve çevremiz için bugün ve gelecek nesiller için nasıl anlamlı, sürdürülebilir bir fark yarattığımız özetlersek;

Çözümlerimizle: Faaliyetlerinde hangi plastikleri kullanırlarsa kullansınlar, müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmak Husky için en önemli önceliktir. Günümüzün döngüsel ekonomi odaklı ambalaj tasarımıyla, ambalajlarının ve diğer nihai ürünlerinin, özellikle ambalajın kendisindeki geri dönüşüm ve geri dönüştürülmüş içerikle ilgili olarak belirli bölgesel tasarım gereksinimlerini karşılamasını sağlamak için müşterilerle yakın bir şekilde çalışıyoruz.

Tesislerimizle: Husky'nin sürdürülebilirliğe olan bağlılığı, çevre ve doğa dostu çalışma ortamlarımızda da görülebilir. Kanada'daki genel merkezimiz ve dünya çapındaki teknik merkezlerimiz ve üretim tesislerimiz, çevresel etkilerini en aza indirmeye yardımcı olan enerji tasarrufu özelliklerini bir araya getirecek şekilde tasarlanmıştır. Birçoğu, ısıtma ve soğutma yüklerini azaltmak için güneş enerjisi ve radyan zeminler ve tavanlar ile yüksek yalıtımlı beton yapıya sahiptir. Daha düşük elektrik gereksinimleri için içeride daha fazla doğal ışık sağlayan çatı pencereleri ve pencereler bulunmaktadır. Ayrıca, pestisit ihtiyacını en aza indiren veya ortadan kaldıran doğallaştırılmış peyzaj kullanılmaktadır. Su ve sıvılar, kağıt, kompost, cam, plastik, metaller, ahşap ve çöpler gibi mümkün olan her atık akışını geri dönüştürüyoruz. Atıklarımızın %96'ya kadarı düzenli depolama alanlarından yönlendirilmektedir. Ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen ürün ve teknolojilere yatırım yapıyoruz.

Çalışanlarımızla: Çalışanlarımızı aktif, sağlıklı yaşam tarzları yaşamaya ve zamanlarını hayır işlerine ve çalıştığımız topluluklara gönüllü olmaya teşvik ediyoruz. ABD, Kanada ve Avrupa'da çevresel sorumluluğun değerini destekleyen eğitim kurumlarının tutkulu destekçileriyiz. Ve biz insanlar olarak, minimum atık ve ekolojik etki ile yaratıcı bir şekilde sorumlu, sürdürülebilir tüketici ambalaj çözümleri geliştirmeye odaklanmış durumdayız. Hepsi Husky kültürümüzün merkezinde.

Biliyoruz ki rekabetin önemli olmazsa olmazlarından biri de, inovasyon ve işlevsel tasarımın yanı sıra marka kimliği oluşturmak.  Siz bu süreci nasıl yürütüyorsunuz? Fuar ve sektörel dergilerle sinerjiyi nasıl sağlıyorsunuz? 

Teknolojimizi sergilemek Husky için çok önemlidir. Plastik parça üzerindeki etkiye ve kalıpçı ve marka sahibine olan değere odaklanarak katma değerli fuarlara katılıma odaklanıyoruz. Müşterilerimiz Husky'yi deneyimlediğinde, sadece çok değerli bir ilişkinin başlangıcına adım atmış olmaz, aynı zamanda Husky ürünlerinin pazara getirdiği değeri ve farkı ilk elden tecrübe etmiş olur. Marka kimliği oluşturmak için sadece müşterilerinizi anlamak, sorunlarına yönelik üst düzey ürün tasarlamak, bu ürünleri hassas bir şekilde üretmek ve servislerini vermek yeterli değildir. Her ne koşulda olursa olsun size güvenen müşterinizin her zaman arkasında olmak, bu yolda yalnız olmadıklarını hissettirmek ve bunu yıllar boyunca göstermek belki de marka kimliğini oluşturmadaki en önemli maddelerdir.

Son olarak neler söylemek istersiniz? 

Öncelikle bu kıymetli söyleşi için Plastik & Ambalaj Teknolojisi dergisine teşekkür etmek istiyorum. Okurlarımız, Husky Technologies ile ilgili en güncel teknolojik gelişmeleri takip etmek isterlerse Husky Technologies’in Linkedin sayfasını takip edebilirler veya detaylı bilgi almak/birebir görüşmek isterler ise Türkiye Ofisimiz ile direkt temasa geçebilirler.

Husky olarak katma değerin, verimliliğin, inovasyonun ve şeffaf/dürüst işbirliğinin önemine çok değer veriyoruz. Bütün çalışmalarımız bu temel değerlerin üzerine kuruludur. Husky’nin gelirinin çok büyük bir oranı mevcut müşterileri ile yaptığı işbirliğinden gelmektedir. Uzun yıllara dayanan işbirliğimiz olan müşterilerimizin oranı oldukça yüksektir.

Sadece globalde değil, Türkiye’de de her geçen gün pazar payımızı arttırıyoruz ki hizmet verdiğimiz sektörlerin çoğunda halihazırda en çok tercih edilen markayız. Bizleri tercih eden bütün iş ortaklarımıza, pazardaki katma değeri ve verimliliği arttırıcı faaliyetlerde bulunan üreticilere ve sektörü geliştirmeye katkısı bulunan tüm rakiplerimize teşekkür etmek istiyorum.

Vermiş olduğunuz önemli bilgiler ile Husky markasını yakından tanımamıza vesile olan bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederiz.

Ersey Makina Yurtiçi Pazarlama Direktörü Yasin Yanova

“Komple hat üretiminde dünyanın sayılı firmalarından biriyiz”

"Çıkardığımız projeler hep ilk tasarımlar olmakla birlikte, gelecek teknolojileri de önceden sunmaktadır. Servo kontrol sisteminin yapısını komple sisteminde uygulayan ilk firma olmaktayız. Böylelikle yatırımcının her sene yapmış olduğu yedek parça maliyetleri düşmüş olmaktadır. Ürettiği şişe kalitesinden kullandığı preform gramajı düşüklüğüne, daha düşük hava basıncı kullanıp daha az enerji sarfiyatına kadar çok özellikli tasarımlarımız bulunuyor."

Ersey Makina sektörde kırk yılı aşkın bir süredir istikrarlı bir büyüme ivmesiye yoluna devam ediyor. Plastik&Ambalaj Teknolojisi dergisi olarak biz bu sürece yakından tanıklık ettik. Okuyucularımız için de bu başarı hikâyesini kısaca anlatır mısınız?

Firmamız “tasarımdan gerçeğe” sloganı ile doğduğu günden bu yana aralıksız üretimlerine devam etmektedir. Bu üretim koşullarını en aktif yöneten dünyadaki 8 firmadan birisiyiz. Sloganımızdaki tasarım modelinde gerçekten üretim serüveninin her noktasında varız. A’dan Z’ye diye tabir ettiğimiz makinelerimizin tüm ekipmanlarının üretimini kendimiz yapmaktayız. Bu da firmamızın her projede aktif olarak %100 başarı oranını sağlamaktadır. 

15.000 m2 kapalı alana sahip fabrika binamızın sahip olduğu üretim parkuru ve tek çatı altındaki MRP sistemi ile üretimin her noktasında sistemce hareket etmekle birlikte, akıllı depo sistemlerimizle stok kontrolü, stok analizi ve zamandan çok iyi derecede tasarruf sağlayıp başarımızı katlamaktayız. Bu projelerin oluşmasında böyle bir alt yapı yatırımınız olmadığı takdirde kontroller zorlaşır ve başarısızlık oluşur. Bizim tek niyetimiz mutlak başarıdır. 

Raceplast kurucusu ve CEO’su Süleyman Ceyran

“Mühendislik plastiklerinde yaratıcı çözümler sunuyoruz”

"Almanya Legden’deki üretim sahamızda her zaman en uygun sonuca ulaşmak için çok çeşitli plastik malzemelerle çalışıyoruz. En modern makineler ve deneyimli çalışanlarımızla, daha sonraki işlemler için müşterilerimizin ihtiyacı olan bitmiş parçalar ve tornalanmış parçalar üretiyoruz. Türkiye’de de aynı kalite standartlarında üretimimizi yapıp, tüm dünyaya ulaştırmayı hedefliyoruz."

Raceplast’ı haber olarak sayfalarımıza pek çok kez konuk ettik. Şimdi de Raceplast’ın kurucusu ve CEO’su olarak sizi; Süleyman Ceyran’ı dinlemek istiyoruz. Almanya’da mühendislik plastikleri alanında edindiğiniz birikim ve deneyimi kısa bir süre sonra yatırımla ve gitgide büyüyecek dinamik bir üretim firmasıyla taçlandırdınız. Bize bu hızlı serüveni anlatır mısınız?

2007 yılında mühendislik plastiklerinde hizmet avantajını ön plana çıkararak küçük adımlarla başlayarak önce Alman mühendislere ulaştık. Gereken teknik bilgilere ilişkin çalışmalarımı da tamamlayıp geniş kullanım yelpazesine sahip mühendislik plastiklerinin üretim ve pazarlama süreçlerini hayata geçirdik. Günümüz teknolojik gelişmelerini yakından takip ederek, mühendislik plastikleri alanında sektörün öncü firmalarından olmayı hedefledik. Son dönemde ise modern teknolojiler ile yenilenme konusunda yoğun yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. 

Atlas Copco Kompresör Tekniği Ürün ve Pazarlama Müdürü Erdem Enç

“Yenilikçi ürünlerimiz ile sektörün gelişimine katkı sunuyoruz”

Atlas Copco Kompresör Tekniği’nin yeni ürünü Chiller Grubu TCX serisi, başta yiyecek, içecek, ilaç, plastik, baskı olmak üzere birçok sektörde üretim süreçleri ve soğutma uygulamaları için özel olarak tasarlandı. Özellikle proses suyunu soğutmak amacıyla kullanılan yeni ürün ailesi, hava soğutmalı kondensere ve entegre hidro modüle sahip. Proses suyu soğutucu serisi, maksimum güvenilirliğiyle öne çıkıyor.

Öncelikle Atlas Copco’yu ve ürün gruplarını tanıyabilir miyiz? Sanayiye ne tür ürünlerle hizmet sunuyorsunuz?

Sürdürülebilir verimlilik çözümleri sağlamada dünya lideri olan Atlas Copco, 1873 yılında İsveç’te kurulmuş bir marka. Kompresör Tekniği, Endüstriyel Teknik, Güç Ekipmanları ve Vakum Çözümleri alanlarında 180’den fazla ülkede bulunan şirketimiz, Türkiye’de Atlas Copco Kompresör Tekniği olarak 1950’den beri faaliyetlerini sürdürüyor. 

Atlas Copco Kompresör Tekniği olarak; basınçlı hava çözümlerindeki geniş ürün yelpazemiz ile demir-çelik, otomotiv, tekstil, petrokimya, çimento, yiyecek & içecek, atık su arıtma, ilaç endüstrileri gibi birçok farklı sektöre hizmet vermekteyiz. Ürün ve hizmetlerimizi sürdürülebilir verimlilik, enerji tasarrufu, güvenlik ve ergonomiye odaklanarak geliştiriyoruz. Her sektör ve uygulama için farklı ihtiyaç ve öncelikler söz konusu olduğundan, her biri için özel çözümler sunabildiğimiz bir teknolojiye sahibiz. Ürünlerimiz arasında; yağ enjeksiyonlu vidalı, yağsız vidalı, santrifüj (turbo), yağsız hava blowerları, pistonlu yüksek basınçlı kompresörler, azot ve oksijen jeneratörleri, merkezi kontrolörler, gazlı ve kimyasal tip hava kurutucular, marin tipi kompresörler gibi çok farklı ihtiyaçlara çözümler bulunmakta. 

Favori Grup Firma Ortağı M. Fatih Beşe

“Öncelikli hedefimiz doğru ürünleri müşteri talepleri ile buluşturmak”

Müşterilerimizin taleplerine bir satış olarak değil de onlarla iş ortağı olacağımızı düşünüyor oluşumuz bizi en farklı kılan detay. Bu yüzden de talebe karşılık en akılcı çözümü bulmak, en doğru üretime müşterimizi yönlendirmek birincil hedefimiz. Bu bakış açısı, pazarlama ile başlayan sürecin sonunda servis hizmetimiz ile de devam ettiği için ‘’Yeni Nesil Hizmet, Yeni Nesil Tedarikçi’’ anlayışımızı her zaman sürdürebiliyoruz.

Fatih Bey öncelikle sizi tanımak isteriz. Kısaca kendinizden ve profesyonel öz geçmişinizden bahsedebilir misiniz?

1973 Gaziantep doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Elektronik (İng.) Mühendislik bölümünü 1995 yılında bitirdikten sonra profesyonel hayatıma elektronik imalat (Audio-Video cihazlar) yapan bir firmada mühendis olarak başladım. Çalıştığım firmanın plastik çakmak imalatına yatırım yapma kararı ile plastik ile tanıştım. Gaziantep'te plastik makineleri yedek parçasına ve teknik bilgiye ulaşımın kısıtlı olmasından dolayı makinelerin prosesleri ve arızalarıyla birebir ilgilenerek kendimi geliştirme fırsatı buldum. Yoğun geçen 5 yıllık çalışmanın ardından askerlik sebebiyle işimden ayrıldım. Askerlik dönüşü plastik makine sektörünün köklü firmalarından birisinde teknik servis mühendisi olarak çalışmaya başladım. Bu firmada edindiğim 8 yıllık tecrübe ve bilgiyle, 2010 yılında Favori Grup firmamızı kurduk. Sektörde tecrübeli yol arkadaşlarım Kerem Yeşilçimen ve Erhan Gürasi ile birlikte 12 yıldır sanayicimize zamanında, doğru ve kaliteli hizmet ve ürünleri sunmak için çalışıyoruz.

ERHA Mühendislik Genel Müdür Yardımcısı Umut Erman

“PM Endüstriyel Manipülatörümüz üretimin olduğu her sektörde kullanılmaktadır”

ERHA Mühendislik’in 33 yıllık deneyimi ile üretilen PM Endüstriyel Manipülatörleri, paketleme ve üretim hatları gibi süreçler için farklı türdeki yükleri mükemmel bir şekilde dengeleyerek, emniyetli bir şekilde taşıma olanağı sağlıyor. Ürünlerinin ergonomik, güvenli ve efektif taşıma ihtiyacının en iyi çözümü olduğunun altını çizen ERHA Mühendislik Genel Müdür Yardımcısı Umut Erman “ Türk malı amblemli pnömatik manipülatörümüzle dünya pazarını hedefliyoruz” diye belirtiyor.

Öncelikle firmanızı tanımak isteriz. ERHA Mühendislik’in kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

ERHA Mühendislik 1988 yılında gelişmekte olan ülke sanayisini mühendislik hizmetleriyle en yeni teknoloji, yeni ekipmanlar ve özel dizaynlar ile desteklemek amacıyla kurulmuştur.

Geçen zaman içerisinde tecrübelerimizi ve müşteri tabanımızı genişleterek üretimin her alanında hizmet verme şansı bulduk. Makine ve makine aksamlarımızın yanı sıra komple anahtar teslim projelerimiz başta Avrupa ülkelerinden Almanya, İtalya ve Avusturya olmak üzere tüm dünyaya ihraç edilmektedir.

Bu proje uygulamaları pnömatik elemanlar ve pnömatik otomasyon alanında bilgi birikimiyle yapabilirliğe ulaşan firmamız otomasyon ve modern üretim araçlarında dışa bağımlı ülkemizin ihtiyaçlarından biri olan Pnömatik Manipülatörün Türkiye’de yerli üretimine başlamıştır.

Dünya pazarını hedefleyen ERHA Mühendislik, Türk malı amblemli Pnömatik Manipülatörleriyle dünya pazarında boy göstermektedir. Ayrıca Almanya’da 4 yıldır Sertechnik GmbH adıyla yer alan firmamız BPM markasıyla hızlanarak ilerlemektedir.

Haitian Türkiye Genel Müdürü Shi Weizhing

“Türkiye’deki pazar payımız %50’nin üzerinde”

Bugüne kadar Haitian yüzbinlerce servo enjeksiyon makinesi üretti. Hassasiyet, enerji tasarrufu ve yüksek verimlilik özellikleri ile birlikte mevcut makine portföyümüz hidrolikten elektriğe ve 400’den 66.000kN’ye kadar kapama kuvvetine kadar geniş bir kapsama sahiptir. Haitian MA serisi hidrolik geçiş makineleri, Jupiter serisi çift plakalı seri ve Zhafir elektrik çözümleri gibi ana makine platformlarımızı sürekli geliştiriyoruz.

Haitian Türkiye Genel Müdürü Shi Weizhing, Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Berivan Kaya’nın sorularını yanıtladı.

Erkoç Kalıp, çift renkli saplı kova kalıbının patentini aldı

Türkiye’de ilkleri gerçekleştiren Erkoç Kalıp, çift renkli saplı kova kalıbı projesinin patentini alarak başarılarına bir yenisini daha ekledi. Firmalarının tek renkli saplı kova kalıbını Türkiye pazarına sunan ve Türkiye’den ihracat yapan ilk firma olduklarının altını çizen Erkoç Kalıp Fabrika Müdürü Baha Kuleyinoğlu “Yeni kalıbımız sayesinde müşterilerimiz ham madde olarak sap ve kova kısımlarında iki ayrı ham madde ve farklı renk kullanarak hem maliyetlerini azaltabiliyorlar hem de farklı renk kulpla daha farklı bir ürünü üretebiliyorlar” diye belirtiyor.

Baha Bey daha önceki röportajlarımızdan firmanızın Türkiye’de ilkleri gerçekleştirdiğini ve Ar-Ge’ye önem verdiğini biliyoruz. Firmanızın yakın zamanlarda sahip olduğu patent veya tasarım tescilleri var mıdır?

Daha önce dile getiremediğimiz ancak 2017 yılında patente başvurduğumuz, çift renkli saplı kova projesi yaptık. Geçtiğimiz sene patent başvurumuzun incelenmesi sonuçlandı ve hayırlısıyla tescilimizi de almış olduk.

 

“İlklerin uygulayıcısı olduk”

"Önce Servis, Sonra Satış mantığı ile 30 yıldır alt yapı oluşturuyoruz. Ama çok daha önemli olan konu ise koruyucu bakım, müşteri personelinin konu ile alakalı yeterlilik kontrolü ve gelişimidir. Sattığımız full elektrik makinelerde arıza yapma riski %97 daha az olup, yedek parça bağımlılığı da gene aynı oranda düşüktür."

Aksoy Plastik ve Makine Firma Sahibi Nadir Kiper Aksoy, Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Berivan Kaya’nın sorularını yanıtladı.

Öncelikle uzun yıllardır Nadir Kiper Aksoy ismi, plastik işleme sektöründe, yüksek teknolojili çözüm sağlayan iş platformları açısından bilindik bir isim. Nadir Kiper Aksoy’un bu başarı öyküsünü kısaca sizden alabilir miyiz? 

Doğru zamanda, doğru yerde, doğru donanımlarla olan herkes başarıyı yakalar. İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendislik bölümünden 1986 yılında mezun olduktan sonra aynı okulda yüksek lisans yaparken 80’ler sonu plastik sektöründe makinelerin, kontaktörlü kontrol sistemlerden mikroişlemci kontrollü dijital ekranlı kumanda sistemlerine geçmeye başladığını tespit ettim. Dijitalleşen makinelerin daha o zamanlarda insandan bağımsız otonom çalışan yan ekipmanlar konusunda da hızlı bir değişime uğrayacağı aşikârdı. Eğitimim ve ilgi alanlarımla çok örtüştü. Daha sonra hidrolik temelli makinelerin işletme giderlerinin çok yüksek olması sebebiyle Japon menşeli “all elektrik”li makinelerin üstün verimlilik yanında uzun yıllar çok düşük işletme giderleri ile çalıştığını uygulamalı olarak somutlaştırdık. Sistemin full dijital olması ise aldığım mühendislik ve teknik eğitimin tam karşılığı idi. Zaten yol haritamda hedefim endüstriyel elektronik yani mekatronik sistemlerdi.

Biliyoruz ki Aksoy Plastik ve Makine doksanlarda plastik kalıplama sektöründe faaliyetlerine başladı.  Japonya gibi ülkelerdeki iş birlikleriyle, ileri teknolojili plastik enjeksiyon proseslerinde belli bir odak oluşturdu. Bugüne kadar ise plastik işlemenin pek çok alanında; makine, otomasyon ve  yan ekipman düzeyinde çözümler sunuyor. Bu otuz yıllık süreci kısaca sizden dinleyebilir miyiz?

Genellikle ilklerin uygulayıcısı olduk. Mesela 90’lı yılların başında Almanya orijinli prefil valf sistemli full hidrolik kalıp açma, kapama ve kilitleme ile çalışan ilk plastik enjeksiyon makinelerinin satış ve devreye alınması. Japonya orijinli 3000 ton kilitleme gücünde ilk çift plaka kısa uzun açar makinelerin satış ve devreye alınması. Japonya orijinli ilk full elektrikli makinelerin Türkiye’de ilk kez satış ve devreye alınması. 2000’li yılların başında servo hidrolik makinelerin Türkiye’de ilk kez satışının ve bazı hidrolik makinelerde revize uygulamalarının yapılması. Bunlara makinelerle çalışan otonom merkezi kontrollü yan ekipman satışlar da eklenebilir. Zaten 80’li yıllardan başlayıp ta faal çalışan bir ben kaldım sanki!  Ben bu durumu “ne kavgam bitti ne sevdam“ ile özetliyorum. Tüm bunlar içerisinde en dikkate değer çalışmamız 1996’da sattığımız ilk Full Elektrikli makineler ve daha sonra adım adım bu günlere geldiğimiz seviye dikkate değer. Bu sebeple firma mottomuz “Full Elektrikli Makineler Bizimle Başladı, Artarak Devam Ediyor” olmuştur.

Şu anda iddialı olduğunuz plastik enjeksiyon kalıplama prosesinde Japon Toyo markasıyla çalışıyorsunuz. Bu elektrikli makineleri hız, enerji tüketimi, hassaslık, doğruluk, fire verimlilik ve maliyet gibi noktalardan kıyaslarsanız; özellikleri konusunda neler söylersiniz? 

Piyasada Full Elektrikli makineler konusunda çok yanlış bilgiler var. Maalesef potansiyel kullanıcılar bu konuda yeterli donanımda olmadığı için her anlatılana itibar etmekte dolayısı ile de kafalar çok karışmaktadır. Rakip dediğimiz birçok firma bu tür teknolojileri sadece Elektrik Verimlilik ile anlatmaya çalışıyor. Oysaki bu teknolojiler Toplam Verimlilik konusunda radikal üstünlüklere sahipler. 

Eskiden hidrolik makinelerde kararlılık çok değerli idi. Artık akıllı makineler ön plana çıkmakta. Yani kararlı olmak kaliteli bir üretim için artık sadece gerek şarttır. Yeter şart ise smart çalışan dijital mekatronik sistemlerde ancak mümkündür. Yaptığımız sunumlarda Elektrik Verimlilik bizim altıncı üstünlüğümüzdür. Bundan çok daha değerli beş adet Verimlilik üst başlığı mevcuttur. 

Yaptığımız çalışmalarda Avrupa menşeli tam donanımlı makinelere göre artık hemen hemen aynı fiyat skalasında olması ve sürekli kullanımda yatırım maliyetini 2 kat daha hızlı amorti etmektedir. Çin menşeli makinelere göre 4-5 kat daha pahalı olma yanında sürekli kullanımda daha ilk yılda bu yatırım maliyet farkını kapatmaktadır. Gelecek olan 5 yılda ise inanılmaz avantajlar sağlamaktadır. Kısa çevrimde hızdan daha değerli fiziksel büyüklük ivme ve paralel hareketlerdir. Bizde firenin karşılığı bir türlü dış etkenlerden dolayı sürekli ve kalıcı kontrol altına alınamayan hidrolik sistemlerdir. Gene pahalı servis ve sarf malzeme kullanımının karşılığı da hidrolik sistemlerdir. Hidrolik yoksa problemde yok diyebiliriz. 

Yine bu makineler; tonaj aralıkları, sıkıştırma aralıkları, tek ya da çoklu parça kalıplama özellikleri, farklı hammaddeyle çalışma aralıkları, diğer proses farklılıklarına uyum açısından nasıl bir çeşitlilik ve esneklik sağlıyorlar?

50 tondan 3500 ton kilitlemeye kadar “full elektrik“ makine satan yegâne tedarikçiyiz. Full elektrik özelinde 1995’ten bu yana adet olarak 1000 adet üzerine geldik. Full elektrik olarak piyasada en eski ve en çok makine satan firma konumundayız. Bir kere hidrolik makinelerin yaptığı tüm üretimleri daha iyi olarak full elektrikli makineler yapabilir. Konuyu yüzeysel bilen birçok rakip firmamız bu tür makinelerin ince cidar ve kısa çevrimde işe yaradığını diğer üretimler için uygun olmadığı gibi akıl dışı tanımlamalar yapmaktalar. Hâlbuki Japonya’da üretilen full elektrikli makinelerin tamamına yakını otomotiv, beyaz eşya, IT ürünler ve teknik parçalar üreten sektörlere satılmakta. Ambalaj sektörü %10’un altında bir satış potansiyeline haiz. 

Bizimde özellikle son dönemde ağırlıklı satışlarımız otomotiv, medikal ve teknik parça üretimlerine yöneliktir. Ambalaj sektörünün bu teknolojileri tercih etmesinin ana sebebi kısa çevrim yanında temiz ortam üretim şartlarına uyumluluktur. 

Toyo markasının dünya üzerindeki yapılanması, etkinliği, dağıtım ağları, Ar-Ge çalışmaları ve pazar payı nasıldır? Türkiye’de şu an sizin elde ettiğiniz pazar oranı ve hedefleriniz neler?

TOYO markasını diğer Japon menşeli makinelerden ayrı tutan özelliği Japonya’da sadece plastik enjeksiyon makinesi üreten yegane firma olmasıdır. Diğer üreticiler plastik enjeksiyon makinesi dışında onlarca değişik sektörel konulara dağılmış olup, sadece plastik enjeksiyon üretimine odaklanan başka da bir Japon markası bulamazsınız. Mesela gene mümessili olduğumuz MITSUBISHI markası 4.0’ın üzerinde sektöre makine üretmekte olup her birinin prosesi ve çalışma mantığı farklıdır. Bu durum Ar-Ge ve İnovasyon konusunda TOYO markasını hep lider yapmıştır. Türkiye piyasasında full elektrik makine konusunda hibrit makineler bu kapsam dışına alınırsa en geniş pazar payı bizlerdedir. Bu tür makinelerin satışına 1995’te başlamamıza rağmen Türkiye pazarında çok geniş network ağı ve kullanıcılar üzerinde büyük etkisi bulunan Avrupa menşeli üreticilerle 2013 yılına kadar çok rekabet edemedik. Çünkü algılar hep aleyhimize işledi. Açıkçası devlerle baş edemedik. Bu yıllar Türk plastik sektöründe “KAYIP YILLARDIR”. Ne zamanki 2010’lu yılların başından itibaren güçlü rakiplerimiz de bu tür makineleri piyasaya sürüp yanlış algılar sonlandıysa, bizim satışlarımız logaritmik olarak artmaya başladı. Hala çok küçük oranlardayız ama full elektrik makineleri deneyen ve yaşayan kullanıcıların da desteği ile bu oran beklentilerin dışında çok hızlı artacaktır. Şu anda bu sürecin başındayız.

Hidrolik enjeksiyon makinelerinde ise Çin’in Topstar markasıyla çözüm ortaklığı sağlıyorsunuz. Bu makinelerin üstün özellikleri ve hedeflenen sektörler açısından farklılıkları nelerdir? 

TOPSTAR firması, ELITE firmasını satın alarak ileri teknoloji altyapısı ve güçlü ekonomik dinamikleri ile frefill valfli full hidrolik açma kapama kilitleme sistemleri ile 550 tondan sonra hem çift plaka hem hareketli plaka göbekten sıkma teknolojisi ile farklı bir konsept oluşturmaktadır. Diğer ayırt edici özelliği ise aynı fabrikada tüm yardımcı ekipmanların da tek marka tek tedarikçi olarak üretip birlikte sevk edebilmesidir. Aynı fabrikada tüm yardımcı ekipmanlarla endüstri 4.0 uyumluluk sunması dikkate değer bir çözüm ortağı olmamızı sağlamaktadır. Uzun geçmişte sattığımız full hidrolik ve çift plakalı makine teknolojisine haiz olması ve değişik profil potansiyel müşterilerimize hitap etmesi sebebiyle önemli bir boşluğumuzu doldurmaktadır. Alt ve orta segment müşterilerimiz için çözüm ortağı konumundayız. 

Enjeksiyonun dışında yükleme, kurutma, soğutma, kırma, robotik gibi yan sistemler ve otomasyon ürünlerinde sağladığınız çözümler konusunda neler söylemek istersiniz?

Daha önce anlattığımız ilklere bu konuları da dahil edebiliriz. Uzun geçmişte edindiğimiz tecrübeler “anahtar teslimi“ projeler konusunda yaptığımız başarılı çalışmalarla doludur. Gerek highend müşterilerimize Almanya, İtalya ve Japonya menşeli merkezi hammadde hazırlama ve taşıma, merkezi soğutma, robotik uygulamalar tedariki yanında kendi markamız altında yurt dışında OEM üretip hazır stok tuttuğumuz ekonomik yardımcı ekipman tedariğimiz de mevcuttur.

Teknoloji temini ve satış alanında; teknik destek, servis, bakım, satıştan çok daha önde gelen temel bir konu. Sizin de bu konuda çok hassas olduğunuzu, geçen süre içerisinde bu konuya odaklandığınızı ve pek çok yerde bakım, destek, onarım tesisleri kurduğunuzu biliyoruz. Bu süreci, müşteri memnuniyetini ve bu konudaki hedeflerinizi aktarır mısınız?

Önce Servis, Sonra Satış mantığı ile 30 yıldır alt yapı oluşturuyoruz. Ama çok daha önemli olan konu ise koruyucu bakım, müşteri personelinin konu ile alakalı yeterlilik kontrolü ve gelişimidir.

Sattığımız full elektrik makinelerde arıza yapma riski %97 daha az olup, yedek parça bağımlılığı da gene aynı oranda düşüktür. Tabiki bu oranları destekleyen ana unsurlardan bir diğeri de koruyucu bakım ve kullanıcının farkındalıklarıdır. Kullanıcılar çok basit birkaç kurala uyduklarında bu oranlar hemen hemen tüm müşterilerimizde gerçekleşmektedir. Hedefimiz bu farkındalığı tüm kullanıcılara aktarmaktır.

Plastik enjeksiyon ve yan sistemleri konusunda Türkiye’deki satış—servis ve pazar ağlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Genişleme ve büyüme stratejilerine bağlı olarak bugünden yarına nasıl bir değişim ön görüyorsunuz?

Full elektrik makineler aslında bir yazılımdır. Bir o kadarda bakım onarım konusunda basit makinelerdir. Doğal olarak yıllarla beraber aşınma ve yıpranma oranları çok çok düşüktür. Hidrolik sistemlere göre performans ve makine ömrü en az 3 kat daha uzundur. Beklenmedik duruşlar, parça bekleme, arıza arama ile geçen kayıplar %97 gibi inanılması son derece zor olan azlıktadır. Ama her full elektrik makine TOYO değildir. TOYO “sıfır mühendislik hatası” ile üretilir. Online olarak sürekli TOYO firması ile entegre çalışıyoruz. Ekibimizin genişliği ve tecrübesi artık daha çok arıza yapmayan bu teknolojilerin verimli kullanılma eğitimleri ve koruyucu bakım üzerinedir. Makineleri uzaktan izleme bakım süreçlerini uzaktan da izleyerek arıza oranını %3’den, %0’a çekme hedefindeyiz.

Otuz yıldan bu yana plastik sektörüne teknoloji/bilgi ve kaynak sağlayan bir firma olarak günümüz teknolojisini elbette yakından takip ediyorsunuz? Günümüz teknoloji grafiği açısından Aksoy Plastik ve Makine sektörde kendini nerede konumlandırıyor?

Yüksek teknolojilerde öncü olma, kullanıcı eğitimi, Toplam Verimlilik şartlarını kullanıcılarda oluşturma. Kullanıcıların kıran kırana rekabet ederek kâr marjlarının sürekli düştüğü bu küresel yarışta daha verimli ve daha düşük üretim giderleri ile kâr marjları düşse de maliyetleri indirerek genelde yüksek kârlı çalışma imkânları sunma hedefimizdir. 

Türkiye’de plastik sektöründe son yirmi yıllık büyümeyi ve teknoloji kullanımını nasıl görüyorsunuz? Buna bağlı yakın gelecekte plastik makineleri pazarı ve ithalatı nasıl bir seyir izleyecek? Sizin gelişecek bu konjonktüre bağlı olarak plan ve projeleriniz olacak mı?

Yukarıda bahsettiğim KAYIP YILLAR’ın bedeli ödenmiştir artık. Keşke bu süreçte başarılı olup sektörün makus kaderini değiştirebilseydik. Ama gücümüz yetmedi. Bundan sonraki süreç Toplam Verimlilik ana başlığı altında Yüksek verimlilik, düşük üretim giderleri, insan sağlığı ve çevreye olan hassasiyetimizdir. Projelerimiz bu yöndedir. Bu süreci 30 yıl önce fark eden yegâne kuruluşuz.

Kirli rekabette “yerli malı vebalıdır” anlayışını değiştirebilirsek, full elektrik makineleri ülkemizde üretme hayalimiz hala canlıdır. Bu konuda ciddi mali ve alt yapı çalışmalarımız mevcuttur.

Son olarak uzak doğu makine teknolojisi ile Avrupa ve ABD merkezli makine teknolojisi yarışını nasıl görüyorsunuz? Sizce bu segmentler inovasyon ve gelişim açısından giderek birbirine yaklaşıyor mu? Bu noktadaki rekabet nasıl bir sürece evrilebilir? 

Uzakdoğu’yu, Japonya ve diğerleri olarak ikiye ayırmak gerekir. En azından bizim full elektrik plastik enjeksiyon makinelerinde gördüğümüz bu şekildedir. Plastik enjeksiyon makinelerinde üst segmentte gerçek yarış Japonya ve Avrupa arasındadır. ABD merkezli çalışmaları göremiyoruz ülkemizde. Bizim görüşümüz Avrupalı üreticiler hidrolik temelli teknolojilerde ilerdeler. Ama full elektrik mantıkla çalışan makinelerde liderlik açık ara Japon menşeli üreticilerdedir. Toplam Verimlilik olarak full elektrikli makinelerin açık ara üstünlüğü yavaş yavaş ispatlanmaktadır. 

Son olarak neler söylemek isterdiniz?

Endüstriyel yarış bir yana “Bu dünya atalarımızdan miras kalan, çocuklarımızın emanetidir”. Her şey yeşil için, delinmeyen ve küresel ısınmayı tetiklemeyen atmosfer ozon tabakası için olmalıdır. Kafamızı kuma gömerek daha ne kadar gideceğiz.  Çalışan hidrolik sistemlerin yüksek karbon salınımı ve hidrolik yağlardan hararetle ortama yayılan zararlı 6 adet sera gazı küresel ısınmayı artırmaktadır. Makinelerle aynı ortamda yaşayan çalışanlarımızın sağlığını tehdit etmektedir.

Yılda %25 buharlaşan, her 2-3 yılda bir değişmesi zorunlu olan makine başı ortalama binlerce litre hidrolik yağlar ile hidrolik sistemlerin kullanılıp atılmak zorunda olan atık malzemeleri çevremizi, tatlı su kaynaklarımızı, denizlerimizi kirletmektedir. 

Çocuklarımız için bu tehlikeli gidişata dur demeliyiz. Gözden kaçan bir diğer konu ise hala fosil yakıtlardan üretilen elektrik, üretim sürecinde bu kirliliği daha da artırmaktadır. Hidrolikten bağımsız, elektriği adeta koklayarak tüketen FULL ELEKTRIK makine teknolojileri gelecekte çocuklarımızın masal kahramanı olacaktır.

Türkiye’de plastik boru pazarına yenilikler kazandıran marka

GF Hakan Plastik, yalın üretim yaklaşımı, geniş ürün gamı ve müşteri ihtiyaçlarına odaklı çalışma prensibiyle plastik boru sistemlerinde yenilikler üretmeye devam ediyor. 2021 yılında yüzde 45’in üzerinde büyüme yakalayan marka, 2022’de yüzde 50 büyümeyi hedefliyor. Almanya’dan Rusya’ya, İskandinav ülkelerinden Malezya’ya kadar 70’in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, plastik boru sektöründe alınması en zor sertifikalardan biri olan İsveç Nordic Polymark sertifikasına sahip ilk ve tek Türk firması.

GF Hakan Plastik Yalın Üretim Müdürü Koray Karakaş ve Fabrikalar Üretim ve Bakım Müdürü Harun Albayrak ile gerçekleştirdiğimiz röportajda şirketlerinin üretim süreçlerine değindik.

Öncelikle profesyonel öz geçmişinizden ve GF Hakan Plastik’teki pozisyonlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Koray Karakaş, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olup 2021 yılı Temmuz ayından beri GF Hakan Plastik’te Yalın Yönetim Müdürü olarak çalışmaktayım.

Harun Albayrak, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. 2008 yılında GF Hakan Plastik bünyesinde kariyerime başladım. Üretim bölümlerinde farklı pozisyonlarında görev aldıktan sonra 2019-2020 döneminde Planlama & Lojistik müdürlüğü yaptım; aynı dönemde Lojistik Yönetimi eğitimimi de tamamladım. 2020 yılı Eylül ayından itibaren de Çerkezköy ve Şanlıurfa Fabrikalar Üretim ve Bakım Müdürü olarak görev yapmaktayım.  ISO 50001 dahilinde Çerkezköy Fabrika Enerji Yöneticiliğini de yerine getirmekteyim.

FANUC Türkiye Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit

“ROBOSHOT ile dünya genelinde kurulu 70 bin adet makine sayısına ulaştık”

Bir önceki nesil modellerine göre hızı ve esnekliğiyle öne çıkan ROBOSHOT plastik enjeksiyon makinemizin α-SiB modeli, tamamen elektrikli olması sayesinde karbon dengesini iyileştirmek isteyen işletmelere ideal çözüm sunuyor. Yeni seri; kalıp üreticileri, tıbbi teknoloji ve otomotiv mühendisliği gibi önemli sektörlerdeki yüksek hassasiyetli plastik parça üreticilerine hitap ediyor.

FANUC Türkiye Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Berivan Kaya’nın sorularını yanıtladı.

Bahçeşehir Üniversitesi’nde Mekatronik Mühendisliği gibi-mekanikten elektroniğe, robotikten yapay zekâya kadar- çok disiplinli bir bolümde eğitim aldınız ve Galatasaray Üniversitesi’nde Micro MBA programını tamamladınız. Bu çoklu disiplinler içerisinde sizi makine, makine otomasyonu ve robot alanında kariyer yapmaya yönelten hedefleriniz var mıydı? Yoksa tesadüfler mi sizi bu alana yöneltti?

Çağımızın yeni bir mühendislik bilimi olarak kabul edilen Mekatronik, yaşantımızda sağladığı büyük kolaylıklardan dolayı bütün dünyada çok geniş bir uygulama alanına sahiptir. Mekatroniğin farklı alanlara geçiş yapma noktasında sunduğu esnekliğin ana seçim kriterim olduğunu söyleyebilirim. 

Elektrikli araçlar için hazırız

Eurotec Mühendislik Plastikleri A.Ş. Pazarlama Proje Yöneticisi Gökhan Bahtiyar ile dosya konumuz kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportajımızda şirket olarak yakaladıkları başarılara ve gelecek dönem hedeflerine değindik.

Elektrikli ve otonom araçlar için öncü hammadde tedarikçisi olarak ürünler ve çözümler geliştirdik. Sektörde öncü olan OEM firmalarının elektrikli araç özelliklerini inceleyerek, otomotiv ve elektrik-elektronik sektörlerindeki engin malzeme bilgisi ve deneyimi ile bu alanda termoplastik malzemelerin sahip olması gereken özellikleri belirledik. OEM firmaların ihtiyaçlarına yönelik geniş malzeme çeşidi sunabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Makinelerimiz %100 homojen olarak karışım sağlar

AHF Makina Firma Sahibi Mehmet Akif Uzunkavak, dosya konumuz kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportajda firmalarının ürün yelpazesinde yer alan makineleri ve öne çıkan özelliklerini anlattı.

Hammadde karıştırma makineleri ve taşıma sistemleri üretimi üzerine Konya’da faaliyet gösteren AHF Makina, uzman ekibi ve sürekli kendini geliştiren yapısı ile müşterilerine hizmet veriyor. Öncelikli hedeflerinin müşteri memnuniyeti olduğunu söyleyen Firma Sahibi Mehmet Akif Uzunkavak, makinelerinde kaliteyi ve ekonomiyi bir arada sunduklarını özellikle belirtiyor.

Öncelikle sizi ve firmanızı tanıyabilir miyiz? Şirketinizin kuruluş aşamaları, yapılanması ve gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

AHF Makina toz ve granür ham maddelerin karıştırma ve taşıma sistemleri üzerine faaliyet gösteren bir firmadır. Şahsım olarak 2000’li yıllardan itibaren özellikle plastik sektörünün üretim faaliyetlerinde yer aldım. Plastik enjeksiyon ve şişirme makineleri bakım onarım ve revizyon faaliyetleri üzerine deneyimlerim oldu. Yaklaşık 6 yıl önce plastik ham madde karıştırma makinelerinin imalatına başlayarak AHF Makina’nın temellerini atmış oldum. Firmamız resmi olarak 2019 yılında üretim faaliyetlerine başlamıştır, uzman ekibi ve sürekli kendini geliştiren yapısı ile müşterilerine hizmete devam etmektedir.

Üretim yelpazenizde yer alan makine çeşitleriniz ve uygulama alanları hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz? 

Firmamız plastik ham madde karıştırma makineleri, baharat, kimyasal, deterjan vb. sektörlerdeki toz ürünlerin homojen karışımları için Ribbon mikser olarak da bilinen yatay tip karıştırma makinelerinin imalatı ile bunların taşınması için helezon ve konveyör bant imalatı yapmaktadır. Aynı zamanda plastik sektörüne yönelik özel tasarım makinelerin imalatı devam etmektedir.

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı