Wednesday, Jan 20th

Last updateFri, 08 Jan 2021 1pm

Buradasınız: Home Haberler

Aktaş Holding’in yalıtım sektörüne katkısı sürüyor

AK-İZO, Türk yalıtım sektörüne bu kez de keçeli membran armağan etti

Aktaş Holding, çatısı altında yer alan tüm markalarda gerçekleştirdiği ileri teknoloji hamleleriyle, hizmet verdiği sektörün gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. 

Lineflex markasıyla yalıtım sektörünün Türkiye’de büyük ölçekte pazar payına sahip olan ve kısa süre önce devreye aldığı kendinden yapışkanlı membran ve renkli membran ürünleri ile sektörde ses getiren AK-İZO, bu kez de geotekstilli (keçeli) membran üretimiyle sektörde farkını ortaya koydu.

Dünyada sayılı firmanın üretebildiği geotekstilli membranları, Ar-Ge çalışmaları sonucunda tamamen kendi öz kaynaklarıyla üretmeyi başaran AK-İZO, Türk yalıtım sektöründe bu ürünü üreten ilk firma olarak, büyük bir başarıya daha imza attı.

İşçilik ve maliyet tasarrufu sağlıyor

Sektörde ilklerin adresi olmaya devam ettiklerini ifade ederek, geliştirdikleri ürün hakkında bilgiler veren Aktaş Holding İcra Kurulu Başkanı İskender Ulusay, “Lineflex geotekstilli (keçeli) EPDM membranlarımız, kullanım ve uygulama kolaylığının yanında, işçilik ve maliyet açısından da tasarruf sağlayan bir su izolasyonu ürünüdür. Geotekstilli EPDM Membran, vulkanizasyon işleminden önce EPDM mebranın alt tarafına polyester geotekstilin eklenmesi ile elde edilmektedir. Standart membran altına yapılan bu laminasyon işlemi ile membrana ekstra koruma amaçlı takviye sağlanmaktadır. Lineflex geotekstilli membran; endüstriyel yapılarda, çatı & teras ve yeşil çatı gibi uygulamalarda rahatlıkla kullanılabilmekte ve yüksek performans elde edilmektedir. Beton ve şaplı yüzeylerde de geotekstil, EPDM membranı koruma amaçlı kullanılmaktadır. EPDM membranın altında takviye edilen polyester geotekstil, uygulanan yüzeyin membrana verebileceği aşınma sorunlarını önlemekte ve küçük kusurların veya çıkıntıların membranla temas etmesini de engelleyip, bir yastıklama tabakası görevi görmektedir. Bu sayede ürünü de korumaktadır” dedi.

ASAŞ 2020 yılını ihracatta 260 milyon dolar ile kapatmayı hedefliyor

Türkiye’nin en büyük 65’inci sanayi kuruluşu olan ASAŞ, 30’uncu kuruluş yıldönümü vesilesiyle yaptığı çalışmaları ve 2021 hedeflerini gerçekleştirdiği online toplantı ile aktardı

Bu yıl 30’uncu kuruluş yıldönümünü kutlayan ASAŞ, 2020 yılının değerlendirmesini yapmak ve 2021 planlarını aktarmak için ASAŞ Genel Müdürü Derya Hatiboğlu’nun  ev sahipliğinde düzenlediği online bir basın buluşması düzenledi. ASAŞ’ın marka özünü 30 yıllık iş yapma felsefesinden ve tutkusundan yola çıkarak “Hayatın her alanına değer katar” olarak belirlediklerini söyleyen Hatiboğlu, pandemi sürecine dair değerlendirmelerde de bulunarak ASAŞ’ın ihracattaki başarılı çalışmalarına değindi. 

Yılın ilk yarısında 111 milyon dolar ihracat

Bugün 6 kıtada 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan ASAŞ, Türkiye’nin en büyük ihracatçıları arasında yer alıyor. Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçısı arasında 52’inci sırada bulunan ASAŞ, 2019 İDDMİB İhracatın Metalik Yıldızları Ödül Töreni’nde İDDMİB İhracat Şampiyonları kategorisinde ikincilik, Alüminyum Yassı Ürünler kategorisinde birincilik ve Alüminyum Çubuk & Profiller kategorisinde ikincilik ödüllerinin sahibi oldu. Bu yıl ihracat odaklı bir büyüme gerçekleştirdiklerini belirten Hatiboğlu, “2019’da ihracatın tüm satışlarımızdaki oranı yüzde 53 oldu. 2019 yılı toplam ihracat tutarımız 268 milyon dolar iken 2020 yılının ilk 6 ayında 111 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. 2020 yılı sonu rakamımızın 260 milyon USD olmasını bekliyoruz” dedi.

2021 yılının ambalaj tasarımı trendleri

Yeni yılda çevre dostu ve rengarenk ambalaj tasarımları öne çıkacak

Yenidünya düzeni ile birlikte tüketicilerin özellikle hızlı tüketim ürünlerinde satın alma davranışları şekil değiştirmeye başladı. Ambalaj tasarımı ofislerinin pandemiye bağlı olarak değişen tüketici beklentilerini analiz ederek bu doğrultuda yeni projeler ürettiklerini ifade eden B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli, 2021 yılındaki ambalajlarda daha çok sağlık ve çevre unsurlarının tasarımların odak noktasını oluşturacağını belirtti.

Pazarlama sektöründe fark yaratmanın önemli etkenlerinden biri olan ambalaj tasarımı, tüketici taleplerinin değişmesi ile birlikte daha da önemli hale geldi. Ambalaj tasarımlarının önümüzdeki dönemlerde çok daha doğal, sürdürülebilir materyallerden üretileceğini ve içeriğindeki ürünün daha doğal olacağını belirten B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli, ambalajın çevreyi koruyan ve zarar vermeyen yapısı sayesinde tüketici için de daha tercih edilir olacağını vurguladı. Çevre dostu ambalaj örneklerinin dünyada hızla yaygınlaşmaya başladığını dile getiren Çiftçigüzeli, “Ünlü bir su markası, etiketsiz şişelerini satışa sunarken aynı zamanda tutkal ve daha fazla plastik kullanımını da otomatik olarak sonlandırmış oldu. Kuşkusuz bu markaların ufak gibi gözüken farkındalıkları yılda milyonlarca adet üretilen şişeleri ve başka markaların da bu gibi yenilikleri takip ettiğini düşündüğünüzde oldukça önemli boyutlara ulaşıyor. Yine uluslararası bir çorba markası geri dönüştürülebilir çorba ambalajlarını tüketicilerin beğenisine sundu. Dünyanın en büyük oyuncak üreticisi, artık kutularından çıkan plastik poşetler yerine kâğıt poşetleri kullanma kararı aldı. Bu gibi örnekler ufak ufak ülkemizde de görülmeye başlandı, ancak yaygınlaşması biraz zaman alacak” dedi.

Pandemiye rağmen en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör Kimya

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre, kimya sektörü ihracatı 2020 yılı Kasım ayında 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu yıl Ocak-Kasım döneminde ise 16,5 milyar dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirildi. Kimya sektörü, bu yıl on bir aylık dönemde pandemiye rağmen en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör oldu.

Kimya sektörünün Kasım ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Bu yıl Kasım ayı kimya sektörü ihracatımız yüzde 9,6 azalışla 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşerek otomotiv sektörünün ardından ikinci sırada yer aldı.  208 ülke ve bölgeye yaptığımız kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı ile Kasım ayında da en çok ülke ve bölgeye ihracat yapan sektörler arasında birinci olduk. Kasım ayında en çok kimya ihracatı yaptığımız ilk üç ülke Hollanda, Irak ve Almanya oldu. Bu yıl on bir aylık sektör ihracatımız ise 16,5 milyar dolara ulaştı. 27 sektöre hammadde ve yarı mamul veren stratejik bir sektör olarak pandemiden en az şekilde etkilenmek için üretmeye ve ihracat yapmaya devam ediyoruz. Bu süreçte en çok ihracat yaptığımız ülkelerin başında gelen AB ülkeleri başta olmak üzere global pazardaki daralmadan dolayı mineral yakıtlardaki ihracatımızın azalması ve pandemi kaynaklı alınan tedbirlerin sektör ihracatımıza etkisini de görüyoruz. Nitekim pazar çeşitliliğimiz ve tüm sektörlere dokunuyor olmamız, diğer sektörlere göre performansımızın daha iyi olduğunu gösteriyor. Her şeye rağmen on bir aylık dönemde Türkiye’nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü konumumuzu korumayı başardık” dedi.

PLMA 2020 sanal fuarına Türkiye’den 75 ihracatçı firma katıldı

Bu yıl pandemi nedeniyle iptal edilen PLMA’s World of Private Label fuarı yerine 1-4 Aralık 2020 tarihleri arasında düzenlenen PLMA 2020 Online World of Private Label sanal fuarını 2 bin kişi ziyaret etti.

Her yıl “Özel Etiketli Ürünler Sektörü”ne yönelik olarak Hollanda’nın Amsterdam kentinde düzenlenen ve 11 senedir milli katılım organizasyonu İKMİB tarafından gerçekleştirilen PLMA’s World of Private Label fuarı, 2020 senesinde Covid-19 salgını gerekçesiyle iptal edildi. Yerine 1-4 Aralık 2020 tarihlerinde PLMA 2020 Online World of Private Label Sanal Fuarı düzenlendi. İKMİB organizasyonunda 51 firma fuarda yerini alırken, 24 ihracatçı firma bireysel olarak katılım sağladı. Gıda, kozmetik, kişisel bakım, temizlik, ev mutfak eşyası ve ambalaj gibi pek çok sektörde faaliyet gösteren bin 56 katılımcının yer aldığı sanal fuar, Avrupa ülkelerinden 710’u perakendeci/toptancı olmak üzere bin 160 firmadan toplam 2 bin kişi tarafından ziyaret edildi.

Pelister: “Sanal Fuar ziyareti 2021 Nisan ayına kadar açık olacak”

Sanal fuarın organizatörün online web sitesinde yer alan portalda düzenlendiğini ve katılımcı firmaların sayfalarının 2021 yılı Nisan ayı ortasına kadar yer alacağını dile getiren İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Böylece firmalar söz konusu tarihe kadar kayıtlı satın almacılar tarafından ziyaret edilmeye devam edilecek. Bu yıl sanal olarak gerçekleşen PLMA 2020 Online World Of Private Label fuarına katılan firmalarımızın yeni iş bağlantıları yapmalarını umuyoruz. 2021 yılı Nisan ayına kadar ziyaretlerin devam edecek olmasının da bu fırsatları artıracağına inanıyorum. Fuara Birliğimiz organizasyonunda 6 sektörden toplam 51 ihracatçı firmamız katıldı. Bireysel katılanlarla birlikte 75 firmamızı potansiyel alıcılarla bir araya getirmiş olduk. Sanal fuarın tüm katılımcı firmalarımız açısından verimli olmasını diliyorum” dedi.

Plastik poşette ücret değişmedi

Açık satılan gıdaların hijyenini sağlamak için satış noktalarında ücretsiz verilen plastik poşetlere alternatif olarak kâğıt/karton içerikli torbaların da sunulması zorunluluğu getirildi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca satış noktalarında plastik poşetlerden alınan ücretler, yeni yılda da 25 kuruş olacak. Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da Bakan Oluru ile güncelleme yapıldı.

Buna göre, 17 Aralık 2020'de ilgili sektör ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla çevrimiçi platformda gerçekleştirilen Plastik Poşet Komisyonu toplantısında görüşülen konular da dikkate alınarak, 1 Ocak 2019'dan itibaren yürürlükte olan Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da yapılan güncellemeyle, "2021 yılı plastik poşetlere uygulanacak taban ücret adet başına vergiler dâhil 25 kuruştur. 1 Ocak 2021'den başlayarak yıl sonuna kadar ise satışa tabi tüm poşetler için uygulanacak ücret adet başına vergiler dâhil 25 kuruş olup daha az veya daha fazla ücret uygulanamaz" hükmüne yer verildi.

Sadece Bakanlıkça belirlenen sıfır atık logosu ve çevreci sloganlar kullanılacak

Ayrıca güncelleme ile açık satılan gıdaların hijyenini sağlamak için satış noktalarında ücretsiz verilen plastik poşetlere alternatif olarak kâğıt/karton içerikli torbaların da sunulması zorunluluğu getirildi.

Ücretli poşetlerin bir yüzeyinde sadece Bakanlıkça belirlenen sıfır atık logosu ve çevreci sloganların kullanılması zorunluluğu da getirildi.

Sıfır atık logosu ve çevreci slogan kullanımı düzenlemesine uygun poşetlerin uygulamaya dâhil edilmesi için 1 Temmuz 2021'e kadar geçiş süreci öngörüldü.

Bu tarihe kadar hâlihazırda üretilmiş ve kullanımda olan plastik poşetlerin atık haline gelmeden tüketiminin sağlanmasına imkân tanındı. 1 Ocak 2022 itibarıyla bu kriterleri sağlamayan poşetlerin satışı yasaklandı.

SOCAR Türkiye Ar-Ge Merkezi, NEFERTITI projesi için Avrupa’dan fon almaya hak kazandı

SOCAR Türkiye Ar-Ge Merkezi’nin yoğunlaştırılmış güneş enerjisi teknolojilerini kullanarak karbondioksitten etanol/izopropanol gibi değerli kimyasalları üreteceği NEFERTITI projesi, Avrupa Komisyonu UFUK 2020 Hibe Programı tarafından fonlanacak. Yoğun rekabetin yaşandığı ‘Enerji Alanı 2020’ çağrılarından fon almaya hak kazanan konsorsiyumdaki 10 uluslararası şirketten biri olan SOCAR Türkiye Ar-Ge Merkezi’nin projesine ait 389 bin Euro’luk bütçenin tamamı bu program tarafından karşılanacak.

Sürdürülebilir büyümenin itici gücü olarak gördüğü Ar-Ge ve inovasyona büyük önem veren SOCAR, bu faaliyetlerini artırmaya yönelik çalışmalarını hızlandırdı. Petkim’in 51 yıllık Ar-Ge tecrübesini tüm gruba yaymak üzere Aralık 2019’da kurulan SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon A.Ş; değer zincirindeki tüm paydaşları için yenilikçi, sürdürülebilir, çevre dostu ve pazar odaklı ürün, katalizör ve dijital teknolojiler geliştirmeyi hedefliyor.

Plastik sektörü 2020’de ihracatla büyüdü

Plastik sektörünün 2020 performansını değerlendiren PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “2020’de plastik sektöründe ihracat artışının hızlandığını sektörün büyümesinde itici bir güç olduğunu görüyoruz” dedi.

2019 yılında %3,9 büyümesine rağmen 2017 üretimini yakalayamayan sektörün 2020 yılında nihayet bu seviyeyi geçtiğini belirten Gülsün: “2018 yılında yaşanan kur şoku ve sonrasında 2019 yılında küresel otomotiv pazarında yaşanan daralmanın etkisiyle zayıf geçen iki yılın ardından 2020’de sektörün %5,7 büyümesini bekliyoruz. Tüm dünyada derin yaralar açan pandemi boyunca hijyenin sağlanması ve tedarik zincirinin kırılmaması için büyük önem arz eden plastiğin tüketimi de arttı. Ülkemiz plastik sektörü mevcut kurulu kapasitesi ve esnek yapısı sayesinde dünyada artan bu talebi karşılama konusunda önemli bir atılım yaptı. Bu kapsamda derneğimiz tarafından yapılan analizler yıl sonu itibariyle ülkemiz plastik mamul üretiminin 10,4 milyon ton dolayında olacağını  gösteriyor” dedi.

Atık ithalatında yasaklama değil denetleme yoluna gidilmeli!

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “Türkiye’ye ikincil plastik hammadde ithalatının yasak olduğu da göz önünde bulundurularak, Türkiye plastik sanayinin ikincil hamaddeye erişiminde tek yol olan atık ithalatında yasaklamadan ziyade denetlemenin arttırılması yoluna gidilmeli” dedi.

Küresel tedarik zincirinin geri dönüştürülmüş ürün talebi artıyor!

Son yıllarda gelişmiş ülkelerin tüketici taleplerinde bir değişim yaşandığını ve geri dönüştürülmüş hammaddeden üretilen ürünlere talebin hızla arttığının altını çizen Gülsün: “Bu talep artışına bağlı olarak küresel markaların tedarik zincirleri üzerinde geri dönüşüm hammadde kullanma kotaları koyduğunu görüyoruz. Ülkemizin ana ihracat pazarlarının başında gelen AB’de ambalaj ve otomotiv başta olmak üzere birçok endüstri bu trendi izlemekte ve %100’e yaklaşan iddialı hedefler ortaya koymaktadır. Türk plastik geri dönüşüm sektörümüz, ülkemiz ihracatçısının bu artan talebini şimdilik karşılayabilmekte lakin geri dönüşüm sektörünün ana girdisi olan atık ithalat yoluyla temin edilmekte. Ülkemizin toplama ve ayrıştırma altyapısının yeterince gelişmiş olmaması sebebiyle atığımızın büyük bir kısmı geri dönüşüme uygun değil bu sebeple geri dönüşüm sektörü ithal ettiğini geri dönüştürerek Türk plastik sektörü için hayati öneme sahip ikincil hammadde haline getiriyor. Mevzuat gereği ülkemize ikincil hammadde ithalatının yasak olduğunu da göz önünde bulundurursak, geri dönüşüm sektörünün hammaddesi olan atığa erişiminin engellenmesi Türk plastik sektörünün de 2 milyar doların üzerinde ihracat yaptığı AB pazarlarına ihracatının durması anlamına gelecektir” dedi.

FANUC Assisted Reality (FAR) teknolojisini hayata geçirdi

CNC kontrol sistemleri, Endüstriyel Robotlar, Robodrill (İşleme Merkezi), Robocut (Tel Erozyon), Roboshot (Plastik Enjeksiyon) ve Robonano (Hassas Torna) gibi fabrika otomasyon sistemlerinin önde gelen firmalarından FANUC, Endüstri 4.0 teknolojilerine bir yenisini daha ekledi. Şirket, dünya çapında tüm endüstrileri tehdit eden Koronavirüs salgınının üretim süreçlerindeki negatif etkisini minimize etmeyi hedefleyen uzaktan servis hizmeti FANUC Assisted Reality (FAR) teknolojisini müşterilerine sundu. FAR hizmeti, FANUC ürünlerinin bakımıyla birlikte ürünlerin garanti sürelerinin arttırılması, 7/24 telefon desteği ve yerinde servis gibi hizmetleri de içeriyor.

“FAR, pandeminin ulaşımı kısıtlamasının dezavantajının önüne geçerek uzaktan destekle arıza süresini azaltıyor ve verimliliği arttırırken üretimin kesintisizliğini destekliyor” FANUC ofislerinden uzakta olan veya sıkı bir üretim temposu bulunan firmaların talepleri doğrultusunda FAR teknolojisi hazırlıklarının pandemi öncesine dayandığını aktaran FANUC Türkiye Robot Teknik Müdürü Murat Kısa, pandemi ile birlikte sosyal mesafe kurallarının oluşması, ulaşımın daha kısıtlı ve zor hale gelmesiyle Nisan 2020 itibariyle hizmeti sunmaya başladıklarını belirtti. Murat Kısa “FANUC Assisted Reality, müşterilerimizin özel bir ekipmana ihtiyaç duymadan uzaktan yardım hattımız üzerinden akıllı telefon veya tabletle video görüşmesi yapabileceği, resim paylaşabileceği, video üzerinden anlık çizimler iletebileceği yani acil servis desteği alabileceği dijital bir sistem. Yardım hattımız ile müşterimizin problemini daha kısa sürede analiz edebiliyor ve yerinde servis hizmeti sağlanması gerekiyorsa parça listesini hızlıca oluşturabiliyoruz. Teknolojimizle 4 milyon Euro değerindeki stoklarımızda bulunan parçalarla müşterimizin ihtiyaçlarını en kısa sürede gideriyoruz. FAR, pandeminin ulaşımı kısıtlamasının dezavantajının önüne geçerek uzaktan destekle arıza süresini azaltıyor ve verimliliği arttırırken üretimin kesintisizliğini destekliyor” dedi.

Audi’den otomotiv plastikleri için geri dönüşüm yöntemi

Audi, otomotiv üretiminde kullanılan karışık türdeki plastiklerin geri dönüşümü için pilot bir proje başlattı. Karlsruhe Institute for Technology (KIT) işbirliğiyle gerçekleştirilen projede kimyasal bir geri dönüşüm yöntemi kullanılıyor.

Günümüz otomotiv sanayiinde kullanılan çok sayıda plastik parça güvenlik, ısıya ve yoğun aşınmaya karşı dayanıklılık ve kalite gibi sebeplerden ötürü petrol türevi içeren malzemelerden oluşuyor. Bu nedenle de geri dönüşümleri çoğu zaman mümkün olamıyor. Aynı tür bileşenleri olan plastikler genellikle mekanik yöntemlerle geri dönüştürülebiliyorken, karışık bileşenleri olanlar için ise geri dönüşüm son derece zor.

ÇEVKO VAKFI’ndan Sıfır Atık yönetimi için bütünsel dijital çözüm

Ambalaj atıklarının geri dönüşümü konusunda Türkiye’nin öncü kuruluşu ÇEVKO Vakfı, çevrenin korunmasına, toplumsal gelişmeye ve ekonomiye katkı yapmayı sürdürüyor. ÇEVKO Vakfı, geliştirdiği “Nereye Atayım Belediye Sıfır Atık Saha Bilgi Yönetim Sistemi” ile belediyelerin Sıfır Atık yönetimi kapsamındaki yükümlülüklerine bütünsel çözüm sunuyor. “Nereye Atayım Belediye Sıfır Atık Saha Bilgi Yönetim Sistemi” tanıtımı, sistemin ilk kullanıcılarından İzmit Belediyesi ile birlikte düzenlenen toplantıda gerçekleştirildi.

ÇEVKO Vakfı’nın geliştirdiği “Nereye Atayım Belediye Sıfır Atık Saha Bilgi Yönetim Sistemi”, Sıfır Atık yönetimi konusunda belediyelere bütünsel çözüm sunuyor. Kısaca “Nereye Atayım” olarak tanımlaman saha bilgi yönetim sisteminin tanıtımı, ÇEVKO Vakfı ve sistemin ilk kullanıcılarından İzmit Merkez Belediyesi ile birlikte düzenlenen basın toplantısında yapıldı. Pandemi önlemleri kapsamında çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıya, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ve İzmit Merkez Belediye Başkan Yardımcısı Ünal Özmural’ın yanı sıra, vakıf ve belediye yöneticileri katıldılar.

Sürdürülebilir çevreye katkı yapan kuruluşlar ödüllendirildi

ÇEVKO Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı tarafından sürdürülebilir gelişmemize katkılarıyla öne çıkan ve Türkiye'de Yeşil Nokta markasını kullanan firmaların katılımına açık olarak beşincisi düzenlenen Yeşil Nokta Sanayi Ödülleri, 1 Aralık 2020 günü pandemi tedbirleri gereği dijital ortamda gerçekleştirilen törende sahiplerini buldu. 

ÇEVKO Vakfı’nın, Türkiye’deki tek temsilcisi olduğu ve çoğunluğu AB üyesi 31 ülkede, 540 milyon tüketiciyi kapsayan Yeşil Nokta markasının, genişletilmiş üretici sorumluluğu modelinin en başarılı uygulama örnekleri arasında yer aldığını belirten ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Yeşil Nokta, sorumlu üreticiyi ve tüketicinin sorumluluğa gösterdiği saygı ve beğeniyi simgeliyor. Çevre ile ilgili sürdürülebilir geri kazanım çalışmalarında, belirlenen kriterleri en yüksek oranda sağlayan kuruluşlarının yasal sorumluluklarının ötesinde gerçekleştirmekte oldukları örnek çalışmaları ödüllendirirken; aynı zamanda piyasaya süren konumda olan tüm firmaları benzer çalışmalara özendirmeyi ve teşvik etmeyi hedefliyoruz” dedi.

TOTAL Madeni Yağlar, CERAN Gres ile makinelerin ömrünü uzatıyor

TOTAL Madeni Yağlar, patentli TOTAL CERAN teknolojisi ile zorlu ve ağır koşullarda faaliyet gösteren işletmelerin çözüm ortağı oluyor. 

TOTAL Madeni Yağlar, yarım asırlık saha tecrübesiyle tüm endüstriyel segmentlerdeki zorlu uygulamalara özel geliştirilmiş çok çeşitli ve yenilikçi gres çözümleri sunuyor. CERAN, demir-çelik, çimento, kâğıt, gıda gibi sektörlerdeki makinelerin ihtiyaç duyduğu yüksek performansı karşılıyor. 50 yılı aşkın süredir yenilikçi ve yüksek performanslı ürün ve çözümler geliştirdiklerini söyleyen Total Turkey Pazarlama Teknik Servisler Müdürü Özgecan Çakıcı, ana hedeflerinin müşteri odaklı davranmak olduğunu belirtti.

“Yüksek basınç, su ve sıcaklığa dayanıklı”

Özgecan Çakıcı, “Demir-çelik, otomotiv, çimento, enerji gibi rekabetin yoğun olduğu sektörlerde işletme giderlerini azaltmak ve verimliliği artırmak büyük önem taşıyor. TOTAL Madeni Yağlar, makinelerden en yüksek verimi almaya yardımcı olurken ihtiyaç duyulan güvenilirliği ve rekabet avantajını sunuyor. CERAN ile TOTAL Madeni Yağlar olarak yeni nesil kalsiyum sülfonat kompleks teknolojili gresi biz geliştirdik. CERAN, yüksek basınca, suya ve yüksek sıcaklığa karşı dayanıklılık ve mekanik stabilite sağlıyor, aynı zamanda korozyona ve oksidasyona karşı üst düzeyde koruma özelliğine sahip” dedi.

Şişecam Polatlı’daki 130 milyon dolarlık yeni düzcam yatırımıyla ileri teknoloji ürünlerini pazara sundu

Cam sanayinin yanı sıra soda ve krom bileşiklerini kapsayan kimyasallar alanında küresel bir oyuncu olan Şişecam, aralıksız yatırımlarıyla Türkiye için üretmeye devam ediyor. 

Düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi camın tüm temel alanları ile soda ve krom bileşiklerini kapsayan iş kollarında küresel bir oyuncu olan Şişecam, aralıksız yatırımlarıyla Türkiye için üreterek, değer yaratmaya devam ediyor. Şişecam özellikle yurt içi pazar talebi paralelinde üretim kapasitesinde artış sağlanması ihtiyacına yönelik olarak yaptığı yaklaşık 130 milyon dolarlık ek yatırımla Avrupa’nın en büyük düzcam üretim üslerinden biri haline gelen Ankara’nın Polatlı ilçesindeki tesisinde ürettiği ileri teknoloji ürünlerini Türkiye pazarına sundu. 

Şişecam Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, küresel salgının yarattığı belirsizlik ortamına rağmen yatırımlarına aralıksız devam ettiklerini ve ülke ekonomisi için değer yaratmayı sürdürdüklerini belirterek, “Polatlı’daki Endüstri 4.0’a uygun şekilde ileri teknolojiyle donatılan yıllık 240 bin ton kapasiteli yeni düzcam fırınımız 2 Ekim’de ateşlenirken, 26 Ekim’de cam çekilmeye başlanmıştı. Bugün de en modern düzcam tesisimiz olan Polatlı’daki yeni fırınla gerçekleştirilen deneme üretimi, kalite standardizasyonu gibi gerekli tüm süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte Şişecam’ın üstün Ar-Ge yetkinliğinin ürünü olan yüzde 100 yerli son teknoloji çözümlerimizi müşterilerimize sunmanın memnuniyetini yaşıyoruz” dedi.  

Sürdürülebilir İş Ödülleri 2020 sahiplerini buldu

7. yılında da değişime yön veren lider projelerin ödüllendirildiği Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde gecenin mottosu ‘’Değişim Birlikte Mümkün’’ oldu

Sürdürülebilirlik Akademisi’nin önemli çalışması olan; sosyal, ekonomik ve çevresel konularda önemli etkiler yaratan ve ortak geleceğimize sahip çıkan iş modellerini, projeleri vurgulayarak, iş dünyası için rol modelleri paylaşmak amacıyla, bu yıl yedincisi düzenlenen Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde kazananlar, canlı gerçekleşen görkemli ödül töreninde açıklandı.

Türkiye’nin sürdürülebilir iş alanında lider akademisyenlerden oluşan 39 kişilik jüri üyelerinden canlı yayında görüşlerin alındığı ve daha iyi gelecek için bir çok projenin ödüllendirildiği iş ödülleri bu yıl pandemi şartları nedeniyle online olarak gerçekleşti. Törende 14 kategoride finale kalan projeler arasından sürdürülebilir iş ödüllerini kazanan kurum ve projeler ilan edildi.

CNR Food İstanbul'da ticaret bir üst seviyeye taşındı

Dünya gıda sektörünün en önemli oyuncuları, CNR Food İstanbul’da tarihi buluşmaya tanıklık etti. 2.500’ü aşkın yabancı satın almacının katıldığı fuarda, 20 ülkeden 2.000’i aşkın markanın ürünleri sergilendi.

Dünya gıda sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan CNR Food İstanbul - Gıda ve İçecek Ürünleri, Gıda İşleme Teknolojileri Fuarı, devletin ve Uluslararası Fuarlar Birliği’nin (UFI) belirlediği yeni normale dönüş kriterleri kapsamında bir dizi önlem ile gerçekleştirildi. CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık tarafından, Türkiye Gıda ve İçecek Federasyonu (TGDF), Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği (TÜGİDER) ve Tarım Ürünleri Hububat Bakliyat İşleme ve Paketleme Sanayicileri Derneği (PAKDER), Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) işbirliği, Ticaret Bakanlığı ve KOSGEB desteğiyle organize edilen fuar, 4 günde binlerce sektör profesyonelini ağırladı. 

Clariant, 2020 Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer aldı

Şirketin DJSI'da kendine yer bulması Clariant’ın sürdürülebilirlik ve inovasyon yoluyla diğer firmalara öncülük etme tutkusunu yansıtıyor 

Alanında uzmanlaşmış, sürdürülebilir ve yenilikçi özel kimya ürünleri şirketi olan Clariant, rakipleri arasında elde ettiği olağanüstü inovasyon puanı ve güçlü performansı sayesinde 2020 Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi'nde (DJSI) kendine yer bulduğunu duyurdu. Bu sayede, Clariant art arda 8. kez global kimya sektöründeki en sürdürülebilir şirketler arasında yer almayı başardı. Clariant ayrıca hem DJSI Avrupa hem de DJSI Dünya endeksinde kimya sektörünün en iyi şirketleri arasında kendine bir yer buldu. 

Clariant İcra Kurulu Başkan Vekili Hariolf Kottmann konuyla ilgili şunları söyledi: “Clariant'ın arka arkaya 8. kez Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer aldığını görmek, bizim için hem gurur hem de motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor. Sürdürülebilirlik, Clariant'ın beş stratejik yapıtaşından biri. Bu beş yapıtaşından biri olan sürdürülebilirlik ise tutkulu insanlarla, öncü çalışmalarla ve yenilikçi çözümlerle lider bir özel kimyasallar şirketine dönüşüm yolculuğumuzda bize rehberlik etmeye devam ediyor." 

Tetra Pak İzmir fabrikasına TSE’den “Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi”

Tetra Pak İzmir Fabrikası, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) uzmanları tarafından verilen ‘TSE COVID-19 Güvenli Üretim Belgesi”ni almaya hak kazandı.

Tetra Pak İzmir Fabrikası, COVID-19 pandemi riskinin Türk Standartları Enstitüsü’nün yayımladığı kılavuzlara uygun olarak yönetildiğinin bir göstergesi olarak, denetimler sonrası verilen “TSE COVID-19 Güvenli Üretim Belgesi”ni almaya hak kazandı. Uluslararası geçerliliğe sahip olabilecek nitelikteki bu belgeyi Tetra Pak, çalışma ve üretim bakım alanlarında, yemekhanelerinde, dinlenme alanları ile teknik ve idari ofislerinde COVID-19 kapsamında gerçekleştirdiği üst düzey hijyen tedbirleri ve tüm paydaşların sağlığını gözeten uygulamalarıyla elde etti.

“Pandemi süresince ülke ekonomisine değer katmayı sürdürdük”

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tetra Pak Türkiye Genel Müdürü Konstantin Kolesnik “Tetra Pak olarak bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz çalışmaların her evresinde “İyi Olanı Korur” marka vaadimizle öncelikle çevreyi, gıda ve insan sağlığını korumayı amaç edindik.  Bu doğrultuda tüm dünyayı etkisi altına alan COVID- 19 salgın sürecini en başından itibaren büyük bir ciddiyetle ele alarak, Dünya Sağlık Örgütü ve T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yönergelerini titizlikle takip ettik. Ortaya koyduğumuz uygulamalar neticesinde İzmir fabrikamız TSE COVID-19 Güvenli Üretim Belgesi’ni almaya hak kazandı. Bu süreçte emeği geçen, alınan önlemlere uyan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, fabrikamızın ülkemizdeki tüm tesislere örnek olmasını umuyoruz” dedi.

E-ticaretteki ivmelenme, ambalaj tüketimini geçtiğimiz seneye oranla iki kat arttıracak

Pandemiyle birlikte Türkiye üretime dayalı birçok sektörde ihracat için önemli bir fırsat yakaladı. Cazip hale gelen ambalaj sektörünün ihracatı yılın ilk yarısında %11 artış gösterdi. Özellikle e-ticaretteki ivmelenmenin yanında tek kullanımlık kâğıt, karton ile ambalaj kullanımı ihtiyacında önemli bir artış olması bekleniyor. Rakamlar ise belirsizliğini koruyor.  

2020’nin ilk aylarından bu yana tüm dünyanın mücadele ettiği koronavirüs salgını, kimi sektörlerde kritik durgunluklara neden olurken kimileri için yeni fırsatlar doğurdu. Bunların başında ise ambalaj sektörü geldi. Bulaş riski nedeniyle temasın alışverişte de en aza indirildiği bu süreçte e-ticarette yaşanan ivmelenme ambalaj tüketimini artırdı. Ambalaj Sanayicileri Derneği verilerine göre, ambalaj sektörünün toplam ihracatı da 2020 yılının ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11 artış göstererek 2 milyar 414 milyon 219 bin dolara ulaştı. Sektör, yalnızca koronavirüsü değil, son dönemde yaşanan kur artışlarını da fırsata çevirdi.  

Mondi, ambalaj yarışmasından altı ödülle döndü

Mondi, Türkiye Ambalaj Sanayicileri Derneği'nin düzenlediği prestijli Ambalaj Ay Yıldızları 2020 Yarışması'nda altı yetkinlik ödülünün sahibi oldu. Şirketin sürdürülebilir ve etkili ambalaj çözümlerine yönelik inovatif yaklaşımları dört farklı kategoride ödüle layık görüldü:

Endüstriyel ve Taşıma Ambalajları:

•Mondi Adana Fabrikasından Cable Reel

•Mondi Tire Fabrikasından FloralBox

Esnek Ambalaj 

•Mondi Kalenobel'den Unilever Geri Dönüştürülebilir PP Çorba Ambalajı

•Mondi Kalenobel'den Metalizesiz Orkla Cips Ambalajı 

Gıda 

•Mondi Karaman Fabrikasından Safe Bottle Box

Satış Noktası Sergileme, Sunum ve Muhafaza Ürünleri

•Mondi İzmit Fabrikasından One Piece

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Reklam Alanı