Polibak, yenilenebilir enerji alanında önemli bir yatırımı hayata geçirdi
Bakioğlu Holding Ambalaj Grubu Şirketleri’nden Polibak, sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım daha atarak arazi tipi güneş enerjisi santralini resmi olarak devreye aldı.
Sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını üretim gücü, kalite anlayışı ve ekonomik kalkınmaya katkı vizyonu ile pekiştiren Polibak, tüm faaliyetlerini çevresel ve toplumsal sorumluluk bilinciyle yürütmeye devam ediyor. Üretimde kullandığı elektrik enerjisinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayan ve bu süreci I-REC Sertifikası ile belgeleyen şirket, şimdi de kendi yenilenebilir enerjisini üretmeye başladı.
Salihli/Gökçeköy mevkiinde yaklaşık 170.000 m² alan üzerinde kurulu 13.198 kWp / 11.200 kWe elektrik üretim kapasitesine sahip Polibak Arazi Güneş Enerjisi Santrali, TEDAŞ kabul sürecinin 13 Kasım 2025 tarihinde tamamlanmasıyla resmî olarak üretime geçti.
Santralin yıllık üretim kapasitesi, Polibak’ın toplam elektrik tüketiminin %14,45’ini karşılayacak seviyede öngörülüyor. Bu stratejik yatırım; sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve çevre dostu sanayi vizyonuna önemli bir katkı sunuyor.
Polibak Genel Müdürü Özgür Çertuğ, yatırımın şirketin sürdürülebilirlik vizyonundaki önemine dikkat çekerek: “Kendi yenilenebilir enerjimizi üretmeye başlamak, çevresel sorumluluğumuzu güçlendiren ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimize doğrudan katkı sunan stratejik bir adımdır. Bu yatırım, enerji ihtiyacımızı daha temiz ve sürdürülebilir kaynaklardan karşılama konusundaki kararlılığımızı güçlendiriyor” dedi.
Döngüsel ambalajda entegre geri dönüşüm modeli öne çıkıyor
Faerch Group bünyesindeki Cirrec tesisi, artan tepsi rPET üretimiyle gıda ambalajlarında döngüsellik, tedarik istikrarı ve hammadde sürekliliğini destekliyor.
Avrupa genelinde birçok geri dönüştürücünün önemli pazar baskıları ve operasyonel zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, Faerch’in entegre geri dönüşüm tesisi Cirrec istikrarlı performansını ve düzenli ilerlemesini sürdürüyor. Tesis, tepsi bazlı geri dönüştürülmüş PET (tepsi rPET) iç tedarik hacmini artırarak, şirketin döngüsel ambalaj çözümlerini endüstriyel ölçekte büyütme hedefini destekliyor.
Cirrec, ulaştığı operasyonel istikrar sayesinde yıllık yaklaşık 27.000 ton pelet üretim kapasitesinin tamamını şirket içi kullanıma sunabilir duruma geldi. Bu gelişme, yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş hammaddeye erişimi güvence altına alırken, şirketin entegre bir geri dönüştürücü-üretici olarak konumunu da güçlendiriyor.
Esnek ambalaj sektöründe ihracatı güçlendiren iş birliği
Avrupa pazarlarına erişimde kritik öneme sahip geri dönüştürülmüş içerik ve geri dönüştürülebilirlik sertifikasyonları alanında önemli bir adım atıldı. Avrupa Birliği mevzuatlarıyla uyumlu sertifikasyon hizmetleri sunan ve AB akreditasyonu ile tanınan uygunluk değerlendirme kuruluşu CERTILOOP, Esnek Ambalaj Sanayicileri Derneği (FASD) ile iş birliği protokolü imzaladı. İş birliği kapsamında FASD üyesi firmalar, uluslararası geçerliliğe sahip sertifikasyon hizmetlerine avantajlı koşullarla erişerek ihracat pazarlarında rekabet güçlerini artıracak.
Türkiye’de esnek ambalaj sektörünü temsil eden FASD ile hayata geçirilen bu protokol, geri dönüştürülmüş içerik belgelendirmesi, geri dönüştürülebilirlik değerlendirmeleri, geri dönüşüm süreçlerinin doğrulanması ve teknik eğitimleri kapsıyor. İş birliği sayesinde FASD üyeleri, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat hedefleri, AB Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Mevzuatı (PPWR) ve plastik vergileri gibi düzenlemelere uyum süreçlerini daha etkin ve güvenilir şekilde yönetebilecek.
Plastik geri dönüşümü alanında Avrupa Birliği tarafından tanınan ve dünyada yalnızca iki akredite programdan birini yürüten CERTILOOP, ihracatta geri dönüştürülmüş içerik kullanımını belgeleyerek firmaların ek vergi yükleriyle karşılaşmadan AB pazarlarına erişimini mümkün kılıyor. Protokol kapsamında FASD üyeleri, CERTILOOP’un sertifikasyon hizmetlerinden yüzde 10, eğitim programlarından ise yüzde 15 indirimle yararlanacak.
Sürdürülebilir ambalaj, güçlü ihracat
İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan CERTILOOP Genel Müdürü Yağmur Eroğlu, esnek ambalaj sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Esnek ambalaj sektörü, hem ihracat gücü hem de teknik kapasitesiyle Türkiye’nin en stratejik sanayi alanlarından biri. FASD ile imzaladığımız bu protokol sayesinde firmaların çevresel iddialarını uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarla doğrulamasını ve Avrupa pazarlarında güvenle yer almasını hedefliyoruz. Türk sanayisinin sürdürülebilirlik yolculuğunda somut ve ölçülebilir adımlar atmasına katkı sağlamak bizim için büyük bir motivasyon.”
FASD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Tayfun Terzioğlu ise iş birliğinin sektöre sağlayacağı katkıyı şu sözlerle değerlendirdi: “Esnek ambalaj sektörü, sürdürülebilirlik ve mevzuata uyum başlıklarında hızlı, doğru ve güvenilir aksiyon almayı gerektiriyor. Türkiye’nin plastik ihracatının önemli bir bölümünü gerçekleştiren esnek ambalaj sanayicileri olarak, CERTILOOP ile imzaladığımız bu iş birliği; üyelerimizin Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıran, teknik doğrulama ve sertifikasyon süreçlerinde net bir yol haritası sunuyor. Bu protokolün sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü daha da artıracağına inanıyoruz.”
PAGEV Kongresi, yeşil dönüşüm ve küresel iş birliklerine odaklandı
“İnovasyon, Teknoloji ve Döngüsel Pazarlar ile Sorumlu Endüstri: Plastiğin Geleceğini Şekillendirmek” konusuna odaklanan ve Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) tarafından düzenlenen 18. PAGEV Türk Plastik Endüstrisi Kongresi, uluslararası kuruluşların önde gelen isimleri ile birlikte petrokimya, mamul, geri dönüşüm ve makine sektöründen önemli temsilcilerin katılımıyla İstanbul TÜYAP Palas Hotel’de düzenlendi. Ham madde, geri dönüşüm, medikal plastikler, teknoloji, AB yeşil dönüşüm politikaları ve uluslararası ticaret ekseninde Türkiye’yi hem Avrupa hem Uzakdoğu arasında stratejik bir “Yeşil Köprü” olarak konumlandıran içerikleriyle plastiğin geleceğine ışık tutan kongrede düzenlenen paneller, plastiğin geleceğine ilişkin ufuk açıcı tartışmalara sahne oldu.
Kongrenin açılış konuşmasını yapan PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, plastik sektörünün 'yeşil dönüşüm'le birlikte kendi içerisinde önemli bir değişim ve dönüşümden geçtiğine işaret etti. Şimdiye kadar bu kongrelerde gündeme getirilen meselelerin plastik sektörünün geleceğine ışık tuttuğunu ve önemli kapıları açtığını dile getiren Eroğlu, özellikle güçlü uluslararası katılımların kongreden çıkan sonuçları dünya çapında yakından izlenir hale getirdiğini kaydetti.
Küresel ölçekte hem yeşil dönüşümün hem de dijitalleşmenin hızla ilerlediği bir dönemde Türkiye plastik endüstrisinin kritik bir eşikte bulunduğunu belirten Yavuz Eroğlu, kongrenin zamanlamasının sektör açısından son derece kıymetli olduğunu söyledi.
Biyobozunmayı hızlandıran yeni yaklaşım
Mikroorganizmalar ve doğal virüslerin birlikte kullanıldığı yeni yöntem, mevcut organik atık işleme tesislerinde altyapı değişikliği gerektirmeden uygulanabiliyor.
Plastik atık yönetimine yönelik artan endişeler ve fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılması gerekliliği, biyoplastiklerin geliştirilmesini hızlandırdı. European Bioplastics birliğine göre, biyoplastiklerin küresel üretim kapasitesi 2029 yılında 5,7 milyon tona ulaşacak. Ancak günümüzde bazı kompostlama ve anaerobik çürütme tesislerinin mevcut konfigürasyonları, bu malzemelerin her zaman tamamen bozunmasını sağlayamıyor. Bu durum, çevre ve atık geri kazanımı açısından önemli bir zorluk oluşturuyor.
Bu soruna çözüm geliştirmek amacıyla AIMPLAS – Plastik Teknoloji Merkezi, MICROFAGO Projesi’ni koordine ediyor. Projede Valencia Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Bitki Biyolojisi Bölümü, Darwin Bioprospecting Excellence, Evolving Therapeutics ve Gestión Integral de Residuos Sólidos (Girsa) firması yer alıyor. Proje kapsamında yenilikçi bir yaklaşım benimseniyor: kompostlanabilir biyoplastiklerin organik atık işleme süreçlerindeki bozunmasını, mikroorganizmalar ile doğal virüslerin (fajlar) birlikte kullanımı yoluyla hızlandırmak.
AIMPLAS, bu projenin biyoplastiklerin sürdürülebilir işlevlerini gerçek anlamda yerine getirmesi açısından önemli bir adım olduğunu vurguluyor. AIMPLAS Biyobozunurluk ve Kompostlanabilirlik Laboratuvarı araştırmacısı Giovanni Gadaleta, “MICROFAGO, mevcut tesislerde herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek kalmadan kompostlanabilir biyoplastiklerin işleme süreçlerini iyileştirmemizi sağlayacak. Bu da bu malzemelerin uygulanmasını kolaylaştırmak açısından kritik önem taşıyor” dedi.



